Null and Void
Hükümsüz. Null and Void, İngilizce hukuk terminolojisinde hükümsüz kavramını karşılayan ve özellikle çeviri, mevzuat okuma, dava belgeleri ile akademik metinlerde dikkatle kullanılan bir terimdir.
Hükümsüz. Null and Void, İngilizce hukuk terminolojisinde hükümsüz kavramını karşılayan ve özellikle çeviri, mevzuat okuma, dava belgeleri ile akademik metinlerde dikkatle kullanılan bir terimdir. Kavramın doğru anlaşılması, yalnız kelime karşılığını bilmekten ibaret değildir; terimin hangi hukuk dalında, hangi usul bağlamında ve hangi belge türünde geçtiği de anlamı belirler.
Null and Void ifadesi mahkeme kararları, idari belgeler, sözleşmeler, insan hakları metinleri, ceza yargılaması veya uluslararası hukuk yazışmaları içinde farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle terim çevrilirken cümlenin konusu, tarafların konumu ve işlemin doğurduğu hukuki etki birlikte değerlendirilmelidir. Türkçede çoğu zaman hükümsüz karşılığı esas alınır; ancak somut metinde daha teknik bir karşılık gerekebilir.
Uygulamada Null and Void terimi, hukuk İngilizcesiyle çalışan öğrenciler, avukatlar, tercümanlar ve araştırmacılar için temel başvuru kavramlarından biridir. Terimin yerleşik anlamını bilmek, yabancı karar ve sözleşmelerin daha isabetli okunmasına, Türkçe hukuki metinlerin İngilizceye daha doğru aktarılmasına ve kavram karışıklıklarının önlenmesine yardımcı olur.
Null and Void terimi Türkçeye çoğunlukla "hükümsüz" olarak aktarılır. Kullanımda belge türü önemlidir: mahkeme kararı, dilekçe, sözleşme, idari işlem, insan hakları başvurusu veya uluslararası hukuk metni terimin kapsamını daraltabilir ya da genişletebilir.
Null and Void ifadesi İngilizce hukuk dilinde yerleşmiş teknik kullanıma sahiptir. Common law, Avrupa insan hakları hukuku, uluslararası hukuk ve çeviri terminolojisinde bağlama göre farklı nüanslarla kullanılabilir; bu nedenle kelime kelime değil, hukuki kurum ve sonuç dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Null and Void
Hükümsüz; geçersiz ve hukuki sonuç doğurmayan.
Null and Void, İngilizce hukuk terminolojisinde bir hukuki işlemin, sözleşmenin, hükmün veya düzenlemenin geçerli bir hukuki sonuç doğurmadığını ifade etmek için kullanılan yerleşik bir deyimdir. Türkçeye bağlama göre “hükümsüz”, “geçersiz”, “kesin hükümsüz”, “hukuken geçersiz” veya “yok hükmünde” şeklinde çevrilebilir. Bununla birlikte bu karşılıklar Türk hukukunda birbirinden farklı hukuki kurumlara işaret edebildiğinden, terimin geçtiği metnin niteliği dikkate alınmadan tek bir Türkçe karşılığa bağlanması her zaman doğru değildir.
İfadedeki “null” ve “void” sözcükleri günlük dilde birbirine yakın anlam taşısa da hukuk dilinde birlikte kullanılmaları, geçersizlik sonucunu kuvvetlendiren geleneksel bir formül oluşturur. Özellikle “null and void”, hukuki işlemin yalnızca kusurlu veya tartışmalı olduğunu değil, hukuk düzeni bakımından geçerliliğinin bulunmadığını anlatmak amacıyla kullanılır. Bu nedenle bir sözleşme hükmünün “null and void” olduğu belirtiliyorsa, çoğu durumda söz konusu hükmün taraflar bakımından bağlayıcı hukuki sonuç meydana getirmediği anlatılmaktadır.
Bununla birlikte “null and void” ifadesinin Türk hukukundaki “kesin hükümsüzlük” kavramıyla her durumda birebir örtüştüğü söylenemez. İngilizce bir karar veya sözleşmede kullanılan terimin Türk hukukuna aktarılmasında, işlemin neden geçersiz olduğu ve bu geçersizliğin hangi sonuçları doğurduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Örneğin işlem başlangıçtan itibaren hiçbir sonuç doğurmuyorsa “kesin hükümsüz” veya “baştan itibaren hükümsüz”; hukuken hiç meydana gelmemiş sayılması amaçlanıyorsa “yok hükmünde”; yalnız belirli bir sözleşme hükmünün uygulanamayacağı ifade ediliyorsa “geçersiz” ya da “uygulanamaz” karşılığı daha isabetli olabilir.
Bu noktada özellikle “void” ile “voidable” ayrımı önemlidir. Void bir işlem, kural olarak hukuken geçerli kabul edilmeyen ve geçersizliği için ayrıca taraflardan birinin iptal iradesine ihtiyaç duyulmayan işlemi ifade eder. Voidable ise başlangıçta hukuki sonuç doğurabilen, ancak belirli bir kişinin veya tarafın iradesiyle iptal edilebilen işlemdir. Bu nedenle “voidable contract” ifadesinin “hükümsüz sözleşme” şeklinde çevrilmesi çoğu durumda hatalıdır; “iptal edilebilir sözleşme” veya bağlama göre “feshedilebilir/bozulabilir işlem” gibi daha özel bir karşılık gerekebilir.
Benzer biçimde “unenforceable” kavramı da “null and void” ile karıştırılmamalıdır. Bir sözleşmenin unenforceable olması, sözleşmenin mutlaka hukuken hiç mevcut olmadığı anlamına gelmez; sözleşme mevcut olmakla birlikte mahkeme önünde ileri sürülmesi veya cebren yerine getirilmesi mümkün olmayabilir. Dolayısıyla “void”, “voidable”, “unenforceable” ve “nullity” gibi kavramların tamamını yalnızca “geçersiz” sözcüğüyle karşılamak, özellikle hukuki çevirilerde önemli anlam kayıplarına yol açabilir.
Null and Void ifadesine sözleşmelerde sıklıkla belirli hükümlerin geçersizliğini düzenleyen maddelerde rastlanır. Örneğin “Any provision contrary to mandatory law shall be null and void” biçimindeki bir hüküm, emredici hukuk kurallarına aykırı sözleşme hükümlerinin geçersiz olacağını ifade eder. Ancak böyle bir durumda bütün sözleşmenin mi yoksa yalnızca aykırı hükmün mü geçersiz olduğu ayrıca belirlenmelidir. Modern sözleşmelerde bu mesele çoğu kez “severability” yani kısmi geçersizlik veya ayrılabilirlik hükümleriyle birlikte düzenlenir. Böylece sözleşmenin bir maddesinin geçersiz olması, mümkün olduğu ölçüde sözleşmenin geri kalan hükümlerinin geçerliliğini etkilemez.
Terim yalnızca özel hukuk ve sözleşmeler alanında kullanılmaz. Mahkeme kararlarında bir kararın veya işlemin hukuki dayanağının bulunmadığını belirtmek, şirketler hukukunda yetkisiz işlemleri nitelendirmek, idare hukukunda hukuka aykırı düzenlemelerden söz etmek, anayasa ve insan hakları hukukunda hukuki sonuç doğurmaması gereken işlemleri tanımlamak veya uluslararası hukuk belgelerinde belirli tasarrufların geçersizliğini ifade etmek için de kullanılabilir. Bu nedenle çeviri yapılırken terimin bulunduğu hukuk dalı kadar, geçersizliğin sonuçları da önem taşır.
Türk hukuk terminolojisi bakımından “hükümsüzlük”, tek tip bir yaptırım değildir. Yokluk, kesin hükümsüzlük, iptal edilebilirlik ve kısmi hükümsüzlük gibi farklı geçersizlik biçimleri bulunmaktadır. İngilizce bir metindeki “null and void” ifadesini Türkçeye aktarırken öncelikle yabancı hukuk düzenindeki kavramın hangi tür geçersizliği anlattığı belirlenmeli, ardından Türk hukukundaki en yakın teknik karşılık seçilmelidir. Bu nedenle özellikle sözleşme, mahkeme kararı ve akademik hukuk metinlerinde otomatik biçimde “hükümsüz” karşılığının kullanılması yerine kavramsal bir değerlendirme yapılması gerekir.
Hukuki kullanım
Null and Void, en genel anlamıyla bir işlem veya hükmün hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ifade eder. Sözleşmelerde “this agreement shall be null and void” denildiğinde sözleşmenin hükümsüz hale geleceği; “the provision is null and void” denildiğinde ise çoğunlukla yalnızca ilgili hükmün geçersiz olduğu anlatılır.
Türkçeye yapılacak çeviride somut hukuki sonuca göre “hükümsüz”, “kesin hükümsüz”, “geçersiz”, “baştan itibaren geçersiz”, “hukuki sonuç doğurmaz” veya istisnai olarak “yok hükmünde” karşılıklarından biri tercih edilebilir. “Yok hükmünde” karşılığı özellikle dikkatli kullanılmalıdır; çünkü Türk hukukunda yokluk ile kesin hükümsüzlük aynı hukuki yaptırım değildir.
Null and Void ile karıştırılmaması gereken başlıca kavramlar “voidable” (iptal edilebilir), “unenforceable” (hukuken ileri sürülemeyen veya icra edilemeyen) ve “invalid” (genel anlamda geçersiz) terimleridir. Hukuki çeviride bu ayrımların korunması, işlemin sonuçlarının doğru anlaşılması bakımından önem taşır.
Köken / Etimoloji
“Null” sözcüğü Latince nullus, yani “hiçbir, hiç” köküne dayanır ve hukuk dilinde uzun süredir hukuki geçerliliği bulunmayan işlem veya durumları nitelendirmek için kullanılmaktadır. “Void” ise tarihsel İngilizce ve Fransızca hukuk terminolojisinde boş, etkisiz veya hukuki sonuçtan yoksun olma düşüncesiyle bağlantılıdır.
“Null and void” biçimindeki ikili kullanım, İngiliz hukuk dilinin tarihsel olarak geliştirdiği eş veya yakın anlamlı sözcükleri yan yana kullanma geleneğinin örneklerinden biridir. “Cease and desist”, “terms and conditions”, “fit and proper” gibi kalıplarda da görülen bu anlatım biçiminde iki sözcük birlikte kullanılarak hukuki sonucun daha açık ve güçlü biçimde ifade edilmesi amaçlanır. Günümüzde “null and void” yerleşik bir hukuk deyimi olarak varlığını sürdürmekte ve özellikle sözleşmeler, mahkeme kararları ile uluslararası hukuk metinlerinde kullanılmaktadır.