Haciz
Haciz, borçlunun mal, hak veya alacaklarına alacaklının alacağını karşılamak üzere icra organı aracılığıyla hukuken el konulmasıdır.
Haciz, borçlunun mal, hak veya alacaklarına alacaklının alacağını karşılamak üzere icra organı aracılığıyla hukuken el konulmasıdır. Haciz, borçlunun mülkiyetini kendiliğinden sona erdirmez; ancak borçlunun mal üzerindeki tasarruf serbestisini sınırlar ve malın paraya çevrilmesine giden icra sürecinin temel aşamasını oluşturur. Bu yönüyle haciz, cebri icranın en önemli araçlarından biridir.
Haciz icra ve iflas hukukunda takip kesinleştikten sonra gündeme gelebilir. Taşınır, taşınmaz, banka hesabı, ücret, araç, üçüncü kişilerdeki alacaklar ve bazı haklar hacze konu olabilir. Haczin geçerliliği, haczedilebilirlik, sıra, kıymet takdiri, muhafaza, satış ve istihkak iddiaları uygulamada önem taşır. Bazı mal ve haklar tamamen veya kısmen haczedilemez; bu sınırlamalar borçlunun asgari yaşam alanını ve kamu yararını korumaya yöneliktir.
Haciz kelimesi Arapça حجز şeklinde yazılır. Kök anlamı “engellemek, alıkoymak, ayırmak, bir şeyi tasarruftan menetmek” alanına sahiptir. Osmanlı Türkçesinde حجز biçimiyle kullanılan kelime, icra hukukunda borçlunun malvarlığı değerleri üzerinde hukuki tasarruf engeli kurulmasını ifade eden teknik terim hâline gelmiştir. Modern Türk hukukunda haciz, cebri icra sürecinde alacağın tahsiline hizmet eden el koyma işlemini karşılar.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
