Aciz Vesikası
Aciz vesikası, icra takibinde alacaklının alacağını tamamen tahsil edememesi hâlinde, tahsil edilemeyen kısım bakımından borçlunun aczini gösteren belgedir.
Aciz vesikası, icra takibinde alacaklının alacağını tamamen tahsil edememesi hâlinde, tahsil edilemeyen kısım bakımından borçlunun aczini gösteren belgedir. Bu belge, borcun ortadan kalktığını değil; takip sonunda alacağın mevcut haciz ve tahsil imkânlarıyla karşılanamadığını gösterir.
Aciz vesikası, alacaklıya borçlunun ileride mal edinmesi hâlinde yeniden takip imkânı sağlayan ve borçlunun ödeme güçsüzlüğünü belgeleyen bir takip hukuku aracıdır. Bu yönüyle alacağın varlığı ile tahsil kabiliyeti arasındaki farkı görünür kılar.
Aciz vesikası, özellikle haciz yoluyla takiplerde borçlunun malvarlığının alacağı karşılamaya yetmediği durumlarda gündeme gelir. Alacaklı, bu belgeye dayanarak ileride borçlunun malvarlığında artış olması hâlinde yeniden tahsil yoluna başvurabilir. Belgenin kesin veya geçici nitelikte olması, takip aşamasına ve borçlunun malvarlığı durumuna göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Terim iki unsurdan oluşur. Aciz, Arapça عجز (acz) kökünden gelir ve güç yetirememe, ödeme iktidarından yoksunluk anlamı taşır. Vesika ise Arapça وثيقة (vesîka) kelimesinden gelir; belge, sağlam dayanak, güvenilir kayıt anlamındadır. Osmanlı Türkçesinde عجز وثيقهسی / acz vesikası biçiminde karşılanan yapı, kelime anlamı itibarıyla “borçlunun ödeme güçsüzlüğünü gösteren belge” demektir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Aciz vesikası, Türk icra hukukunda alacaklının takibin sonucunda alacağının tamamını tahsil edemediği durumlarda düzenlenen ve borçlunun o an için ödeme gücünün yetersizliğini gösteren önemli bir belgedir. Konu esasen İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde düzenlenir. İcra takibinde aciz vesikası, yalnızca fiilî bir tahsil yetersizliğini belgelemez; aynı zamanda alacaklıya ilerideki takiplerde ve bazı özel hukuki sonuçlarda avantaj sağlayan bir hukuki statü doğurur. İflas hukukunda da benzer sonuçlar söz konusu olabilir.
Bu konuda temel düzenlemeler özellikle İcra ve İflas Kanunu m. 105, m. 143 ve m. 251 ile İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği m. 94 ve devamı hükümleridir. Ayrıca kamu alacakları bakımından 6183 sayılı Kanun m. 75 ile Tahsilat Genel Tebliği hükümlerinde “aciz hali” kavramı ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle, “aciz vesikası” ile “aciz hali” aynı şey değildir; biri özel icra hukukundaki belgeyi, diğeri kamu alacağı takibindeki mali durumu ifade eder.
Aciz Vesikası Nedir?
Aciz vesikası, en basit anlatımla, alacaklının yürüttüğü icra veya iflas takibi sonucunda alacağının tamamını tahsil edemediğini belgeleyen resmi evraktır. Bu belge, borçlunun o anda haczedilebilir malvarlığının bulunmadığını ya da mevcut malvarlığının borcu karşılamaya yetmediğini gösterir.
Hukuki niteliği bakımından aciz vesikası:
Aciz Vesikasının Türleri
Uygulamada iki temel görünümden söz edilir:
1. Kesin aciz vesikası
İcra takibi veya iflas tasfiyesi sonunda, alacağın tamamı tahsil edilemediğinde düzenlenen asıl aciz vesikasıdır. İİK m. 143 bu kurumu düzenler.
2. Muvakkat aciz vesikası
Haczi kabil mal bulunmaması ya da bulunan malların kıymet itibarıyla alacağı karşılamaya yetmemesi durumunda düzenlenen haciz tutanağı, m. 105’e göre geçici nitelikte aciz vesikası hükmündedir. Bu belge, alacaklıya bazı hukuki sonuçlar doğurabilir; ancak kesin aciz vesikasıyla bire bir aynı pratik ve hukuki ağırlıkta değerlendirilmez.