İçeriğe geç
⚡ Son Tepkiler
📌 Faydalı🔎 İlgi Çekici🎶 Hurri İlahisi: İnsanlığın Bilinen En Eski Şarkısı 🧠 Bilgilendirici1926 Ankara Antlaşması ve Musul Meselesi: Nedenleri, Sonuçları ve Tam Metin 🙂 Fena Değil1. Thko Davasında Yargılanan Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Yaptıkları Savunma 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciGümrükte Yolcu Beraberinde Getirilen Eşya Rehberi 2025-2026 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciDava Dilekçesinde Yer Almayan Hususlar Kısmen Islah ile Davaya Dahil Edilemeyecek: 2026 YİBBGK Kararı  ⚡ ŞaşırtıcıO. J. Simpson Vakası – Fotoğrafın Çökerttiği İnkâr 📌 Faydalı🔎 İlgi ÇekiciTers Kelepçe Hangi Hallerde Takılır? 📌 Faydalı🧠 Bilgilendirici7587 Sayılı Kanun Resmi Gazete’de yayınlandı.
Ankahukuk Sözlük

Zarar

Zarar, özel hukukun tazminat sisteminin var oluş gerekçesidir: zararın olmadığı yerde ne haksız fiilin ne sözleşme ihlalinin ne de kusursuz sorumluluğun tazminat yükümlülüğü doğurması söz konusu olamaz.

33 görüntülenme0 katkı
Ankahukuk Sitesi
Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
Doğrulanmış Hukukçu
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
Üyeyi takip et
Terimi ekleyen üye

Zarar, özel hukukun tazminat sisteminin var oluş gerekçesidir: zararın olmadığı yerde ne haksız fiilin ne sözleşme ihlalinin ne de kusursuz sorumluluğun tazminat yükümlülüğü doğurması söz konusu olamaz. Türk borçlar hukukunda zarar, bir kişinin iradesi dışında malvarlığında veya şahıs varlığında meydana gelen eksilme olarak tanımlanır. Bu tanım, iki temel özelliği bir arada taşır: birincisi, eksilmenin iradeye dayanmaması —kişinin bizzat katlandığı ya da kabul ettiği azalmalar hukuki anlamda zarar değildir—; ikincisi, bu eksilmenin malvarlığı ya da şahıs varlığı üzerinde gerçekleşmesi. Tazminat hukukunun işlevi, hukuka aykırı bir davranışın yol açtığı bu eksilmeyi gidererek zarar göreni —mümkün olduğu ölçüde— zarardan önceki durumuna kavuşturmaktır.

Yargıtay, tazminat taleplerinin temelinde zarar olgusunun bulunması gerektiğini ve zararın varlığının ispat yükünün zarar görende olduğunu tutarlı biçimde vurgulamaktadır.

Hukuki niteliği

Zarar, haksız fiil sorumluluğunun dört klasik unsurundan birini oluşturur; ancak onu diğer üç unsurdan (fiil, hukuka aykırılık, kusur) ayıran köklü bir fark vardır: zarar, sorumluluğun varlık nedenidir. Fiil, hukuka aykırılık ve kusur bir araya gelse bile ortada giderilecek bir zarar yoksa tazminat talebi doğmaz. Bu ilke, tazminat hukukunun saf bir önleme ya da cezalandırma aracı olmadığını; öncelikle denkleştirme işlevi gördüğünü ortaya koyar.

Öte yandan zarar, yalnızca haksız fiil sorumluluğuna özgü bir kavram değildir. Sözleşmenin ihlalinden doğan sorumlulukta da (pozitif ihlal, gecikme, ifa imkânsızlığı), kusursuz sorumluluk hâllerinde de zararın varlığı zorunlu bir koşuldur. Zarar kavramı bu açıdan tazminat hukukunun tamamında ortak bir eksen oluşturur; sorumluluk türü değişse de “giderilecek zararın var olması” koşulu değişmez.

Zararın türleri

Maddi zarar (malvarlığı zararı)

Maddi zarar, kişinin malvarlığında irade dışı gerçekleşen olumsuz değişimi ifade eder. Bu değişim iki biçimde ortaya çıkabilir:

Fiili zarar (damnum emergens): Mevcut malvarlığında meydana gelen somut eksilmedir. Tedavi giderleri, tamir masrafları, imha olan eşyanın değeri bu kategoriye girer.

Yoksun kalınan kazanç (lucrum cessans): Zarar olmasaydı malvarlığına katılacak olan değerin gerçekleşmemesidir. Kaza nedeniyle çalışamamak, işletmenin uğradığı kâr kaybı, kiralanan mülkün hasar görmesi nedeniyle kira getirisinin yitirilmesi bu kapsamdadır.

Her iki zarar kalemi de ispat yüküne tabidir. 6098 sayılı TBK m. 50 uyarınca zarar görenin zararını ispat etmesi gerekir; zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun biçimde belirler.

Manevi zarar (şahıs varlığı zararı)

Manevi zarar, kişinin bedensel bütünlüğüne, onuruna, kişilik değerlerine ya da yakın çevresine verilen zarardan duyduğu acı, üzüntü ve ruhsal eksilmeyi ifade eder. Maddi zarardan köklü biçimde ayrılır: para ile ifade edilebilir bir malvarlığı değerinin yitirilmesi söz konusu değildir; acı, korku, elem ve psikolojik yıkım gibi içsel kayıplar gündeme gelir.

6098 sayılı TBK m. 56, bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde hâkimin olayın özelliklerini göz önüne alarak zarar görene uygun bir manevi tazminata hükmedebileceğini; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ölenin yakınlarının da manevi tazminat talep edebileceğini düzenlemektedir. Kişilik hakkının başka biçimlerde (onur, özel yaşam, sır alanı gibi) ihlal edildiği durumlarda ise 6098 sayılı TBK m. 58 çerçevesinde manevi tazminat talep edilebilir.

Manevi tazminatın amacı Yargıtay’ın yerleşik içtihadında şu biçimde ifade edilmektedir: “Manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır.” Manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır; zarar görenin duyduğu acı ve elemin mümkün olduğu ölçüde giderilmesine yöneliktir. Dolayısıyla tazminat miktarının belirlenmesinde zenginleştirme amacı gözetilmez; makul orantılılık ölçütü esastır.

Bedensel zarar ve alt kalemleri

Haksız fiil uygulamasında en sık karşılaşılan zarar türü, kişinin bedensel bütünlüğüne verilen zarardır. 6098 sayılı TBK m. 54, bedensel zarar kalemlerini sistematik biçimde sıralamaktadır:

Tedavi giderleri: Kaza, hastalık ya da haksız fiil nedeniyle yapılan tüm sağlık harcamaları; hastane, ameliyat, ilaç ve rehabilitasyon masraflarını kapsar. Giderlerin gerçekleşmiş ve haksız fiille illiyet bağı içinde olması gerekir.

Kazanç kaybı: Bedensel zararın iş göremezliğe yol açtığı süre boyunca elde edilemeyen gelirdir. Geçici iş göremezlik hâlinde tedavi süresiyle; kalıcı iş göremezlik hâlinde ise maluliyet oranı ve bakiye çalışma süresiyle bağlantılı olarak hesaplanır. Yargıtay, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının iddia edilmesi durumunda maluliyet varlığının ve oranının doğru biçimde belirlenmesinin zararın kapsamı için zorunlu olduğunu tutarlı biçimde vurgulamaktadır; bu belirlemenin haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde yapılması gerektiği de içtihatta yerleşmiştir.

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar: Salt kazanç kaybını değil, kişinin gelecekteki ekonomik kapasitesinde oluşan kalıcı eksilmeyi de kapsar. Aktüeryal hesap yöntemleri bu kalemin belirlenmesinde temel araçtır.

Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar: İş ve kariyer olanaklarının zarar nedeniyle kalıcı biçimde daralmasından kaynaklanan kayıplardır.

Ölüm hâlinde zarar kalemleri

Ölüm hâlinde gündeme gelen zarar kalemleri 6098 sayılı TBK m. 53’te düzenlenmiştir:

Cenaze giderleri: Makul cenaze töreni masraflarını kapsar; olağanüstü ve lüks harcamalar bu kapsamda değerlendirilmez.

Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve iş göremezlik tazminatı: Ölümden önce geçen dönemde yapılan harcamalar ve uğranılan kazanç kayıpları.

Destekten yoksun kalma tazminatı: Ölenin sağlığında desteğinden yararlanan kişilerin —kural olarak aile üyelerinin— uğradığı ekonomik zarardır. Tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınmakta; artık %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanmadığı Yargıtay içtihadında yerleşmiş bulunmaktadır.  Desteğin alkollü araç sürücüsüne binmesi gibi müterafik kusur hâllerinde hesaplanan tazminattan orantılı indirim yapılmaktadır.

Kişilik hakkının ihlalinden doğan zarar

Kişilik hakkı ihlalleri iki tür zarar doğurabilir:

Malvarlığı zararı: Basın yoluyla asılsız bir iddiaya maruz kalan iş insanının itibar kaybından doğan gelir azalması ya da haksız rekabet sonucu yitirilmiş müşteri kitlesi gibi ekonomik kayıplardır. Bu kayıplar 6098 sayılı TBK m. 58 çerçevesinde talep edilir.

Manevi zarar: Onur, saygınlık, özel yaşam, sır alanı, isim gibi kişilik değerlerine yapılan saldırının yol açtığı ruhsal eksilme ve acıdır. Hâkim, bu zararı para ile karşılamak için uygun bir manevi tazminata hükmedebilir (6098 sayılı TBK m. 58).

Zararın ispat yükü ve hâkimin takdir yetkisi

Zararın ispatlanması, haksız fiil tazminat davalarının odak noktalarından birini oluşturur. Kural şudur: zarar gören, hem zararın varlığını hem de miktarını ispat yükü altındadır (6098 sayılı TBK m. 50).

Ancak miktarın tam olarak ispatlanamaması tazminat talebini çökertmez. Bu hâlde hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun biçimde belirler. Bu takdir yetkisi, özellikle lucrum cessans hesabında, manevi tazminat belirlenmesinde ve soyut zarar iddialarında geniş bir alan açar.

Maddi tazminat bakımından ise bilirkişi incelemesi —özellikle aktüeryal hesap— zarar miktarının saptanmasında belirleyici teknik araçtır. Yargıtay, zararın kapsamının belirlenmesi için gerekli tüm belgelerin toplanması ve çelişkili raporlar arasındaki farkın giderilmesi gerektiğini sık sık vurgulamaktadır.

Manevi tazminatın belirlenmesinde ölçütler

Manevi tazminat miktarı hâkimin takdir yetkisindedir; ancak bu takdir keyfi değil; Yargıtay’ın yerleşik formülasyonuyla sınırlıdır. Hâkim şu ölçütleri bir arada gözetmekle yükümlüdür: kişilik hakkı zedelenen tarafın ekonomik ve sosyal durumu ile varsa olaya katkı derecesi; kişilik hakkına saldıran tarafın kusur derecesi ve ekonomik-sosyal durumu; fiilin ağırlığı; paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları.

Yargıtay bu denklemi şu ilkeyle tamamlar: manevi tazminat zenginleştirme aracı olmamalı; kişilik haklarını ihlal eden fiil ile tazminat miktarı arasında makul bir oran bulunmalıdır. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak miktarda manevi tazminat takdiri, kurumu amacından saptırır.

Hukuken dikkate alınmayan durumlar

Her malvarlığı eksilmesi hukuki anlamda zarar sayılmaz. İki temel sınır öne çıkar:

Normatif değerlendirme: Belirli kaynaktan (örneğin sosyal güvenlik kurumu, özel sigorta, bağış) gelen ödemeler zararı otomatik olarak azaltmaz; aksi yönde bir yorum, sorumluluk hukukunun önleyici işleviyle bağdaşmaz ve sorumluyu haksız biçimde faydalandırır. Yargıtay, zarar görenin malvarlığına yapılan ödemelere tazminat hakkını veya destek ilişkisini çökerten bir etki tanınamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Zarara rıza ve müterafik kusur: Zarar görenin zararı bilerek kabul etmesi ya da kendi davranışıyla zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunması hâlinde hâkim tazminatı indirir ya da tamamen kaldırabilir (6098 sayılı TBK m. 52). Bu değerlendirmede objektifleştirilmiş kusur ölçütü esas alınır.

Sözleşmeden doğan sorumlulukta zarar

Haksız fiilin yanı sıra sözleşmenin ihlali de zarar doğurabilir; bu hâlde tazminat yükümlülüğü sözleşmeden doğan sorumluluk çerçevesinde incelenir. İki alan arasındaki fark zarar kavramı açısından şu noktada belirginleşir: sözleşmeden doğan sorumlulukta zarar, alacaklının sözleşmenin gereği gibi ifa edilmesi hâlinde bulunacağı durumla, fiilî durum arasındaki fark olarak hesaplanır. Bu çerçevede pozitif zarar (beklenti zararı, yoksun kalınan kazanç) ve negatif zarar (güven zararı, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamalar) ayrımı ön plana çıkar.

Zararın diğer borç kaynakları ile ilişkisi

Sebepsiz zenginleşmede tazminat değil; iade yükümlülüğü söz konusudur. Ancak haksız fiil ile sebepsiz zenginleşmenin iç içe geçtiği bazı durumlarda (örneğin haksız yere el konan malvarlığı değerlerinden elde edilen kâr) zarar kavramının kapsamı tartışmalı hâle gelir. Yargıtay bu tür durumlarda talep hakkının hangi rejime —haksız fiil mi, sebepsiz zenginleşme mi— dayandığını net biçimde belirlenmesi gerektiğini ve iki talebin seçimlik biçimde ileri sürülebileceğini kabul etmektedir.

Günlük hayatta kullanımı

Uygulamada zarar kavramı, tazminat davalarının fiilî tartışma ekseni hâline gelir. Trafik kazası dosyalarında maluliyet oranının saptanması, destekten yoksun kalma tazminatında hesaplama yöntemi (TRH 2010, progresif rant), tıbbi uygulama hatası davalarında tedavi gecikmesinin ilerleyen hasara katkısının değerlendirilmesi, basın yoluyla kişilik hakkı ihlallerinde manevi zararın objektif ölçütlerle belirlenmesi — bunların tamamı zararın hukuki çerçevede saptanması sorununa dayanır.

Uygulamacıların dikkat etmesi gereken kritik nokta şudur: zarar görenin maddi zararını belgelendirememesi, dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarından farklı bir sonuca yol açabilir. Yargıtay, maddi tazminat talebinin ispata yönelik hiçbir kanıt bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesini —manevi tazminatın hüküm altına alınmasından bağımsız olarak— meşru bulmaktadır.

Mevzuatta ve içtihatta kullanım biçimi

Mevzuatta zarar, 6098 sayılı TBK’nın 49–58. maddeleri arasında sistematik biçimde düzenlenmiştir: genel düzenleme (m. 49–51), zararın ve kusurun ispatı ile tazminatın belirlenmesi (m. 50–51), müterafik kusur ve indirim (m. 52), ölüm ve bedensel zarar kalemleri (m. 53–55), manevi tazminat (m. 56–58).

İçtihatta zarar kavramı şu vurgularla tutarlı biçimde karşımıza çıkar: Zararın ispatı zarar görene aittir; miktarın tam ispat edilemediği hâllerde hâkimin hakkaniyet ölçütüyle belirleme yetkisi devreye girer. Manevi tazminat zenginleştirme aracı değildir; fiilin ağırlığı, tarafların ekonomik durumu ve ölçülülük ilkesi bir arada gözetilmelidir. Bedensel zararın kapsamı için maluliyet oranının doğru biçimde belirlenmesi zorunludur; çelişkili raporlar arasındaki fark giderilmeden karar verilemez. Destekten yoksun kalma tazminatında TRH 2010 Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınır; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle %1,8 teknik faiz ve devre başı ödemeli rant yöntemi artık uygulanamaz.

Köken / Etimoloji

Zarar kelimesi Arapça ضَرَر kökünden gelir. Bu kök; zarar vermek, incitmek, acıtmak anlamlarını taşır; ضَرَّ (darra) fiili, bir şeyi kötüleştirmek, bir şeyden olumsuz etkilenmek demektir. Arapça gramer terminolojisinde ضَرَر, hâlin bozulmasını, bir değerin yitirilmesini ifade eden geniş bir anlam alanına sahiptir. Türkçeye geçişiyle birlikte sözcük hem gündelik hem teknik kullanımda yaygınlaşmış; hem fiziksel hem hukuki hem de ahlaki bir eksilmeyi anlatmak için kullanılmaktadır.

Kavramın Batı hukuklarındaki karşılıkları da aynı anlam katmanını paylaşır: Fransızcada dommage (hasar, zarar), Almancada Schaden (zarar, hasar), İngilizcede damage (zarar, hasar; kökü Latince damnum, kayıp ve ceza). Bu dillerin tamamında sözcük, birinin elinde var olan değerin yitirilmesi ya da azalması fikrine dayanır. Latince damnum sözcüğü, Roma hukukunda tazminat taleplerinin temel kavramsal çerçevesini oluşturmuş; Aquilia Kanunu’ndan bu yana actio legis Aquiliae (haksız zarara karşı dava hakkı) Avrupa tazminat hukukunun tarihsel zemini olmuştur. Türk borçlar hukukunun bu çizgiyi İsviçre Borçlar Kanunu aracılığıyla devraldığı düşünüldüğünde, kavramın Türk hukukundaki teknik içeriği de bu uzun geleneğin bir halkası olarak konumlanmaktadır.

Terim keşfi

Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar

İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Kaynak ekle
Katılımcı sözlük

Terime Katkılar

Bu bölümde terime ilişkin tanım ve açıklamalar, mevzuat ve içtihat katkıları, ek kaynaklar, düşünce/notlar ve düzeltmeler yer alır.

Terime katkı sunBilginizi, kaynağınızı veya düşüncenizi paylaşın

Bu terime henüz katkı eklenmemiş. İlk tanım/açıklamayı, mevzuat veya içtihat katkısını, ek kaynağı, düşünce/notu ya da düzeltmeyi siz ekleyebilirsiniz.

Menü