Anayasa Mahkemesi, imar uygulaması sonrasında fiilen kullanılamaz hâle gelen taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçların bedelinin idarece ödenmemesi nedeniyle yapılan bireysel başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, 10 Şubat 2026 tarihli ve 33164 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Başvurucu, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan taşınmazının imar uygulaması kapsamında park ve spor alanı olarak düzenlendiğini, bu uygulama sonucunda taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçlardan fiilen yararlanma imkânının ortadan kalktığını belirterek idareden tazminat talep etti. Başvuruların sonuçsuz kalması üzerine yargı yoluna gidildi.
İlk derece mahkemesi, imar uygulaması öncesinde alınan bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın park alanında kalan kısmının kamulaştırılmadığını, başvurucunun mülkiyetinin devam ettiğini ve bu nedenle tazminat koşullarının oluşmadığını değerlendirdi. İstinaf merciileri de bu kararı hukuka uygun bularak kesinleştirdi.
Yargı kararlarının kesinleşmesi üzerine bireysel başvuruda bulunan başvurucu, imar uygulaması sonrasında taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçların başka bir parsele şuyulandırıldığını, buna rağmen fiilen kullanma imkânı kalmadığını, idarenin bedel ödememesi nedeniyle mülkiyet hakkına aşırı ve orantısız bir müdahalede bulunulduğunu ileri sürdü.
Anayasa Mahkemesi incelemesinde, başvurucunun taşınmazının imar uygulaması kapsamında gecekondu önleme bölgesi içerisinde kaldığı, park ve spor alanı olarak düzenlendiği, yapı ve ağaçların başka bir parsele aktarılmasına rağmen başvurucunun bunlardan fiilen yararlanamadığı tespit edildi. Mahkeme, fiilî kullanımın ortadan kalkmasına rağmen herhangi bir bedel ödenmemesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediğini değerlendirdi.
Yüksek Mahkeme, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğunu ancak müdahalenin ölçülülük ilkesini ihlal ettiğini belirtti. İmar uygulaması sonucunda taşınmazın fiilen kullanılamaz hâle gelmesi karşısında, başvurucuya herhangi bir tazminat ödenmemesinin kamu yararı ile bireysel menfaat arasında kurulması gereken adil dengeyi bozduğu sonucuna ulaşıldı.
Bu gerekçelerle Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı kanaatine varıldı. Bu nedenle başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebi reddedildi ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili idare mahkemesine gönderilmesine hükmedildi.
Karar, 16 Eylül 2025 tarihinde oybirliğiyle alındı.





