Acele Kamulaştırma
Acele kamulaştırma, kamu yararının gecikmeye tahammül etmeyen zorunlu hâller doğurduğu durumlarda, taşınmazın bedelinin tespiti ve idare adına el koyma sürecinin olağan kamulaştırma prosedürüne göre daha hızlı işletilmesini ifade…
Acele kamulaştırma, kamu yararının gecikmeye tahammül etmeyen zorunlu hâller doğurduğu durumlarda, taşınmazın bedelinin tespiti ve idare adına el koyma sürecinin olağan kamulaştırma prosedürüne göre daha hızlı işletilmesini ifade eder. Bu kurum, mülkiyet hakkını ortadan kaldıran değil; kamu hizmeti veya kamu yararı gerekçesiyle mülkiyetin idareye geçirilmesini hızlandıran istisnai bir kamulaştırma yoludur.
Acele kamulaştırmada esas sorun, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki dengenin korunmasıdır. İşlemin acelelik şartına dayanması, idareye sınırsız bir takdir alanı vermez; acelelik gerekçesinin somut, zorunlu ve denetlenebilir olması gerekir.
Acele kamulaştırma, idare hukuku ve taşınmaz hukuku uygulamasında görülür. Özellikle altyapı, savunma, afet, enerji, ulaşım ve geniş kamu hizmeti projelerinde gündeme gelir. Malikin itiraz, bedel tespiti ve yargısal denetim hakları ortadan kalkmaz; yalnızca kamu yararı gerekçesiyle sürecin bazı aşamaları hızlandırılmış olur.
Acele kelimesi Arapça عجل kökünden gelir; çabukluk, gecikmeden yapılma ve sürat anlamlarını taşır. Kamulaştırma ise Türkçe kamu kelimesi ile fiil yapım eklerinden oluşan modern hukuk terimidir. Osmanlıca ve erken Cumhuriyet hukuk dilinde bu alana yakın olarak istimlâk / استملاك kelimesi kullanılmıştır; istimlâk, bir taşınmazın kamu yararı amacıyla mülkiyetinin alınması anlamındadır.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Enerji projeleri gibi sektörel uygulamalarda acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesi, olağan kamulaştırma usulüne göre malikin mülkiyet hakkını daha fazla kısıtlar mı?
Acele kamulaştırma yöntemi, enerji projeleri gibi sektörel uygulamalarda malikin mülkiyet hakkını olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve yoğun bir şekilde kısıtlar. Yargı kararlarına göre bu yöntemin etkisi şu şekildedir:
Sonuç olarak, acele kamulaştırma malikin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmasa da, taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini olağan sürece göre çok daha hızlı ve keskin bir şekilde kısıtlamaktadır.
Özetle; idare, tarım arazisi vasfındaki bir taşınmaz için acele kamulaştırma usulünü işletmeden önce, söz konusu arazinin tarım dışı amaçla kullanılabileceğine dair yasal izinleri tamamlamış olmalıdır. Bu usuli güvence, tarım arazilerinin korunması ve kamu yararının dengelenmesi açısından kritik önem taşır.
Yargıtay, 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/168, K. 2013/2205, T. 21.02.2013
Davacı ... Arama ve Üretim A.Ş. ile davalılar ... vd. aralarındaki Kamulaştırma Yasasının 27. maddesi uyarınca acele el koyma davasına dair Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2012 günlü ve 2012/98-29 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 15.10.2012 günlü ve 2012/10802-11245 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekilleri dava dilekçesinde; Hatay ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 7940 nolu parselin 3709,60 m²'lik bölümünün 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele el konulabilmesi için kıymet takdiri yapılmasını istemiş, mahkemece 14.09.2004 gün ve 2004/7892 sayılı Bakanlar Kurulu kararından söz edilerek 2942 sayılı Kanunun 27. maddesine göre yapılacak acele kamulaştırmada yetkinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunda bulunduğu, bu kurum tarafından herhangi bir talep olmadığı, istemin, lisans alan şirket tarafından yapıldığı, şirketin böyle bir davayı açma yetkisi bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca yapılan başvurular sonucu mahkemece talebin kabulüne ilişkin olarak verilen kararlara karşı kural olarak temyiz yoluna başvurulamayacağı Yargıtay uygulamalarıyla kabul edilmektedir. 27. madde kapsamındaki istemlerin reddine ilişkin olarak mahkemece verilen kararlar ise kişilere yasa ile verilmiş bir hakkı tamamen ortadan kaldırıcı bir mahiyet arzettiğinden, bu tür kararların yerinde olup olmadığını inceleme amacıyla yapılan temyiz başvuruları kabul edilip temyiz incelemesi yapılmasında yasal bir zorunluluk bulunmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Davacı ... Petrol Arama ve Üretim A.Ş'nin, XIII nolu Hatay Petrol Bölgesinde bulunan AR/ARR4396 hak sıra numaralı petrol arama ruhsatına sahip olduğu, bu ruhsatın 02.05.2008 günü Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 5632 sayılı Petrol Kanunu uyarınca petrol siciline kaydedildiği ve bu durumun Resmi Gazetede yayımlandığı, şirketin petrol arama faaliyetlerine devam edebilmesi ve üretimin kesilmemesi için ruhsatlı sahada acele kamulaştırma yapmak üzere 2942 sayılı Kanunun 27. maddesine göre vekili aracılığıyla dava açtığı, 5632 sayılı Yasa uyarınca yapılan başvurunun yasaya aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Acele kamulaştırma, 6830 sayılı İstimlak Kanununun 27. maddesinde, bu Kanunun yürürlükten kaldırılması üzerine bunun yerine yürürlüğe girmiş bulunan 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun da 27. maddesinde aynı şekilde düzenlenmiş bir kamulaştırma çeşididir.
Yürürlükte bulunan 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi üç halde acele kamulaştırmaya imkan tanımaktadır. Bunlardan birincisi işin 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına ilişkin bulunması, ikincisi; aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınmış işlerle ilgili olması, üçüncüsü ise özel Kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılması hallerine taallük etmesi halidir.
Somut olaya gelince; davacı, 16.03.1954 gün ve 6326 sayılı Petrol Kanunu hükümleri uyarınca petrol arama ruhsatına sahip bir şirkettir. Bu Kanunun 87. maddesine göre kamulaştırma yoluyla arazi kazanma hakkına sahiptir. Bakanlar Kurulunun 14.06.1978 gün ve 7/15761 sayılı kararı ile Ülkemizin enerji, ulaşım, sanayi ve milli savunma gereksinmeleri bakımından hayati önemde stratejik bir madde olan petrolün, Petrol Yasasının 2'nci maddesinde yazılı olduğu gibi milli menfaatlere uygun olarak hızla, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini sağlamak amacıyla girişilen ve sözü geçen Yasanın 3/8. maddesinde tanımlanan işlemleri içeren petrol ameliyelerinin yapılabilmesi için gerekli olan taşınmazların petrol hakkı sahibi tüzel kişiler lehine aynı Kanunun 87. maddesi ve 6830 sayılı İstimlak Kanununun hükümleri çerçevesinde yapılacak kamulaştırmalarında mustaceliyet bulunduğunun saptanması nedeniyle, bu kamulaştırmalarda İstimlak Kanununun 27. maddesindeki yöntemin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bakanlar Kurulunca alınan bu mustaceliyet (acelecilik) kararı, tüm Türkiyede 6326 sayılı Petrol Kanunu kapsamına giren ve yapılmasına ilgililerince gerek görülen acele kamulaştırmaları da içermektedir. Öte yandan 2942 sayılı Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrası; 07.03.1954 gün ve 6326 sayılı Petrol Kanunu ile bu Kanunda yapılan değişikliklerin yürürlükte bulunduğunu, 41. madde ise; diğer Kanunlarda İstimlak Kanununa veya belli maddelerine yapılan atıfların bu Kanuna (Kamulaştırma Kanununa) veya bu Kanunun aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerine yapılmış sayılacağını hüküm altına almıştır. Böylece bu kanun kapsamındaki kamulaştırmalara aynen devam edileceğini bilhassa vurgulama ihtiyacını duymuştur.
Yerel mahkemenin red kararına gerekçe yaptığı 14.09.2004 gün ve 2004/7892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca yapılacak kamulaştırmalara ilişkin bulunmaktadır. Enerji sektöründe iş yapan bir çok kamu kuruluşu ile ilgili olarak değişik zamanlarda Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak Bakanlar Kurulunca verilmiş acele kamulaştırmaya yetki kararlarının bulunduğu bilinmektedir. Sözü edilen karar da bunlardan bir tanesidir. Petrol Kanununun 87. maddesi özel sektöre ait petrol arama şirketlerine acele kamulaştırmalar da dahil olmak üzere kamulaştırma yapma yetkisi verdiğine, bu gerçek ve tüzel kişilere Bakanlar Kurulunca da acele kamulaştırma yapma yetkisi tanıdığına göre mahkemece, verilen kararın bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 15.10.2012 gün ve 2012/10802-11245 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca yapılacak kamulaştırmalarla ilgili olarak Bakanlar Kurulunca alınan acele kamulaştırma kararının, Petrol Kanunu uyarınca yapılacak kamulaştırmalarda petrol arama hakkı sahibi özel ve tüzel kişilere tanınan hakları ortadan kaldırması mümkün bulunmadığından, yerel mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle istem gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.