Aciz Vesikası
Aciz vesikası, icra takibinde alacaklının alacağını tamamen tahsil edememesi hâlinde, tahsil edilemeyen kısım bakımından borçlunun aczini gösteren belgedir.
Aciz vesikası, icra takibinde alacaklının alacağını tamamen tahsil edememesi hâlinde, tahsil edilemeyen kısım bakımından borçlunun aczini gösteren belgedir. Bu belge, borcun ortadan kalktığını değil; takip sonunda alacağın mevcut haciz ve tahsil imkânlarıyla karşılanamadığını gösterir.
Aciz vesikası, alacaklıya borçlunun ileride mal edinmesi hâlinde yeniden takip imkânı sağlayan ve borçlunun ödeme güçsüzlüğünü belgeleyen bir takip hukuku aracıdır. Bu yönüyle alacağın varlığı ile tahsil kabiliyeti arasındaki farkı görünür kılar.
Aciz vesikası, özellikle haciz yoluyla takiplerde borçlunun malvarlığının alacağı karşılamaya yetmediği durumlarda gündeme gelir. Alacaklı, bu belgeye dayanarak ileride borçlunun malvarlığında artış olması hâlinde yeniden tahsil yoluna başvurabilir. Belgenin kesin veya geçici nitelikte olması, takip aşamasına ve borçlunun malvarlığı durumuna göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Terim iki unsurdan oluşur. Aciz, Arapça عجز (acz) kökünden gelir ve güç yetirememe, ödeme iktidarından yoksunluk anlamı taşır. Vesika ise Arapça وثيقة (vesîka) kelimesinden gelir; belge, sağlam dayanak, güvenilir kayıt anlamındadır. Osmanlı Türkçesinde عجز وثيقهسی / acz vesikası biçiminde karşılanan yapı, kelime anlamı itibarıyla “borçlunun ödeme güçsüzlüğünü gösteren belge” demektir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Aciz Vesikası - Düzenlenme Şartları
Aciz vesikasının düzenlenebilmesi için temel olarak:
gerekir.
İİK m. 143’e göre icra dairesi, şartlar oluştuğunda kalan miktar için hemen aciz vesikası düzenler. Bu belge hem alacaklıya hem de borçluya verilir; ayrıca sicile gönderilir.
Aciz Vesikası - Hukuki Sonuçları
Aciz vesikasının doğurduğu en önemli sonuçlar şunlardır:
1. Alacaklının elini güçlendirir
Aciz vesikası, alacaklının borcun kalan kısmı için bazı özel takip ve dava imkanlarını kullanabilmesini sağlar.
2. İcra takibinde yeniden ödeme emri zorunluluğunu kaldırabilir
Alacaklı, aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde yeniden takip başlatırsa yeniden ödeme emri tebliğine gerek olmayabilir.
3. Faiz bakımından özel sonuç doğurur
İİK m. 143’e göre aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Ayrıca kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bakımından da rücu ilişkisini etkileyen sonuçlar doğar.
4. Zamanaşımı bakımından özel süre öngörülür
Borç, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bu, genel borç ilişkilerinden ayrı ve önemli bir hükümdür.
5. Sicile işlenir ve aleniyet kazanır
Aciz vesikası sicili alenidir. Menfaati bulunan kişiler sicilde kayıt olup olmadığını ve kaydın kapsamını öğrenebilir. Bu, özellikle kredi ilişkileri, ticari güven ve risk değerlendirmesi bakımından önemlidir.
6. Sicilden terkin edilebilir
Borç tamamen ödenirse, icra takibi batıl veya iptal edilmişse, borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabitse ya da alacaklı takibi geri almışsa sicil kaydı silinir.
Aciz Vesikası - İflas Hukukundaki Yeri
İflas tasfiyesinde de alacaklının alacağını tam alamaması halinde aciz vesikası düzenlenebilir. İİK m. 251, iflas masasından dağıtım yapılırken alacağını tamamen alamayan alacaklılara ödenmeyen miktar için aciz vesikası verilmesini düzenler. Bu hâlde de m. 143’teki hukuki sonuçlar kural olarak uygulanır. Ancak iflas hukukunun kendine özgü bazı sınırlamaları vardır; örneğin müflis hakkında yeni mal iktisap etmedikçe yeniden takip yapılamaması gibi.