Akd-i Muvazaa
Akd-i muvazaa, tarafların gerçek iradelerine uymayan görünürde bir sözleşme yapmaları hâlini ifade eden eski hukuk terimidir.
Akd-i muvazaa, tarafların gerçek iradelerine uymayan görünürde bir sözleşme yapmaları hâlini ifade eden eski hukuk terimidir. Taraflar dış dünyaya belirli bir işlem yapılmış gibi gösterir; ancak kendi aralarında bu işlemin hiç hüküm doğurmamasını veya başka bir işlemi gizlemesini kararlaştırmış olabilirler.
Muvazaalı işlemde temel sorun, görünürdeki sözleşmeyle gerçek irade arasındaki uyuşmazlıktır. Bu nedenle terim, sözleşme hukukunda irade beyanı, görünüş, üçüncü kişilerin korunması ve dürüstlük kuralı bakımından önem taşır.
Akd-i muvazaa, modern hukuk dilinde daha çok “muvazaalı sözleşme” veya “danışıklı işlem” olarak ifade edilir. Mal kaçırmak, alacaklılardan kaçınmak, saklı paylı mirasçıları zarara uğratmak veya işlemin gerçek niteliğini gizlemek amacıyla görünürde başka bir işlem yapılması uygulamada karşılaşılan örneklerdendir. Muvazaanın mutlak veya nispi olması, görünürdeki işlem ile gizli işlemin hukuki akıbetini farklılaştırabilir.
Akd kelimesi Arapça عقد (akd) kelimesinden gelir; bağlamak ve sözleşme yapmak anlamındadır. Muvazaa kelimesi Arapça مواضعة (muvâzaa/muvâda‘a) anlam çevresiyle ilişkilidir; danışma, anlaşma, karşılıklı kararlaştırma ve gizli uzlaşma anlamlarını taşır. Osmanlı Türkçesinde عقد مواضعه biçiminde karşılanabilecek akd-i muvazaa, kelime anlamı bakımından “danışıklı sözleşme” veya “görünüşte kurulan sözleşme” anlamına gelir. Buradaki “-i” unsuru Farsça izafet yapısıdır.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
