Ehliyet
Ehliyet, bir kişinin haklara sahip olabilme, borç altına girebilme veya hukuki işlemleri geçerli biçimde yapabilme yeterliliğini ifade eden genel hukuk kavramıdır.
Ehliyet, bir kişinin haklara sahip olabilme, borç altına girebilme veya hukuki işlemleri geçerli biçimde yapabilme yeterliliğini ifade eden genel hukuk kavramıdır. Hukukta ehliyet tek boyutlu değildir; hak ehliyeti, fiil ehliyeti, dava ehliyeti ve ceza ehliyeti gibi farklı görünümleri bulunur. Bu nedenle ehliyet, kişinin hukuk düzeni içindeki konumunu ve işlem yapabilme kapasitesini belirleyen temel ölçüttür.
Ehliyet kavramı medeni hukukta kişiliğin başlangıcı, erginlik, ayırt etme gücü ve kısıtlılıkla; ceza hukukunda kusur yeteneğiyle; usul hukukunda ise dava takip edebilme yeteneğiyle bağlantılıdır. Bir kişinin hak ehliyeti bulunabilir fakat fiil ehliyeti sınırlı olabilir. Bu ayrım özellikle küçükler, kısıtlılar, ayırt etme gücü bulunmayan kişiler ve tüzel kişiler bakımından önem taşır. Ehliyet eksikliği yapılan işlemin geçersizliği, temsil ihtiyacı veya sorumluluk sınırlaması gibi sonuçlar doğurabilir.
Ehliyet kelimesi Arapça أهلية şeklinde yazılan ahliyya kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kelimenin kökü أهل / ehl olup “yakınlar, aile, bir şeye mensup veya layık olan kimse” anlamlarını taşır. Ahliyya ise “layık olma, yeterli olma, uygunluk, yeterlilik” anlamına gelir. Osmanlı Türkçesinde اهليت biçimiyle kullanılan ehliyet, modern hukuk dilinde kişinin hukuki işlem ve sorumluluk alanındaki yeterliliğini ifade eden temel kavramlardan biri hâline gelmiştir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
