Borçludan Satın Aldığı Taşınmazın (Eski Fabrika Binasının) İhtiyaçlarını Tam Olarak Karşılayamaması Nedeniyle Taşınmazın Arsası Üzerinde Yaptığı Yeni Binaların, Sundurmanın, Bahçe ve Çevre Düzenlemelerinin, Soğuk Hava ve Şoklama Depolarına İlişkin Ünitelerin Bedellerinin de Tasarrufun İptali Davasını Açmış Olan Alacaklı İflas İdaresine Ödenmesi Gerekir mi?
Tarayıcınızın Türkçe seslendirme özelliği kullanılır.
Tasarrufun iptali davası, taşınmazı üçüncü kişinin malvarlığından geri çıkarmadan alacaklıya o mal üzerinde cebri icra yetkisi tanır. Av. Talih Uyar’ın çalışması, iptale konu satıştan sonra üçüncü kişinin kendi kaynaklarıyla taşınmaz üzerine yaptığı yeni bina, depo ve eklentilerin ekonomik değerinin tasarrufun iptali kararının kapsamına girip girmeyeceğini somut bir uyuşmazlık üzerinden tartışıyor.
Makale Neyi İnceliyor?
Makale önce İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davasının şahsi nitelikte bir eda davası olduğunu açıklıyor. Dava kabul edildiğinde taşınmazın tapusu borçluya geri dönmüyor; davacı alacaklıya alacağı ölçüsünde haciz ve satış yetkisi tanınıyor.
Somut olayda üçüncü kişi, borçludan satın aldığı eski fabrika taşınmazını ihtiyaçlarına uygun hale getirmek için belediye izinleriyle yeni bina, sundurma, çevre düzenlemesi, soğuk hava ve şoklama üniteleri yapıyor. Daha sonra satış tasarrufu iptal edilip taşınmaz cebri icra sürecine girince, bu sonradan yaratılan değerlerin ekonomik kaderi tartışma konusu oluyor.
Yazar, bu yapıların haklı bir hukuki sebebe ve malik sıfatıyla alınmış ruhsatlara dayanılarak yapıldığı için TMK m.722–724 anlamında klasik “haksız yapı” olarak değerlendirilmesini doğru bulmuyor. Ayrıca üçüncü kişinin sonradan yarattığı değerlerin borçlunun iptal edilen tasarrufunun asli kapsamına otomatik olarak dahil edilemeyeceğini ve bedelin üçüncü kişi lehine korunması gerektiğini savunuyor.
Çalışmanın Öne Çıkan Hukuki Noktaları
- Tasarrufun iptali davası ayni değil şahsi nitelikte olup alacaklıya cebri icra yetkisi sağlar.
- İptal edilen satıştan sonra üçüncü kişinin yaptığı yeni bina ve eklentilerin değeri, borçlunun başlangıçtaki tasarrufundan ayrı bir ekonomik unsur oluşturabilir.
- Çalışma, bütünleyici parça, haksız yapı, sebepsiz zenginleşme ve iflas alacağı kavramlarının kesiştiği uygulama sorununu inceliyor.
Ankahukuk Değerlendirme Notu
Bu çalışma tasarrufun iptali kararının ekonomik kapsamı ile eşya hukukundaki bütünleyici parça ilkesinin çarpıştığı zor bir alanı görünür kılıyor. İptal davasının üçüncü kişiyi borçlu haline getirmediği kabulü, sonradan üçüncü kişinin kendi malvarlığından yaptığı yatırımların alacaklıya karşı hangi ölçüde korunacağını ayrıca tartışmayı zorunlu kılıyor.
Yazarın çözümü somut olaya güçlü bir uygulama perspektifi sunmakla birlikte, bedel talebinin hukuki sebebi ve muhatabı her dosyada ayrıca belirlenmelidir. Yapının yapılma tarihi, üçüncü kişinin iyiniyeti, tasarrufun iptali kararının kapsamı, cebri satışın gerçekleşme biçimi ve zenginleşmenin kimin malvarlığında oluştuğu sonuç üzerinde etkili olabilir.
Bu bölüm Ankahukuk’un editoryal değerlendirmesidir; özgün makaledeki yazar görüşünün yerine geçmez.
Makale Künyesi
Özgün başlık: Borçludan Satın Aldığı Taşınmazın (Eski Fabrika Binasının) İhtiyaçlarını Tam Olarak Karşılayamaması Nedeniyle Taşınmazın Arsası Üzerinde Yaptığı Yeni Binaların, Sundurmanın, Bahçe ve Çevre Düzenlemelerinin, Soğuk Hava ve Şoklama Depolarına İlişkin Ünitelerin Bedellerinin de Tasarrufun İptali Davasını Açmış Olan Alacaklı İflas İdaresine Ödenmesi Gerekir mi?
Yazar: Talih Uyar
Yayın: İstanbul Barosu Dergisi
Cilt / Sayı: 100 / 2026/3
Dönem: Mayıs-Haziran 2026
Sayfalar: 341–371
Dergi bölümü: Uygulamada Avukat
ISSN: 1304-737X
Makalenin Tam Metnine Ulaşın
İstanbul Barosu bu sayıyı tek PDF halinde yayımlamaktadır. Ana bağlantı, PDF’yi bu makalenin başladığı sayfada açacak şekilde hazırlanmıştır.
📖 Makalenin Yer Aldığı PDF Sayfasını Aç
İstanbul Barosu Dergisi Cilt 100, Sayı 2026/3
Kaynak PDF İstanbul Barosu tarafından yayımlanmaktadır; Ankahukuk özgün makaleyi yeniden yayımlamaz.
Sık Sorulan Sorular
Tasarrufun iptali davası taşınmazın tapusunu tekrar borçluya geçirir mi?
Hayır. İİK m.277 ve devamındaki davanın kabulü kural olarak taşınmazın tapusunu borçluya döndürmez; davacı alacaklıya dava konusu mal üzerinde alacağı ölçüsünde cebri icra yetkisi sağlar.
Üçüncü kişinin sonradan yaptığı binalar tasarrufun iptaline otomatik olarak dahil olur mu?
Makale bunun otomatik kabul edilemeyeceğini savunmaktadır. İptal edilen tasarruf ile üçüncü kişinin daha sonra kendi kaynaklarıyla yarattığı ekonomik değer birbirinden ayrıştırılmalıdır.
Bu uyuşmazlıkta neden haksız yapı hükümleri tartışılıyor?
Bina ve eklentiler taşınmazın bütünleyici parçası haline geldiği için TMK m.722–724 gündeme gelebilir. Yazar ise somut olayda yapıların malik sıfatıyla, izin ve ruhsatla yapılması nedeniyle klasik haksız yapı koşullarının oluşmadığı görüşündedir.
💬Yorumlar ve Katkılar0 katkı
✎ Yorum / katkı ekle