Tutuklama, kişi özgürlüğüne doğrudan müdahale eden ve sonuçları itibarıyla en ağır koruma tedbirlerinden biri olarak kabul edildi. Bu nedenle tutuklama kararlarının hangi gerekçelere dayandığı, yalnızca ceza muhakemesi hukuku bakımından değil, anayasal güvenceler ve insan hakları hukuku açısından da merkezi bir tartışma alanı oluşturdu.
Av. Dr. Güven Yarımbatman tarafından kaleme alınan bu çalışmada, tutuklama kararlarında gerekçe zorunluluğu ele alındı ve özellikle Anayasa Mahkemesinin konuya yaklaşımı sistematik biçimde incelendi. Makalede, uygulamada sıkça karşılaşılan kalıp ve soyut gerekçelerin, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Gerekçesiz Tutuklama Sorunu
Çalışmada, tutuklama kararlarında “kuvvetli suç şüphesi”, “kaçma ihtimali” veya “delilleri karartma şüphesi” gibi ifadelerin çoğu zaman somut olgularla desteklenmeden kullanıldığı tespit edildi. Bu tür şablon gerekçelerin, kararların denetlenebilirliğini ortadan kaldırdığı ve tutuklamayı keyfi hâle getirdiği vurgulandı.
Yazar, gerekçenin yalnızca kanun maddelerinin tekrarından ibaret olamayacağını; şüpheli veya sanığın kişisel durumunu, somut olayın özelliklerini ve alternatif koruma tedbirlerini içermesi gerektiğini ortaya koydu.
Anayasa Mahkemesi ve AİHM İçtihatları
Makalede Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararları ayrıntılı biçimde ele alındı. Mahkemenin, tutuklama kararlarında gerekçenin bulunmamasını veya yetersiz olmasını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali olarak değerlendirdiği kararlar analiz edildi.
Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, tutuklamanın ilk anından itibaren ilgili ve yeterli gerekçe sunulmasını zorunlu gören içtihadına yer verildi. Özellikle Buzadji kararı sonrası gelişen yaklaşımın, Türk hukukuna etkileri değerlendirildi.
Çalışmanın Önemi
Bu çalışma, tutuklama kararlarında gerekçe zorunluluğunu yalnızca teknik bir usul meselesi olarak değil, hukuk devleti ilkesinin ve temel hakların korunmasının asli unsurlarından biri olarak ele aldı. Gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli tutuklama kararlarının, toplumda yargıya duyulan güveni zedelediği ve özgürlükler üzerinde caydırıcı bir etki yarattığı sonucuna ulaşıldı.
Makalenin tam metninde; anayasal çerçeve, uluslararası sözleşmeler, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları birlikte değerlendirilerek tutuklama pratiğine ilişkin kapsamlı bir hukuki analiz sunuldu.
Makalenin Tam Metni
Makalenin tam metnine aşağıdaki bağlantı üzerinden erişebilirsiniz:
🔗 Tam metin PDF: Tutuklama Kararlarında Gerekçe Zorunluluğu ve Anayasa Mahkemesinin Konuya Yaklaşımı
Makale Künyesi
Yazar: Av. Dr. Güven Yarımbatman
Makale Başlığı: Tutuklama Kararlarında Gerekçe Zorunluluğu ve Anayasa Mahkemesinin Konuya Yaklaşımı
Dergi: Türkiye Barolar Birliği Dergisi
Sayı: 179
Yıl: 2025
Sayfa Aralığı: 171–192
Anayasa Mahkemesi’nden Tutuklama Tedbirine İlişkin Kriterler




