Kast
Kast, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir.
Kast, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Ceza sorumluluğunda kast, failin davranışının yalnız dış görünüşünü değil, fiile eşlik eden bilme ve isteme yönünü de ifade eder. Kastın bulunup bulunmaması suç vasfını, cezanın ağırlığını ve failin sorumluluğunu doğrudan etkiler.
Kast özellikle ceza hukukunda suçların manevi unsuru olarak incelenir. Doğrudan kastta fail sonucu bilir ve ister; olası kastta ise sonucun gerçekleşebileceğini öngörür ve buna rağmen fiili işler. Kast ile taksir arasındaki ayrım uygulamada çok önemlidir. Taksirde fail sonucu istemez; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranır. Kastın ispatı, failin beyanından çok olayın oluş biçimi, kullanılan araç, hedef alınan değer ve davranışın bütünü üzerinden yapılır.
Kast kelimesi Arapça قصد şeklinde yazılır. Q-ṣ-d kökü yönelmek, amaçlamak, niyet etmek ve hedef almak anlamlarını taşır. Osmanlıca hukuk dilinde kasd / kast (قصد), niyet ve bilerek yönelme anlamında kullanılmıştır. Modern ceza hukukunda kast, suçun manevi unsurunu ifade eden teknik terimdir; niyet kelimesinden daha dar ve hukuken belirlenmiş bir anlam alanına sahiptir.
