Kabul
Kabul, bir önerinin, talebin, iddianın veya hukuki işlemin muhatap tarafından benimsenmesi ve uygun bulunmasıdır.
Kabul, bir önerinin, talebin, iddianın veya hukuki işlemin muhatap tarafından benimsenmesi ve uygun bulunmasıdır. Sözleşmeler hukukunda kabul, icaba verilen olumlu cevapla sözleşmenin kurulmasını sağlayan irade beyanıdır. Usul hukukunda ise tarafın karşı tarafça ileri sürülen vakıayı veya talebi benimsemesi gibi farklı sonuçlar doğurabilir.
Kabul kavramı özel hukukta sözleşmenin kurulması, mirasın kabulü, davanın kabulü, ikrar ve sulh gibi alanlarda önem taşır. Bir kabul beyanının hukuki sonuç doğurabilmesi için çoğu zaman açık, kesin ve muhataba yönelmiş olması gerekir. Sözleşme hukukunda kabul, icaba uygun olmalıdır; icabı değiştiren cevap çoğu zaman yeni icap niteliği taşır. Dava hukukunda kabul ise tarafın talep sonucunu benimsemesi nedeniyle davayı sona erdirebilecek güçlü bir usul işlemidir.
Kabul kelimesi Arapça قبول şeklinde yazılır. Q-b-l kökü karşılamak, yönelmek, razı olmak ve almak anlam alanına sahiptir. Aynı kökten kıble (قبلة) ve makbul (مقبول) kelimeleri de türemiştir. Osmanlı Türkçesinde kabul (قبول), rıza gösterme ve benimseme anlamıyla hukuk dilinde yaygın biçimde kullanılmıştır. Modern Türk hukukunda kabul, hem irade beyanı hem de usul işlemi olarak teknik anlam kazanmıştır.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
