Poliçe Rehberi

Poliçe, Türk ticaret hukukunun en köklü kambiyo senedi kurumlarından biridir. Ticari hayatta kredi işlevini ve ödeme aracı rolünü bir arada üstlenen poliçe; düzenleyenin muhataba yönelttiği kayıtsız şartsız bir ödeme emrini içermekte, ciro ve teslim yoluyla el değiştiren emre yazılı bir kıymetli evrak niteliği taşımaktadır. Hukuki rejimi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 671 ile 750. maddeleri arasında kapsamlı biçimde düzenlenmiştir. Bu makale; poliçenin tanımından başlayarak zorunlu unsurlarını, ciro ve kabul mekanizmalarını, aval kurumunu, vade türlerini, ödeme ve başvurma haklarını, protesto usulünü ve zamanaşımı sürelerini mevzuat metinleriyle birlikte sistematik olarak ele almaktadır.
I. Tanım ve Hukuki Nitelik
Poliçe, düzenleyenin (keşidecinin) muhataba hitaben düzenlediği ve belirli bir bedelin lehtara ya da onun emrine ödenmesini emreden kambiyo senedidir. Üç taraflı bir hukuki ilişkiyi bünyesinde barındırır: düzenleyen (keşideci), muhatap (drawee/acceptant) ve lehtar (hamil). Emre yazılı kıymetli evrak niteliğindedir; ciro ve teslimle serbestçe devredilebilir.
Poliçeyi diğer kambiyo senetlerinden ayıran temel özellik, borç yapısının üç tarafa yayılmış olmasıdır. Bonoda düzenleyen aynı zamanda borçludur; poliçede ise düzenleyen, üçüncü bir kişiye (muhataba) ödeme emri vermektedir. Muhatap, poliçeyi kabul etmeden önce poliçeden borçlu değildir; kabul anında asıl borçlu konumuna geçer ve poliçe bedelini vadede ödemeyi taahhüt etmiş olur.
II. Zorunlu Şekil Unsurları
Poliçenin geçerli bir kambiyo senedi sayılabilmesi için TTK m. 671’de sayılan sekiz zorunlu unsurun senet metninde yer alması şarttır. Bu unsurlardan birinin eksikliği kural olarak poliçenin geçersizliğine yol açar; ancak kanun bazı eksiklikler için tamamlayıcı karineler öngörmüştür.
6102 sayılı TTK Madde 671 — Poliçenin Unsurları
(1) Poliçe;
a) Senet metninde “poliçe” kelimesini, senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde poliçe karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
b) Belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havaleyi,
c) Ödeyecek olan kişinin, “muhatabın” adını,
d) Vadeyi,
e) Ödeme yerini,
f) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,
g) Düzenlenme tarihini ve yerini,
h) Düzenleyenin imzasını,
içerir.
Zorunlu unsurlardan birinin eksikliğinin sonuçları ile kanunun öngördüğü tamamlayıcı karineler TTK m. 672’de düzenlenmiştir:
6102 sayılı TTK Madde 672 — Eksiklik Hâlleri ve Tamamlayıcı Karineler
(1) 671 inci maddede yazılı unsurlardan birini içermeyen senet ikinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller dışında poliçe sayılmaz.
(2) Vadesi gösterilmeyen poliçenin görüldüğünde ödenmesi şart edilmiş sayılır.
(3) Ayrıca belirtilmiş olmadıkça muhatabın adı yanında gösterilen yer, ödeme yeri ve aynı zamanda da muhatabın yerleşim yeri sayılır.
(4) Düzenlenme yeri gösterilmeyen poliçe, düzenleyenin adı yanında gösterilen yerde düzenlenmiş sayılır.
Bu karinelerin pratik önemi büyüktür: Uygulamada en sık karşılaşılan eksiklik olan “vade gösterilmeme” hâlinde, senet geçersiz sayılmayıp görüldüğünde ödenecek poliçe hükmüne tabi olur.
III. Düzenleme Biçimleri ve Faiz Şartı
Poliçe esnek bir yapıya sahiptir; farklı kişi ilişkileri ve ödeme koşulları çerçevesinde düzenlenebilir. TTK m. 673 ve m. 674 bu çeşitliliği açıkça düzenlemektedir.
6102 sayılı TTK Madde 673 — Düzenleme Biçimleri
(1) Poliçe bizzat düzenleyenin emrine yazılı olabileceği gibi, bizzat düzenleyen üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da düzenlenebilir.
6102 sayılı TTK Madde 674 — Yerleşim Yeri Poliçesi
(1) Poliçe, bir üçüncü kişinin nezdinde, muhatabın yerleşim yerinde veya başka bir yerde ödenmek üzere düzenlenebilir.
Faiz şartı ise yalnızca belirli vade türlerine özgü bir imkândır. TTK m. 675, faiz kaydının hangi poliçe türünde ve ne şekilde geçerli sayılacağını düzenlemiştir:
6102 sayılı TTK Madde 675 — Faiz Şartı
(1) Görüldüğünde veya görüldüğünden belirli bir süre sonra ödenmesi şart kılınan bir poliçeye, düzenleyen tarafından faiz şartı konulabilir. Diğer poliçelerde böyle bir faiz şartı yazılmamış sayılır.
(2) Faiz oranının poliçede gösterilmesi gerekir; gösterilmemiş ise faiz şartı yazılmamış sayılır.
(3) Başka bir gün belirtilmemişse, faiz, poliçenin düzenlenme gününden itibaren işler.
IV. Bedel Çatışması, İmza Bağımsızlığı ve Düzenleyenin Sorumluluğu
Poliçe bedeli üzerinde yazı ile rakam arasında ya da birden fazla gösterim arasında çelişki doğabilir. TTK m. 676 bu durumları sırasıyla çözen açık kurallar öngörmektedir:
6102 sayılı TTK Madde 676 — Bedel Çatışması
(1) Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur.
(2) Poliçe bedeli yalnız yazıyla veya yalnız rakamla birden çok gösterilmiş olup da bedeller arasında fark bulunursa, en az olan bedel geçerli sayılır.
Kambiyo hukukunun en temel ilkelerinden biri olan imza bağımsızlığı ilkesi, her imzacının yalnızca kendi taahhüdünden sorumlu olduğunu ve bir imzanın geçersizliğinin diğer imzaları etkilemeyeceğini ifade eder. TTK m. 677 bu ilkeyi açık biçimde düzenlemiştir:
6102 sayılı TTK Madde 677 — İmza Bağımsızlığı
(1) Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.
Yetkisiz temsil durumunda ise poliçeye imza atan kişinin bizzat sorumlu olacağı TTK m. 678’de hükme bağlanmıştır:
6102 sayılı TTK Madde 678 — Yetkisiz Temsil
(1) Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.
Düzenleyenin garantörlük sorumluluğu ile boş poliçe hâline ilişkin kurallar TTK m. 679 ve m. 680’de düzenlenmiştir:
6102 sayılı TTK Madde 679 — Düzenleyenin Sorumluluğu
(1) Düzenleyen, poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur. Düzenleyen, kabul edilmeme hâlinde sorumlu olmayacağını şart edebilirse de ödenmemeden sorumlu olmayacağına ilişkin kayıtlar yazılmamış sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 680 — Boş Poliçe
(1) Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.
V. Ciro
A. Genel Olarak Devir ve Ciro
Poliçe, açıkça “emre yazılı değildir” kaydı taşımadıkça ciro ve teslimle serbestçe devredilebilir. Bu temel ilke TTK m. 681’de düzenlenmiştir:
6102 sayılı TTK Madde 681 — Ciro Yoluyla Devir
(1) Her poliçe açıkça emre yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir.
(2) Düzenleyen, poliçeye “emre yazılı değildir” ibaresini veya aynı anlamı ifade eden bir kaydı koymuşsa, poliçe ancak alacağın temliki yoluyla devrolunabilir ve bu devir alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur.
(3) Ciro, poliçeyi kabul etmiş olsun veya olmasın muhataba, düzenleyene veya poliçeyle borç altına girmiş olanlardan herhangi birine yapılabilir. Bu kimseler poliçeyi yeniden ciro edebilirler.
B. Cironun Şartları ve Biçimi
Cironun geçerli olabilmesi için TTK m. 682 ve m. 683’te öngörülen koşulları taşıması gerekmektedir:
6102 sayılı TTK Madde 682 — Cironun Şartları
(1) Cironun kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Cironun bağlı tutulduğu her şart yazılmamış sayılır.
(2) Kısmi ciro batıldır.
(3) Hamiline ciro beyaz ciro hükmündedir.
6102 sayılı TTK Madde 683 — Cironun Biçimi / Beyaz Ciro
(1) Cironun poliçe veya poliçeye bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması gerekir.
(2) Lehine ciro yapılan kişinin ciroda gösterilmesine gerek olmadığı gibi, ciro, cirantanın sadece imzasından ibaret olabilir. Bu şekildeki cirolara “beyaz ciro” denir. Beyaz cironun poliçenin arkasına veya alonj üzerine yazılması gerekir.
6102 sayılı TTK Madde 684 — Cironun Hükümleri / Beyaz Cirod Hamil Hakları
(1) Ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur.
(2) Ciro beyaz ciro ise hamil;
a) Ciroyu kendi adına veya diğer bir kişi adına doldurabilir,
b) Poliçeyi yeniden beyaz olarak veya diğer belirli bir kişiye tekrar ciro edebilir,
c) Beyaz ciroyu doldurmaksızın ve poliçeyi tekrar ciro etmeksizin poliçeyi başka bir kişiye verebilir.
6102 sayılı TTK Madde 685 — Cirantanın Sorumluluğu
(1) Aksi şart edilmedikçe, ciranta poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur.
(2) Ciranta, poliçenin tekrar ciro edilmesini yasak edebilir; bu hâlde, senet sonradan kendilerine ciro edilmiş olan kişilere karşı sorumlu olmaz.
C. Meşru Hamil Karinesi ve Def’i Kesme İlkesi
Kambiyo hukukunun iki temel güvencesi, ciro zinciri üzerinden kurulan meşru hamil karinesi ile iyi niyetli hamilin def’ilere karşı korunmasıdır. TTK m. 686 ve m. 687 bu ilkeleri düzenlemektedir:
6102 sayılı TTK Madde 686 — Meşru Hamil Karinesi
(1) Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
(2) Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlüdür.
6102 sayılı TTK Madde 687 — Def’i Kesme İlkesi (Kişisel Def’ilerin Hamile Karşı İleri Sürülememesi)
(1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.
D. Özel Ciro Türleri
Kanun, standart devir cirosunun yanı sıra tahsil cirosu ve rehin cirosu olmak üzere iki özel ciro türü düzenlemektedir:
6102 sayılı TTK Madde 688 — Tahsil Cirosu (Vekâlet Cirosu)
(1) Ciro, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir.
(2) Poliçeden sorumlu olanlar, bu hâlde, ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’ileri hamile karşı dermeyan edebilirler.
(3) Tahsil cirosunun içerdiği yetki, bu yetkiyi verenin ölümü ile sona ermeyeceği gibi, onun medenî hakları kullanma ehliyetini kaybetmesiyle de ortadan kalkmaz.
6102 sayılı TTK Madde 689 — Rehin Cirosu (Teminat Cirosu)
(1) Ciro, “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.
(2) Poliçeden sorumlu olanlar, kendileriyle ciranta arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremezler; meğerki, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
6102 sayılı TTK Madde 690 — Vadenin Geçmesinden Sonra Yapılan Ciro
(1) Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak, ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur.
(2) Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır.
| Zorunlu Unsur | Eksiklik Sonucu / Karine |
|---|---|
| “Poliçe” kelimesi | Karine yok — senet poliçe sayılmaz |
| Kayıtsız şartsız ödeme havalesi | Karine yok — senet poliçe sayılmaz |
| Muhatabın adı | Karine yok — senet poliçe sayılmaz |
| Vade | Görüldüğünde ödenecek sayılır (TTK m. 672/2) |
| Ödeme yeri | Muhatabın adı yanındaki yer esas alınır (TTK m. 672/3) |
| Lehtarın adı | Karine yok — senet poliçe sayılmaz |
| Düzenlenme tarihi ve yeri | Yer için: düzenleyenin adı yanındaki yer (TTK m. 672/4) |
| Düzenleyenin imzası | Karine yok — senet poliçe sayılmaz |
VI. Kabul
A. Kabulün Anlamı ve Kabule Arz
Muhatap, poliçeyi kabul etmekle bedelini vadede ödemeyi taahhüt etmiş olur ve asıl borçlu konumuna geçer. Poliçe, vadeye kadar muhatabın yerleşim yerinde kabule arz edilebilir (TTK m. 691). Kabule arz usulü ve koşulları TTK m. 692–695 arasında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK Madde 692 — Kabule Arz Koşulları
(1) Düzenleyen, bir süre belirleyerek veya belirlemeden poliçenin kabule arz edilmesini şart koşabilir.
(2) Düzenleyen, üçüncü bir kişinin yerleşim yerinde veya muhatabın yerleşim yerinden başka bir yerde ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi gereken poliçeler hariç olmak üzere, poliçenin kabule arzını menettiğini poliçeye yazabilir.
(3) Düzenleyen, poliçenin belirli bir tarihten önce kabule arz edilmemesini de şart koşabilir.
(4) Düzenleyen, poliçenin kabule arzını menetmiş olmadıkça, bir süre koyarak veya koymayarak, her ciranta poliçenin kabule arzını şart koşabilir.
6102 sayılı TTK Madde 693 — Kabule Arz Süresi
(1) Görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart kılınan poliçelerin, düzenlenme gününden itibaren bir yıl içinde kabule arz edilmesi gerekir.
(2) Düzenleyen bu süreyi kısaltabileceği gibi, daha uzun bir süre de şart koşabilir.
(3) Cirantalar kabule arz sürelerini kısaltabilirler.
B. Kabul Beyanı ve Kısmi Kabul
6102 sayılı TTK Madde 695 — Kabul Beyanının Şekli
(1) Kabul beyanı poliçe üzerine yazılır ve “kabul edilmiştir” veya buna eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve muhatap tarafından imzalanır. Muhatabın, poliçenin ön yüzüne yalnız imzasını koyması kabul hükmündedir.
(2) Poliçenin, görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart edilmiş olduğu veya özel bir şart gereğince belirli bir süre içinde kabule arz edilmesi gerektiği takdirde, hamil ibraz günü tarihinin atılmasını istemedikçe, kabul hangi gün gerçekleşmişse poliçeye o günün tarihi atılır. Tarih atılmamış olduğu takdirde, hamil cirantalarla düzenleyene karşı başvurma haklarını koruyabilmek için bu eksikliği zamanında düzenlenecek bir protesto ile tespit ettirmek zorundadır.
6102 sayılı TTK Madde 696 — Kısmi Kabul
(1) Kabul, kayıtsız şartsız olmalıdır; fakat muhatap kabulü poliçe bedelinin bir kısmı ile sınırlayabilir.
(2) Kabul beyanı, bundan başka noktalarda poliçe içeriğinden farklı olursa, poliçe kabul edilmemiş sayılır. Bununla beraber kabul eden, kabul beyanındaki şartlar çerçevesinde sorumludur.
C. Kabul Eden Muhatabın Sorumluluğu ve Kabulden Cayme
6102 sayılı TTK Madde 698 — Kabul Edenin Sorumluluğu
(1) Muhatap, poliçeyi kabul etmekle bedelini vadede ödemeyi taahhüt etmiş olur.
(2) Ödememe hâlinde hamil, düzenleyen dahi olsa, poliçeden dolayı 725 ve 726 ncı maddeler gereğince istenebilecek her şeyi kabul edenden doğrudan doğruya isteme hakkını haizdir.
6102 sayılı TTK Madde 699 — Kabulden Cayma
(1) Muhatap poliçe üzerindeki kabul şerhini poliçeyi geri vermeden önce çizmiş olursa kabulden kaçınmış sayılır. Kabul şerhinin, poliçenin geri verilmesinden önce çizilmiş olduğu, aksi ispatlanıncaya kadar karinedir.
(2) Bununla beraber, muhatap hamile veya poliçede imzası bulunan bir kişiye poliçeyi kabul ettiğini yazı ile bildirmişse, bunlara karşı kabul beyanı çerçevesinde sorumlu olur.
VII. Aval
Aval, poliçe bedelinin tamamen veya kısmen ödeneceğini garanti eden bir kişisel teminattır. Bono ve çekte de uygulama alanı bulan bu kurum, poliçe hukukunda TTK m. 700–702 arasında düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK Madde 700 — Aval Teminatı
(1) Poliçede bedelin ödenmesi, aval suretiyle tamamen veya kısmen teminat altına alınabilir.
(2) Bu teminat, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir.
6102 sayılı TTK Madde 701 — Aval Şerhinin Biçimi
(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır.
(2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır.
(3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.
(4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 702 — Aval Verenin Sorumluluğu ve Avalin Bağımsızlığı
(1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.
(2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir.
(3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder.
TTK m. 702/2’de düzenlenen avalin bağımsızlığı ilkesi, Türk kambiyo hukukunun en önemli düzenlemelerinden biridir: Asıl borç, şekle ilişkin bir noksanlık dışındaki herhangi bir nedenle batıl olsa bile avalistin taahhüdü geçerliliğini korumaya devam eder. Bu ilke, avalin kefaletten ayrışmasını sağlayan temel ölçüttür.
VIII. Vade Türleri ve Hesaplanması
TTK m. 703, poliçede kullanılabilecek dört vade türünü sınırlı sayıda belirlemiştir. Bu türler dışında belirlenen vadeler ya da birden fazla vadeyi bir arada içeren poliçeler batıl sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 703 — Vade Türleri
(1) Bir poliçe;
a) Görüldüğünde,
b) Görüldükten belirli bir süre sonra,
c) Düzenlenme gününden belirli bir süre sonra,
d) Belirli bir günde,
ödenmek üzere düzenlenebilir.
(2) Vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden çeşitli vadeleri gösteren poliçeler batıldır.
6102 sayılı TTK Madde 704 — Görüldüğünde Ödenecek Poliçe
(1) Görüldüğünde ödenmek üzere düzenlenen poliçe ibrazında ödenir. Böyle bir poliçenin düzenlenme gününden itibaren bir yıl içinde ödenmesi için ibrazı gerekir. Düzenleyen bu süreyi kısaltabileceği gibi, daha uzun bir süre de belirleyebilir. İbraz süreleri cirantalar tarafından kısaltılabilir.
(2) Düzenleyen, görüldüğünde ödenecek bir poliçenin belirli bir günden önce ödenmek üzere ibraz edilmeyeceği hakkında şart koyabilir. Bu takdirde ibraz süresi o tarihten başlar.
6102 sayılı TTK Madde 706 — Ay ve Süre Hesabı
(1) Düzenlenme gününden veya görüldükten bir veya birkaç ay sonra ödenmek üzere düzenlenen bir poliçenin vadesi, ödemenin yapılması gereken ayın o günün karşılığı olan gününde gelmiş olur. Karşılığı olan gün bulunmadığı takdirde vade o ayın son günü gelmiş olur.
(2) Bir poliçe, düzenlenme gününden veya görüldükten bir buçuk ay veya birkaç ay veya yarım ay sonra ödenmek üzere düzenlendiği takdirde, ilk önce tam aylar hesap edilir.
(3) Vade olarak bir ayın başı, ortası veya sonu gösterilmişse, bunlardan ayın birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri anlaşılır.
(4) “Sekiz gün” veya “onbeş gün” ibarelerinden bir veya iki hafta değil, gerçek olarak sekiz veya onbeş günlük bir süre anlaşılır.
(5) “Yarım ay” ibaresi onbeş günlük bir süreyi ifade eder.
| Ciro Türü | Şerh Örneği | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|
| Tam Devir Cirosu | Şerh gerekmez | Poliçeden doğan tüm haklar devredilir |
| Beyaz Ciro | Yalnızca imza | Hamil dilerse adını doldurur, yeniden ciro eder veya teslim eder |
| Tahsil Cirosu | “Bedeli tahsil içindir” / “Vekâleten” | Tüm haklar kullanılır; yeniden ciro ancak tahsil cirosu olarak yapılabilir |
| Rehin Cirosu | “Bedeli teminattır” / “Bedeli rehindir” | Tüm haklar kullanılır; hamil tarafından yapılan ciro tahsil cirosu sayılır |
IX. Ödeme
Ödeme süreci, hamil ile muhatap arasındaki temel yükümlülüğü yerine getiren aşamadır. TTK m. 708–712 ödemenin usul ve esaslarını düzenlemektedir.
6102 sayılı TTK Madde 708 — Ödeme için İbraz Süresi
(1) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin hamili, poliçeyi ödeme gününde veya onu izleyen iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz etmelidir.
(2) Poliçenin bir takas odasına ibrazı, ödeme için ibraz yerine geçer.
6102 sayılı TTK Madde 709 — Kısmi Ödeme
(1) Muhatap, poliçeyi öderken hamil tarafından bir ibra şerhi yazılarak poliçenin kendisine verilmesini isteyebilir.
(2) Hamil kısmi ödemeyi reddedemez.
(3) Kısmi ödeme hâlinde muhatap bu ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini isteyebilir.
6102 sayılı TTK Madde 710 — Erken Ödeme ve Borcun Sona Ermesi
(1) Poliçenin hamili, vadeden önce ödemeyi kabulle yükümlü değildir.
(2) Vadeden önce ödeyen muhatap, bundan doğacak tehlike kendisine ait olmak üzere hareket etmiş olur.
(3) Hile veya ağır bir kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir.
6102 sayılı TTK Madde 711 — Yabancı Para ile Ödeme
(1) Poliçenin, ödeme yerinde rayici olmayan bir para ile ödeneceği şart koşulduğu takdirde, bedeli, vade günündeki değerine göre o ülke parasıyla ödenebilir. Borçlu, ödemede geciktiği takdirde, hamil poliçe bedelinin dilerse vade günündeki, dilerse ödeme günündeki kura göre ülke parasına dönüştürülerek ödenmesini isteyebilir.
(2) Kanuni rayici olmayan paranın değeri, ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenir. Bununla beraber, düzenleyen, ödenecek paranın poliçede yazılı belirli bir rayice göre hesap edilmesini şart edebilir.
(3) Düzenleyen, ödemenin belirli bir para ile yapılmasını (aynen ödemeyi) şart koşmuş ise birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz.
(4) Poliçe bedeli, düzenlenme ve ödeme yeri olan ülkelerde aynı adı taşıyan, fakat değerleri birbirinden farklı olan para ile gösterildiği takdirde ödeme yerindeki para kastedilmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 712 — Tevdi Hakkı
(1) Bir poliçe 708 inci maddede öngörülen süre içinde ödeme için ibraz edilmediği takdirde borçlu, gideri ve riski hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini bir bankaya tevdi edebilir.
X. Başvurma Hakkı ve Protesto
A. Başvurma Hakkının Doğumu
Poliçe bedelinin ödenmemesi hâlinde hamil, poliçe ilişkisinden borçlu olan tüm kişilere başvurabilir. TTK m. 713, başvurma hakkının hem vadede hem de vadeden önce hangi koşullarda doğacağını düzenlemiştir:
6102 sayılı TTK Madde 713 — Başvurma Hakkı
(1) Vadede poliçe ödenmemişse hamil, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabilir.
(2) Hamil;
a) Kabulden tamamen veya kısmen kaçınılmış,
b) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap iflas etmiş veya bir ilamla ispatlanmamış olsa da sadece ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış veya
c) Kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmiş,
olursa vadenin gelmesinden önce de aynı başvurma hakkını haizdir.
B. Protesto: Usul ve Zorunluluk
Başvurma hakkının kullanılabilmesi için kural olarak kabul etmeme veya ödememe protestosunun noter aracılığıyla düzenlenmiş olması gerekmektedir. Protesto usulü TTK m. 714–721 arasında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK Madde 714 — Protesto Zorunluluğu ve Süresi
(1) Kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur.
(2) Kabul etmeme protestosunun, kabule arz için belirli olan süre içinde çekilmesi gerekir.
(3) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur.
(4) Kabul etmeme protestosu çekilmiş olması hâlinde ödeme için poliçeyi ibraz etmeye gerek olmadığı gibi, ödememe protestosu çekmeye de ihtiyaç yoktur.
(5) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın muhatap, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış ise, hamil başvurma haklarını ancak poliçenin ödenmesi için muhataba ibrazından ve protestonun çekilmesinden sonra kullanabilir.
(6) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap veya kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmişse, iflas ilamının ibrazı, başvurma hakkının kullanılması için yeterlidir.
6102 sayılı TTK Madde 715 — Protestonun Noterlikçe Düzenlenmesi
(1) Protestonun 716 ncı maddede belirtilen şekil ve surette noterlikçe düzenlenmesi gerekir.
6102 sayılı TTK Madde 716 — Protesto Belgesi İçeriği
(1) Protesto;
a) Protestoyu çeken ve kendisine protesto çekilen kişilerin adlarını veya ticaret unvanlarını,
b) Kendisine protesto çekilen kişinin, poliçeden doğan taahhüdünü yerine getirmeye davet edildiği hâlde, taahhüdünü ifa etmemiş, kendisi bulunamamış veya ticaret yerinin ya da konutunun belirlenememiş olduğuna ilişkin bir şerhi,
c) Sözü geçen davetin yapıldığı veya davet teşebbüsünün sonuçsuz kaldığı yer ve güne ait bir şerhi ve
d) Protestoyu düzenleyen noterin imzasını,
içerir.
(2) Kısmi ödeme protestoda belirtilir.
(3) Kabul için kendisine bir poliçe ibraz edilmiş olan muhatap, poliçenin ertesi günü tekrar ibrazını istemiş ise bu durum da protestoya yazılır.
C. “Gidersiz/Protestosuz” Kaydı
6102 sayılı TTK Madde 722 — Protestodan Muafiyet Kaydı
(1) Düzenleyen, ciranta veya aval veren kişi, senet üzerine “gidersiz”, “protestosuz” kayıtlarını ya da bunlara eş anlamlı diğer herhangi bir ibareyi yazıp imzalayarak, hamili başvurma hakkını kullanmak için kabul etmeme veya ödememe protestosu düzenleme yükümünden kurtarabilir.
(2) Bu kayıt, hamili, poliçeyi süresinde ibraz etmek ve gereken ihbarları yapmak yükümlülüklerinden kurtarmaz. Sürelere uyulmadığını ispat, bunu hamile karşı ileri süren kişiye düşer.
(3) Bu kayıt poliçeyi düzenleyen tarafından yazılmış ise, poliçeden dolayı borç altına girmiş olanların hepsi hakkında geçerli olur; bir ciranta veya aval veren kişi tarafından yazıldığı takdirde, hüküm yalnız ona uygulanır. Düzenleyen tarafından yazılan kayda rağmen hamil yine protesto çekerse giderler kendisine ait olur.
(4) Kayıt bir ciranta veya aval veren kişi tarafından konduğu takdirde, bu kayda rağmen çekilmiş olan bir protestonun gerektirdiği giderleri, poliçeden dolayı borç altına girenlerin hepsi tazminle yükümlüdür.
D. İhbar Yükümlülüğü
6102 sayılı TTK Madde 723 — İhbar Yükümlülüğü ve Süreler
(1) Hamil, protesto gününü veya poliçede “gidersiz” kaydı mevcut ise, ibraz gününü izleyen dört iş günü içinde, kabul etmeme veya ödememe hâllerini, kendi cirantasına ve düzenleyene ihbar etmek zorundadır.
(2) Her ciranta aldığı ihbarı, bunları aldığı günü izleyen iki iş günü içinde önceki ihbarları yapan kişilerin adlarını ve adreslerini de göstermek suretiyle, kendi cirantasına ihbar eder. Düzenleyene varıncaya kadar bu sıra dâhilinde hareket edilir. Süreler önceki ihbarın alındığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
(3) Poliçede imzası bulunan bir kişiye ikinci fıkra gereğince ihbarda bulunulduğu takdirde, kendisine aval veren kişiye de aynı süre içinde bu ihbarın yapılması gerekir.
(4) Bir ciranta adresini hiç yazmamış veya okunması mümkün olmayacak surette yazmış ise, ihbarın ondan önceki cirantaya yapılması yeterlidir.
(5) İhbarı yapacak olan kişi bunu noter aracılığıyla veya sadece poliçenin iadesi yoluyla yapabilir.
(6) İhbarı yapmakla yükümlü olan kişi bunu belirli süre içinde yaptığını ispat etmek zorundadır.
(7) Birinci ve ikinci fıkralarda gösterilen süreler içinde ihbarname göndermeyen kişi başvurma hakkını kaybetmezse de ihmalinden doğan zarardan sorumlu olur. Ancak, bu zarara ilişkin tazminat borcu poliçe bedeliyle sınırlıdır.
E. Müteselsil Sorumluluk ve Başvurma Miktarı
6102 sayılı TTK Madde 724 — Müteselsil Sorumluluk
(1) Bir poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludurlar.
(2) Hamil, bunların borçlanmadaki sıraları ile bağlı olmaksızın her birine veya bunlardan bazılarına ya da hepsine birden başvurabilir.
(3) Poliçeden dolayı borç altına girmiş olup da poliçeyi ödemiş bulunan herkes aynı hakkı kullanabilir.
(4) Hamil borçlulardan yalnız birine başvurmakla, diğer borçlularla ilk önce başvurduğu borçludan sonra gelenlere karşı haklarını kaybetmez.
6102 sayılı TTK Madde 725 — Hamil Tarafından İstenebilecek Tutar
(1) Hamil başvurma yoluyla;
a) Poliçenin kabul edilmemiş veya ödenmemiş olan bedelini ve şart kılınmışsa işlemiş faizi,
b) Vadenin gelmesinden itibaren işleyecek faizi,
c) Protestonun ve hamil tarafından tebliğ olunan ihbarların giderleriyle diğer giderleri ve
d) Poliçe bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini,
isteyebilir.
(2) Başvurma hakkı vadenin gelmesinden önce kullanılırsa, poliçe bedelinden bir iskonto yapılır. Bu iskonto başvurma tarihinde hamilin yerleşim yerinde geçerli olan resmî iskonto oranına göre hesap edilir.
6102 sayılı TTK Madde 726 — Ödeyen Ciranta Tarafından İstenebilecek Tutar
(1) Poliçe bedelini ödemiş olan kişi kendisinden önce gelen borçlulardan;
a) Ödemiş olduğu tutarın tamamını,
b) Ödeme tarihinden itibaren bu tutarın faizini,
c) Yaptığı giderleri ve
d) Poliçe bedelinin binde ikisini aşmamak üzere komisyon ücretini,
isteyebilir.
XI. Zamanaşımı
Poliçeden doğan alacaklar, tarafların sıfatına ve alacağın yöneldiği kişiye göre farklı zamanaşımı sürelerine tabidir. TTK m. 749–750 bu süreleri ve kesilme sebeplerini düzenlemektedir.
6102 sayılı TTK Madde 749 — Zamanaşımı Süreleri
(1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
6102 sayılı TTK Madde 750 — Zamanaşımının Kesilmesi
(1) Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir.
| Vade Türü | İbraz / Hesap Esası | Yasal Süre |
|---|---|---|
| Görüldüğünde | İbrazında derhal ödenir | Düzenlenme tarihinden itibaren 1 yıl içinde ibraz (TTK m. 704) |
| Görüldükten belirli süre sonra | Kabul şerhi tarihi veya protesto tarihi | Düzenlenme tarihinden itibaren 1 yıl içinde kabule arz (TTK m. 693) |
| Düzenlenme gününden belirli süre sonra | Düzenleme tarihi esas alınır | Ay/gün hesabı TTK m. 706 uyarınca yapılır |
| Belirli bir günde | Takvimsel tarih; takvim farkında ödeme yeri takvimi geçerli | Vade günü + izleyen 2 iş günü içinde ibraz (TTK m. 708) |
Zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile sebepsiz zenginleşme talebi yaşatılabilir. TTK m. 732 uyarınca, zamanaşımı nedeniyle poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş olan düzenleyen ve kabul eden, hamile karşı zararına zenginleşmiş oldukları ölçüde borçlu kalmaya devam eder; bu istemin zamanaşımı ise poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen tarihten itibaren bir yıldır.
XII. Özellikli Durumlar
A. Metin Değişikliği
6102 sayılı TTK Madde 748 — Metin Değişikliği
(1) Bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar.
Bu kural, metin değişikliğinin zaman ekseninde nasıl işlediğini belirler: Değişiklikten önceki imza sahipleri eski metni, sonraki imza sahipleri yeni metni kabul etmiş sayılır.
B. Araya Girme Yoluyla Kabul ve Ödeme
Poliçe ilişkisinde herhangi bir borçlunun lehine üçüncü kişilerin devreye girmesi, “araya girme” kurumu aracılığıyla mümkündür. TTK m. 734–737 bu kurumu düzenlemektedir. Araya giren kişi, poliçeyi kabul veya ödeyebilir; bu şekilde hareket etmekle lehine araya girdiği borçlunun tüm yükümlülüklerini üstlenir ve poliçeden doğan hakları kazanır.
C. Mücbir Sebep
6102 sayılı TTK Madde 731 — Mücbir Sebep
(1) Kanunen belirli olan süreler içinde poliçenin ibrazı veya protesto düzenlenmesi, bir devletin mevzuatı veya herhangi bir mücbir sebep gibi aşılması imkânsız bir engel nedeniyle gerçekleştirilememişse, bu işlemler için belirli olan süreler uzatılır.
(4) Mücbir sebepler vadenin gelmesinden itibaren otuz günden çok sürerse, poliçenin ibrazına ve protesto çekmeye gerek olmaksızın başvurma hakkı kullanılabilir.
(5) Görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart olan poliçeler hakkında otuz günlük süre, hamilin kendi cirantasına mücbir sebebi ihbar ettiği tarihten itibaren işler.
XIII. Temel Kambiyo Hukuku İlkeleri: Özet
Poliçe pratiğini ve yorumunu yönlendiren temel ilkeler, mevzuat hükümleri arasındaki bütünlüğü sağlar. Bu ilkelerin bilinmesi, hem dava stratejisi kurulmasında hem de senet düzenlenirken kritik önem taşır.
| Alacaklı / Borçlu | Süre | Başlangıç Tarihi |
|---|---|---|
| Hamilin kabul edene (muhataba) karşı istemi | 3 yıl | Vade tarihi |
| Hamilin ciranta ve düzenleyene karşı istemi | 1 yıl | Protesto tarihi veya vade tarihi (“gidersiz” kaydında) |
| Cirantanın diğer ciranta ve düzenleyene karşı istemi | 6 ay | Ödeme tarihi veya dava tarihi |
Yasal Dayanak: Bu makalede yer alan bilgiler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 671–750. maddeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Poliçeye ilişkin hükümler; TTK m. 671 (zorunlu unsurlar), m. 681–690 (ciro), m. 691–699 (kabul), m. 700–702 (aval), m. 703–712 (vade ve ödeme), m. 713–731 (başvurma hakkı ve protesto) ile m. 749–750 (zamanaşımı) kapsamında düzenlenmiştir.
| İlke | Açıklaması | Yasal Dayanağı |
|---|---|---|
| Soyutluk İlkesi | Poliçe, temel hukuki ilişkiden bağımsızdır; kişisel def’iler hamilé karşı ileri sürülemez | TTK m. 687 |
| İmza Bağımsızlığı | Her imzacı kendi taahhüdünden bağımsız olarak sorumludur | TTK m. 677 |
| Müteselsil Sorumluluk | Tüm imzacılar hamilé karşı birlikte ve tek tek sorumludur; sıra gzetilmez | TTK m. 724 |
| Meşru Hamil Koruması | Düzenli cirolar silsilesini taşıyan kişi, kötüniyeti kanıtlanmadıkça yetkili hamil sayılır | TTK m. 686 |
| Kısmi Ödeme Zorunluluğu | Hamil kısmi ödemeyi reddedemez; muhatap kısmi ödemeyi senet üzerine yazdırabilir | TTK m. 709 |
| Avalin Bağımsızlığı | Asıl borç şekle aykırılık dışında batıl olsa bile aval geçerliliğini korur | TTK m. 702/2 |

💬Yorumlar ve Katkılar0 katkı
✎ Yorum / katkı ekle