Distribütörlük Sözleşmesi
Distribütörlük Sözleşmesi, ürünlerin belirli bölgede bağımsız dağıtıcı tarafından satılması için kurulan sürekli ticari sözleşmedir.
Distribütörlük Sözleşmesi, ürünlerin belirli bölgede bağımsız dağıtıcı tarafından satılması için kurulan sürekli ticari sözleşmedir. Kavram, ticaret ve şirketler hukukunda yalnız sözlük anlamıyla değil, tarafların yetki, sorumluluk, temsil, ispat ve takip imkânlarını etkileyen teknik bir hukuki nitelik olarak ele alınır.
Uygulamada distribütörlük sözleşmesi değerlendirilirken işlemin tarafları, sözleşme veya senet metni, ticari kayıtlar, temsil ilişkisi ve somut olayın ekonomik amacı birlikte incelenir. Bu nedenle kavramın doğru kurulması, uyuşmazlığın hangi hukukî zeminde çözüleceğini belirleyebilir.
münhasırlık, hedef, stok, fesih, tazminat ve rekabet sınırlamaları bakımından incelenir
distribütörlük Fransızca distributeur ve İngilizce distributor kökleriyle bağlantılıdır
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Distribütörlük sözleşmesi (tek satıcılık sözleşmesi), üretici veya sağlayıcı ile distribütör arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen, çerçeve niteliğinde ve sürekli edimli bir sözleşmedir. Yargı kararlarında bu sözleşme; yapımcının mamullerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir coğrafi bölgede satmak üzere distribütöre göndermeyi, buna karşılık distribütörün de sözleşme konusu malları kendi adına ve kendi hesabına satarak bu malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğünü üstlendiği bir ilişki olarak tanımlanmaktadır.
Bu sözleşme türü, Türk hukuk mevzuatında özel olarak düzenlenmemiş, ticari hayatın ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkmış "atipik" ve "sui generis" (kendine özgü) bir sözleşmedir. Tek satıcılık sözleşmesi, bayilik sözleşmesinin bir alt türü olarak kabul edilmekte olup; niteliğine uygun düştüğü ölçüde Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri ile acentelik, vekalet, adi ortaklık, satış ve hizmet sözleşmesi hükümleri kıyasen uygulanabilmektedir .
2. Sözleşmenin Temel Unsurları ve Distribütörün Konumu Distribütörlük ilişkisinin karakteristik özellikleri şunlardır:
3. Sözleşmenin Kurulması ve İspatı Distribütörlük sözleşmesinin geçerliliği için kanunda özel bir şekil şartı öngörülmemiştir; tarafların karşılıklı ve uygun irade beyanlarıyla sözlü olarak dahi kurulabilir. Ancak, akdi ilişkinin inkar edilmesi durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca senetle ispat kuralları gereği yazılı belge ile ispatlanması zorunluluğu doğmaktadır. Tanıtım broşürleri veya faturalar, sözleşmenin esaslı unsurlarını içermediği sürece tek başlarına distribütörlük sözleşmesinin varlığını kanıtlamaya yeterli görülmemektedir .
4. Tarafların Hak ve Yükümlülükleri Sözleşme serbestisi çerçevesinde taraflar; asgari alım taahhüdü, satış sonrası servis hizmeti kurulumu, tamir ve bakım için yedek parça bulundurma, reklam ve tanıtım faaliyetleri gibi ek yükümlülükler kararlaştırabilirler. Distribütör ayrıca sır saklama, yapımcının menfaatlerini koruma ve rekabet yasağı gibi sadakat borçları altındadır
5. Rekabet Hukuku Açısından Değerlendirme Distribütörlük sözleşmeleri, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili grup muafiyeti tebliğleri kapsamında denetlenmektedir. Sözleşmelerde yer alan bölge kısıtlamaları, internet satış yasakları ve belirsiz süreli rekabet etmeme yükümlülükleri rekabet sorunlarına yol açabilmektedir. Bu tür kısıtlamaların geçerli olabilmesi için mevzuatta öngörülen süre ve kapsam sınırlarına uygun olması gerekmektedir (Rekabet Kurulu-24-16/359-139 -04.04.2024).
6. Sözleşmenin Sona Ermesi ve Denkleştirme (Portföy) Tazminatı Sözleşme; sürenin dolması, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirimi veya haklı bir nedenin varlığı ile sona erebilir. Sözleşmenin sona ermesi, o tarihe kadar distribütör ile tüketiciler arasında yapılmış olan münferit satışları etkilemez
Sözleşme ilişkisi sona erdiğinde, distribütörün yarattığı müşteri çevresinden sağlayıcının menfaat sağlamaya devam etmesi durumunda, Türk Ticaret Kanunu’nun 122. maddesi kıyasen uygulanarak "denkleştirme tazminatı" (portföy tazminatı) talep edilebilir. Bu tazminatın şartları; sözleşmenin distribütörün kusuru dışında sona ermesi, yeni müşteri çevresi yaratılması ve hakkaniyet gereğidir. Bu istemin, sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekmektedir .
Distribütörlük sözleşmesinin (tek satıcılık sözleşmesi) hukuki niteliği ve kıyasen uygulanacak hükümler, yargı kararları ve yerleşik uygulamalar çerçevesinde şu şekilde özetlenebilir:
1. Sözleşmenin Hukuki Niteliği
Yargı kararlarına göre distribütörlük sözleşmesi; üretici/sağlayıcı ile distribütör arasındaki ticari ilişkiyi düzenleyen, çerçeve niteliğinde, sürekli edimli, atipik ve sui generis (kendine özgü) bir sözleşmedir.
2. Kıyasen Uygulanacak Hükümler
Sözleşme kanunda özel olarak düzenlenmediği için, uyuşmazlıklarda niteliğine uygun düştüğü ölçüde şu hükümler kıyasen (benzetme yoluyla) uygulanır:
Özetle; distribütörlük sözleşmesi, kanunda düzenlenmemiş olması sebebiyle yargı içtihatları ve doktrin tarafından şekillendirilmiş; temelinde satış ve acentelik unsurlarını barındıran karma nitelikli bir hukuki yapıdır.
Distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi durumunda, distribütörün (tek satıcının) denkleştirme tazminatı (portföy tazminatı) talep edebilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nun 122. maddesi kıyasen uygulanır. Yargı kararları ve araştırma raporu ışığında, bu tazminata hak kazanabilmek için aşağıdaki şartların kümülatif (birlikte) gerçekleşmesi aranmaktadır:
Tazminatın Sınırı: Talep edilecek tazminat miktarı, distribütörün son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz