Ehliyetsizlik
Ehliyetsizlik, bir kişinin belirli bir hukuki işlemi yapma, bir hakkı bizzat kullanma veya bir sorumluluğun hukuki sonuçlarına katlanma yeterliliğinin bulunmaması hâlidir.
Ehliyetsizlik, bir kişinin belirli bir hukuki işlemi yapma, bir hakkı bizzat kullanma veya bir sorumluluğun hukuki sonuçlarına katlanma yeterliliğinin bulunmaması hâlidir. Ehliyetsizlik mutlak veya sınırlı biçimde ortaya çıkabilir. Kişinin yaş küçüklüğü, ayırt etme gücünün bulunmaması, kısıtlılık veya özel kanuni yasaklar ehliyetsizlik tartışmasına yol açabilir.
Ehliyetsizlik özellikle sözleşmelerin geçerliliği, temsil, dava takip yetkisi ve ceza sorumluluğu bakımından önemlidir. Ayırt etme gücü olmayan bir kişinin yaptığı hukuki işlemler kural olarak sonuç doğurmaz; sınırlı ehliyetsizlerin bazı işlemleri ise yasal temsilcinin iznine veya onayına bağlı olabilir. Usul hukukunda dava ehliyeti bulunmayan kişi adına işlemlerin temsilci aracılığıyla yapılması gerekir. Ehliyetsizlik itirazı, işlemin geçerliliğini doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.
Ehliyetsizlik kelimesi, Arapça أهلية / ehliyet kelimesine Türkçe -siz ve -lik eklerinin eklenmesiyle oluşmuştur. Ehliyet “yeterlilik, hukuken elverişli olma” anlamını taşır; -siz eki yokluk, -lik eki ise durum bildirir. Böylece ehliyetsizlik, kelime yapısı bakımından “ehliyetin bulunmaması durumu” anlamına gelir. Osmanlıca hukuk dilinde adem-i ehliyet (عدم اهليت) tamlaması da aynı anlam alanında kullanılmıştır; adem (عدم) “yokluk”, ehliyet (اهليت) “yeterlilik” demektir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
