İçeriğe geç
⚡ Son Tepkiler
📌 Faydalı🔎 İlgi Çekici🎶 Hurri İlahisi: İnsanlığın Bilinen En Eski Şarkısı 🧠 Bilgilendirici1926 Ankara Antlaşması ve Musul Meselesi: Nedenleri, Sonuçları ve Tam Metin 🙂 Fena Değil1. Thko Davasında Yargılanan Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Yaptıkları Savunma 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciGümrükte Yolcu Beraberinde Getirilen Eşya Rehberi 2025-2026 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciDava Dilekçesinde Yer Almayan Hususlar Kısmen Islah ile Davaya Dahil Edilemeyecek: 2026 YİBBGK Kararı  ⚡ ŞaşırtıcıO. J. Simpson Vakası – Fotoğrafın Çökerttiği İnkâr 📌 Faydalı🔎 İlgi ÇekiciTers Kelepçe Hangi Hallerde Takılır? 📌 Faydalı🧠 Bilgilendirici7587 Sayılı Kanun Resmi Gazete’de yayınlandı.
Ankahukuk Sözlük

Kişilik Hakkı

Kişilik hakkı, bir kişinin insan onurundan doğan ve hukuk düzenince korunan tüm kişisel değerleri üzerindeki mutlak hakkını ifade eder.

30 görüntülenme0 katkı
Ankahukuk Sitesi
Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
Doğrulanmış Hukukçu
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
Üyeyi takip et
Terimi ekleyen üye

Kişilik hakkı, bir kişinin insan onurundan doğan ve hukuk düzenince korunan tüm kişisel değerleri üzerindeki mutlak hakkını ifade eder. Beden bütünlüğü, ruh sağlığı, onur, şeref, saygınlık, özel yaşam, sır alanı, isim ve resim gibi maddi ve manevi değerlerin tamamını kapsayan bu hak; kişiyi hem dış dünyanın müdahalelerine karşı hem de devlet iktidarına karşı güvence altına alır. Kişilik hakkı, doğumla kazanılır ve ölümle sona erer; bir kişiye özgü olduğundan devredilemez, mirasen intikal etmez ve —korunan değerin özüne dokunacak biçimde— vazgeçilmesi hukuken geçersizdir (4721 sayılı TMK m. 23).

Kişilik hakkının özelliği mutlak niteliğinde yatar: herkese karşı ileri sürülebilir; hak sahibi, kişilik değerlerine yönelik her türlü hukuka aykırı müdahaleye karşı yargısal koruma talep etme yetkisine sahiptir. Bu yönüyle kişilik hakkı, alacak haklarından ve nispi nitelikteki haklardan köklü biçimde ayrılır.

Türk hukukunda bu güvencenin normatif zeminini 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 23–25. maddeleri oluşturmaktadır. Bu maddeler; kişilik hakkından vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı korumayı, saldırıya karşı korumayı ve bu korumayı sağlamaya yönelik dava türlerini sistematik biçimde düzenlemektedir.


Hukuki niteliği

Kişilik hakkının hukuki niteliği birkaç belirleyici özellikle tanımlanır.

Mutlak hak olması: Kişilik hakkı, sahibine herkese karşı ileri sürebileceği tam bir koruma sağlar. Hakkın ihlali, failin kimliğinden bağımsız olarak koruma taleplerini harekete geçirir.

Kişiye bağlılık: Kişilik hakkı, kişinin kimliğiyle özdeşleşmiş bir haktır; devredilemez, haczedilemez, miras yoluyla başkasına geçemez. Hayattaki bir kişi, kendi kişilik değerleri üzerinde vazgeçilmez güvencelere sahiptir.

Dokunulmazlık ve serbestçe sınırlandırılamama: 4721 sayılı TMK m. 23 uyarınca kimse, özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamaz. Kişilik değerlerini ortadan kaldıran ya da özünü boşaltan rıza beyanları geçersizdir.

Pozitif ve negatif boyut: Kişilik hakkı hem devlet organlarına hem de özel kişilere karşı işlev görür. Devlete karşı taşıdığı negatif boyut, müdahalelerden kaçınma yükümlülüğünü; özel hukukta taşıdığı pozitif boyut ise hakkın aktif biçimde korunmasını talep etme yetkisini ifade eder.


Kapsamı: Korunan kişisel değerler

Kişilik hakkının kapsamı geniş ve açık uçludur; hukuk düzeni bu kapsamı sınırlı sayıda saymak yerine genel bir koruma şemsiyesi kurmuş ve kapsamın belirlenmesini içtihat ve doktrine bırakmıştır.

Bedensel bütünlük: Yaşam hakkı ve vücut dokunulmazlığı, kişilik hakkının en temel bileşenidir. Tıbbi müdahaleler, şiddet uygulamaları ve her türlü bedensel müdahale bu güvence kapsamında değerlendirilir.

Ruh sağlığı ve psikolojik bütünlük: Kişinin iç dünyasına, duygusal dengesine ve zihinsel bütünlüğüne yönelik saldırılar da kişilik hakkı ihlali kapsamındadır.

Onur, şeref ve saygınlık: Kişinin toplum içindeki itibarı ve başkaları tarafından algılanma biçimi, kişilik değerlerinin en görünür boyutlarından birini oluşturur. Hakaret, iftira, karalama ve asılsız suçlama bu değerlere yönelik tipik saldırı biçimleridir.

Özel yaşam ve sır alanı: Kişinin aile ilişkileri, sağlık durumu, finansal bilgileri, cinsel kimliği ve iletişimleri özel yaşam güvencesi kapsamındadır. Rızası olmaksızın bu bilgilerin ifşa edilmesi kişilik hakkını ihlal eder.

İsim hakkı: Kişinin kendi adını kullanma hakkı ve başkasının adının izinsiz kullanılmasına karşı korunma hakkı da bu kapsamdadır.

Resim ve ses: Kişinin görüntüsü ya da sesi, onun kişisel kimliğinin bir parçasıdır; rızası olmaksızın yayılması ya da ticari amaçla kullanılması kişilik hakkını ihlal eder.


Hukuka aykırılık ve hukuka aykırılığı kaldıran sebepler

Kişilik hakkına yapılan her müdahale başlı başına hukuka aykırı değildir; 4721 sayılı TMK m. 24 uyarınca bazı sebepler müdahaleyi hukuka uygun kılar.

Kişinin rızası: Kişilik değerinin sahibi, o değere yönelik belirli müdahalelere önceden rıza göstermişse saldırı hukuka aykırı sayılmaz. Ancak rızanın kapsamı ve içeriği belirleyicidir; aşırı geniş yorumlanamaz ve kişilik hakkının özünü boşaltan rızalar geçersizdir.

Üstün özel veya kamusal yarar: Daha yüksek bir özel ya da kamu yararının varlığı, müdahaleyi meşrulaştırabilir. Basın özgürlüğü bağlamında kamuyu ilgilendiren haberlerin yayınlanması, bu kategorinin en sık tartışılan uygulamasıdır.

Kanunun verdiği yetkinin kullanılması: Hâkimin yargılama yetkisi, savcının kovuşturma yetkisi, bilirkişinin görevini ifa etmesi gibi yasal yetki çerçevesindeki eylemler hukuka aykırılık niteliği taşımaz.

Hakkın kötüye kullanılmaması: Yetki sınırlarını aşan, zararlı niyetle gerçekleştirilen ya da kanunun amacıyla bağdaşmayan eylemler bu korumadan yararlanamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında gündeme gelen kişilik hakkı ihlali tartışmalarında bu ayrımı titizlikle uygulamakta; ceza mahkemesince hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasının medeni hukuk açısından hukuka aykırılığı ortadan kaldırmadığını ve ceza yargılamasının hukuk yargılamasındaki değerlendirmeyi bağlamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.


Koruma araçları (TMK m. 25)

Kişilik hakkı ihlalinde başvurulabilecek yargısal koruma araçları 4721 sayılı TMK m. 25’te üç temel başlık altında düzenlenmiştir.

Saldırı tehlikesinin önlenmesi davası: Kişilik hakkına yönelik henüz gerçekleşmemiş ama somut bir tehlike oluşturan saldırıyı engellemek için bu dava açılır. İhtiyati tedbir kurumunu da işleve sokar; acil durumlarda saldırının önlenmesi için mahkemeden geçici koruma talep edilebilir.

Saldırıya son verilmesi davası: Sürmekte olan, yani devam eden bir kişilik hakkı ihlaline son verilmesini amaçlar. Bu davanın açılabilmesi için saldırının fiilen sürmekte olması gerekir.

Tespit davası: Saldırı sona ermiş olsa bile etkileri devam ediyorsa, ihlalinin hukuka aykırılığının tespiti talep edilebilir. Manevi tatmin işlevi yanı sıra olası tazminat taleplerine zemin hazırlama işlevi de görür.

Bu koruma araçlarına ek olarak maddi ve manevi tazminat talepleri de ileri sürülebilir. Kişilik hakkının ihlali nedeniyle malvarlığında oluşan somut eksilme maddi tazminat talebine konu olur; kişiliğin maddi değerlerindeki objektif eksilme ise manevi tazminat talebiyle karşılanır (6098 sayılı TBK m. 58).

Hâkim, manevi tazminat ödenmesine karar vermek yerine ya da buna ek olarak; saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Özellikle basın yoluyla gerçekleştirilen ihlallerde yayımlanma kararı, manevi tatmin sağlama ve kamuoyunu bilgilendirme işlevi üstlenir.


Manevi tazminatın belirlenmesi

Kişilik hakkı ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat, hâkimin geniş takdir yetkisindedir; ancak bu yetki keyfi değildir. Yargıtay bu takdirin parametrelerini yerleşik bir formülle belirlemiştir: hâkim, tazminat miktarını saptarken bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın ekonomik ve sosyal durumunu ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öte yandan kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Kişilik haklarını ihlal eden fiille tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması zorunludur; bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.

Manevi tazminatın amacı boşanmaya veya başka bir ihlale sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Bu amaç, tazminatın salt bir ceza ya da saf bir zenginleştirme aracı olmadığını; kişilik değerlerindeki gerçek eksilmeyi mümkün olduğu ölçüde onarma işlevi gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır.


İfade özgürlüğü ile kişilik hakkının çatışması

Kişilik hakkı uygulamasında en yoğun tartışma alanlarından biri, ifade özgürlüğü ile kişilik hakkının çatışması sorunudur. Anayasa’nın 26. maddesi, AİHS’in 10. maddesi ve 4721 sayılı TMK m. 24 birlikte okunduğunda ortaya çıkan çerçeve şudur: ifade özgürlüğü sınırsız değildir; başkalarının şeref ve itibarının korunması, bu özgürlüğün sınırlandırılma gerekçelerinden biridir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında bu dengeyi belirlemek için somut ve çok adımlı bir değerlendirme çerçevesi ortaya koymuştur. Buna göre dengeleme yapılırken şu hususlar birlikte gözetilmelidir: paylaşımın kamu yararına ilişkin bir tartışmaya sağladığı katkı; ilgili kişilerin tanınırlığı, toplumdaki rolü ve işlevi ile konusu olan faaliyetin niteliği; açıklamanın biçimi, kapsamı ve etkileri; maddi vakıa mı yoksa değer yargısı mı içerdiği; dil ve üslubun ölçülülük ve orantılılık sınırlarını aşıp aşmadığı.

Bu çerçeve, kamuya mal olmuş kişiler —özellikle siyasetçiler— ile sıradan bireyler arasında belirgin bir ayrım gözetmektedir. Kamuya mal olmuş kişilerin, eylemleri ve tutumları dolayısıyla daha geniş bir eleştiri payına katlanması beklenmektedir; ancak bu hoşgörü sınırsız değildir. Politik alanı aşarak kişilerin onur ve saygınlığını doğrudan hedef alan, kamusal tartışmaya hiçbir katkı sağlamayan, edep dışı ve aşağılayıcı ifadeler ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez.

Twitter/X gibi sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlardan kaynaklanan tazminat davalarında Yargıtay bu çerçeveyi tweet tweet, ifade ifade incelemiş; siyasi eleştiri niteliğinde olanları koruma altına alırken hakaret sınırını aşanlar bakımından tazminata hükmedilmesini benimsemiştir.


Ceza hukuku boyutu

Kişilik hakkına yönelik bazı saldırılar aynı zamanda 5237 sayılı TCK kapsamında suç teşkil eder. Hakaret ve sövme (TCK m. 125–131), özel hayatın gizliliğinin ihlali (TCK m. 134–140), haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m. 132), kişisel verilerin kaydedilmesi (TCK m. 135) ve iftira (TCK m. 267) bu kapsamın başlıca örnekleridir.

Ceza yargılamasında verilen karar, hukuk mahkemesini çeşitli açılardan etkiler; ancak bağlamaz. Ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararı, hukuk hâkimi için olgusal bir dayanak oluşturur; ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ise hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi kararlı biçimde uygulamaktadır: ceza mahkemesinin TCK m. 129 kapsamında karşılıklı hakarette ceza vermemesi, tarafların birbirine yönelik eylemlerinin medeni hukuk açısından hukuka aykırılığını gidermez; her iki tarafın eylemi de kişilik hakkını ihlal eden ayrı birer hukuka aykırı fiil olmaya devam eder.


Dijital ortamda kişilik hakkı

Kişilik hakkı ihlallerinin dijital ortama taşınması, uygulamanın güncel ve karmaşık bir boyutunu oluşturmaktadır. İnternet, sosyal medya ve anlık mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla gerçekleştirilen ihlaller; yayılma hızı, içerik üzerindeki kontrol güçlüğü, coğrafi sınır tanımaması ve kalıcı iz bırakması bakımından basın yoluyla gerçekleştirilen ihlallerden niteliksel olarak farklılaşmaktadır.

Türk mahkemelerinde dijital ortamda kişilik hakkı ihlali davalarında şu sorular öncelikli olarak yanıt bulmaktadır: Paylaşım kamusal çıkara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlamakta mıdır? İçerik maddi vakıayı mı değer yargısını mı içermektedir? İfade ağır eleştiri sınırını aşarak hakarete mi dönüşmektedir? Paylaşımın ulaştığı kitleyi ve neden olduğu yansımayı göz önünde bulundurulduğunda zararın büyüklüğü ne ölçüdedir?

Yargıtay, sosyal medya paylaşımlarından kaynaklanan kişilik hakkı davalarında hem ifade özgürlüğünü hem de kişilik hakkını somut olgular ışığında ayrıntılı biçimde değerlendirme zorunluluğunu yerleşik ilke olarak benimsemiştir.


Kişilik hakkının diğer hukuki güvencelerle ilişkisi

Kişilik hakkı, özel hukuk alanından çok daha geniş bir güvenceler ağının parçasıdır.

Anayasal güvence: T.C. Anayasası’nın 17. maddesi kişinin dokunulmazlığını, 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 26. maddesi ifade özgürlüğünü ve bu özgürlüğün sınırlarını güvence altına almaktadır.

AİHM güvencesi: AİHS’in 8. maddesi özel ve aile hayatına saygı hakkını, 10. maddesi ise ifade özgürlüğünü düzenlemektedir. AİHM içtihadı, Türk mahkemelerinin bu iki hak arasındaki dengeyi kurarken sürekli başvurduğu bir referans çerçevesi oluşturmaktadır.

Kişisel veri koruması: 6698 sayılı KVKK, kişilik hakkının veri boyutunu bağımsız bir düzenlemeyle koruma altına almaktadır; kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi hem idari yaptırımlara hem de tazminat sorumluluğuna yol açabilir.


Mevzuatta ve içtihatta kullanım biçimi

Mevzuatta kişilik hakkı 4721 sayılı TMK m. 23–25’te temel güvencesiyle düzenlenmiş; 6098 sayılı TBK m. 56 ve 58 tazminat boyutunu, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri ise cezai boyutu tamamlamaktadır.

İçtihatta kavram şu vurgularla tutarlı biçimde karşımıza çıkar: Hukuka aykırılığı kaldıran sebepler sınırlı sayıda olup bu sebeplerin yokluğunda her saldırı hukuka aykırıdır. Ceza mahkemesinin kararı medeni hukuk değerlendirmesini bağlamaz. Manevi tazminat zenginleştirme aracı değildir; ölçülülük ve orantılılık sınırları içinde kalmalıdır. Kamuya mal olmuş kişiler geniş bir eleştiri payına katlanmakla yükümlüdür; ancak kişisel onur ve saygınlığı hedef alan, kamusal tartışmaya katkı sağlamayan ifadeler bu güvenceden yararlanamaz. Sosyal medya paylaşımları bireysel olarak incelenmeli; her bir ifade kendi bağlamı içinde değerlendirilmelidir.


Köken / Etimoloji

Kişilik sözcüğü Türkçe “kişi” sözcüğünden türemiştir. “Kişi” eski Türkçede erkek, er, insan anlamında kullanılmış; zamanla tüm bireyler için geçerli bir terime dönüşmüştür. “-lik” yapım eki ise somut bir kavramdan soyut nitelik türetmektedir: kişilik, kişi olmanın özünü ve bu özün taşıdığı niteliklerin bütününü ifade eder.

Hak sözcüğü Arapça حق kökünden gelir; gerçek, adalet, meşru talep anlamlarını taşır. Türk hukuk diline Arapça’dan geçerek yerleşmiş ve teknik terminolojide en sık kullanılan sözcüklerden biri hâline gelmiştir.

Kişilik hakkı kavramının hukuki karşılıkları Batı hukuklarında şu biçimlerde yer bulur: Fransızca droits de la personnalité, Almanca Persönlichkeitsrecht, İngilizce personality rights ya da right of personality. Bu kavramlar Roma hukukundaki actio iniuriarum‘a —onur, beden ve saygınlığa haksız müdahaleye karşı açılan davaya— uzanır. Türk hukuku kişilik hakkı kavramını İsviçre Medeni Kanunu’ndan (ZGB Art. 27–28) iktibas etmiş ve bu kavramı Cumhuriyet dönemi hukuk reformlarıyla birlikte yerleştirmiştir. Ancak kavramın içeriği, özellikle dijital ortam, kişisel veri koruması ve ifade özgürlüğüyle çatışma boyutunda sonraki on yıllarda yargısal yorumla büyük ölçüde genişlemiş ve zenginleşmiştir.

Terim keşfi

Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar

İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Kaynak ekle
Katılımcı sözlük

Terime Katkılar

Bu bölümde terime ilişkin tanım ve açıklamalar, mevzuat ve içtihat katkıları, ek kaynaklar, düşünce/notlar ve düzeltmeler yer alır.

Terime katkı sunBilginizi, kaynağınızı veya düşüncenizi paylaşın

Bu terime henüz katkı eklenmemiş. İlk tanım/açıklamayı, mevzuat veya içtihat katkısını, ek kaynağı, düşünce/notu ya da düzeltmeyi siz ekleyebilirsiniz.

Menü