Kabahat
Kabahat, suç ağırlığına ulaşmayan ancak hukuk düzeninin yaptırıma bağladığı haksız davranışı ifade eder.
Kabahat, suç ağırlığına ulaşmayan ancak hukuk düzeninin yaptırıma bağladığı haksız davranışı ifade eder. Kabahatler çoğu zaman idari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi veya idari tedbir gibi yaptırımlarla karşılanır. Bu yönüyle kabahat, ceza hukukundaki suçtan farklıdır; ancak hukuka aykırılık ve yaptırım ilişkisi nedeniyle ceza hukuku ilkeleriyle temas eder.
Kabahat kavramı trafik cezaları, çevreye ilişkin ihlaller, kamu düzenini bozan küçük ölçekli fiiller, ruhsat veya bildirim yükümlülüklerine aykırılıklar gibi alanlarda görülür. Kabahat nedeniyle uygulanan idari yaptırımlara karşı başvuru yolları ve süreler önem taşır. Kabahat ile suç arasındaki ayrım, fiilin ağırlığı, yaptırım türü, yargısal merci ve kanuni düzenleme biçimine göre belirlenir.
Kabahat kelimesi Arapça قباحة / qabāḥa kelimesiyle ilişkilidir; çirkinlik, uygunsuzluk, ayıp ve kötü davranış anlam alanına sahiptir. Osmanlı Türkçesinde kabahat, hem ahlaki kusur hem de hukuki yönden küçük haksızlık anlamında kullanılmıştır. Modern Türk hukukunda kabahat, suçtan ayrılan idari yaptırıma konu haksız fiili ifade eden teknik bir terim hâline gelmiştir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
