7593 Sayılı Kanun Rehberi: Çocuk Adalet Sisteminde Neler Değişiyor?

TBMM’nin güncel yasama kaydında 2/3771 sayılı teklif “KANUNLAŞTI” durumunda gösteriliyor ve kanun numarası 7593 olarak yer alıyor. 9 Ağustos 2026 itibarıyla Resmî Gazete yayımı henüz gerçekleşmediğinden, yayımı tarihinde yürürlüğe girecek hükümler henüz uygulanabilir değildir.
7593 sayılı Kanun, çocuk adalet sistemini tek bir başlık üzerinden değil; çocukların ceza sorumluluğu ve yaş küçüklüğü rejimi, ağır suçlarda hâkimin takdir yetkisi, sosyal inceleme, çocuk infazı, koruma ve yönlendirme tedbirleri üzerinden birlikte yeniden düzenliyor. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülükler, ateşli silahın muhafazası ve amaç dışı bıçak taşıma gibi değişiklikler ise bu daha geniş çocuk adaleti paketinin diğer parçalarını oluşturuyor.
7593 sayılı Kanun kanunlaştı; yürürlük için Resmî Gazete yayımı bekleniyor
TBMM’nin güncel kaydına göre Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kanunlaştı ve 7593 numarasını aldı.
7593 sayılı Kanun; çocukların ceza sorumluluğu, 12–15 ve 15–18 yaş gruplarına uygulanacak ceza rejimi, bazı ağır suçlarda yaş küçüklüğü indirimi, çocuk hükümlülerin infazı, sosyal inceleme raporları, koruma ve yönlendirme tedbirleri ile çocuklara ilişkin mevzuat terminolojisinde kapsamlı değişiklikler içeriyor. Düzenleme ayrıca ateşli silahın muhafazası, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülükler ve amaç dışı bıçak taşıma alanlarında da yeni hükümler getiriyor.
9 Ağustos 2026 itibarıyla kanun Resmî Gazete’de henüz yayımlanmadığından, yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen hükümler yürürlükteki hukuk olarak uygulanamaz. Kanunun 16’ncı maddesinde amaç dışı bıçak taşıma düzenlemesinin belirli bir bölümü için ayrıca 1 Aralık 2026 tarihi öngörülüyor.
Düzenleme yedi farklı kanunda değişiklik öngörüyor
TBMM’de kabul edilen 7593 sayılı Kanun toplam 17 maddeden oluşuyor. Kanunun ilk 15 maddesinde çeşitli kanunlarda değişiklik yapılırken, 16’ncı maddede yürürlük, 17’nci maddede ise yürütme hükmü yer alıyor.
Düzenlemenin ana değişiklik alanları şöyle:
Ateşli silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişiye hapis cezası
7593 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle, 10 Temmuz 1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a 13’üncü maddeden sonra gelmek üzere 13/A maddesi eklenmesi öngörüldü.
Yeni 13/A maddesine göre, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.
Düzenlemenin hedefinde, ateşli silahın çocukların erişebileceği yerlerde veya gerekli güvenlik önlemleri alınmadan muhafaza edilmesi bulunuyor. Bu kapsamda silahın kilitli bir bölümde tutulup tutulmadığı, çocukların silaha erişme ihtimalinin öngörülebilir olup olmadığı, silahı muhafaza eden kişinin gerekli tedbirleri alıp almadığı ve çocuğun silaha hangi koşullarda ulaştığı somut olay üzerinden değerlendirilecek.
Yeni hüküm, ateşli silahın çocuk tarafından ele geçirilmesini bağımsız bir suç tipi olarak düzenliyor. Ancak madde, fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması halinde uygulanacak. Böylece daha ağır cezayı gerektiren suç hükümleri karşısında 6136 sayılı Kanun’un 13/A maddesi ikincil nitelikte olacak.
12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından ceza sınırları artırılacak
7593 sayılı Kanun’un 2’nci maddesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun çocukların ceza sorumluluğunu düzenleyen 31’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ceza miktarlarının değiştirilmesi öngörüldü.
Bu değişikliğe göre, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunan çocuklar bakımından;
| 12–15 yaş grubu | Mevcut sınır | Öngörülen yeni sınır |
|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suç | 12–15 yıl | 13–18 yıl |
| Müebbet gerektiren suç | 9–11 yıl | 10–12 yıl |
| Diğer hapis cezaları | “7 yıldan” | “9 yıldan” |
Bu değişiklik, 12-15 yaş grubunda ceza sorumluluğu bulunan çocuklar bakımından uygulanacak hapis cezalarının alt ve üst sınırlarını artırıyor.
Bununla birlikte, 12-15 yaş grubundaki her çocuk hakkında otomatik olarak ceza sorumluluğu kurulmayacak. Çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği ayrıca değerlendirilecek.
Çocuğun bu yeteneklere sahip olmadığı sonucuna varılması halinde çocuk hakkında ceza sorumluluğu kurulmayacak. Ancak bu durum, çocuğun herhangi bir hukuki tedbire tabi tutulmayacağı anlamına gelmeyecek. Böyle bir durumda Çocuk Koruma Kanunu kapsamında koruyucu, destekleyici ve yönlendirici tedbirler gündeme gelebilecek.
12-15 yaş grubundaki çocuklara bazı durumlarda bir üst yaş grubunun ceza rejimi uygulanabilecek
7593 sayılı Kanun’un 2’nci maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesine eklenmesi öngörülen dördüncü fıkranın son cümlesi, 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan çocuklar bakımından önemli bir değişiklik getiriyor.
Buna göre, bu çocuklar hakkında normal olarak uygulanması gereken 31’inci maddenin ikinci fıkrası yerine, üçüncü fıkrasında yer alan 15-18 yaş grubuna ilişkin ceza rejimi uygulanabilecek.
Bu düzenleme, hâkime bir üst yaş grubuna ilişkin ceza rejimini uygulama konusunda takdir yetkisi tanıyor. Böylece ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından bazı dosyalarda;
Hâkimin bu yetkiyi kullanırken çocuğun gelişim düzeyini, sosyal inceleme raporunu, eğitim durumunu, aile yapısını, sosyal çevresini, fiilin işleniş koşullarını ve uzman değerlendirmelerini birlikte dikkate alması gerekecek.
Bir üst yaş grubuna ilişkin ceza rejiminin uygulanması, yalnızca isnat edilen suçun ağırlığına veya olayın kamuoyunda oluşturduğu tepkiye dayandırılamayacak. Kararda, çocuğun kişisel özellikleriyle fiilin özellikleri arasında somut bağlantı kurulması ve kararın denetlenebilir şekilde gerekçelendirilmesi gerekecek.
15-18 yaş grubundaki çocuklar bakımından ceza sınırları yükseltilecek
7593 sayılı Kanun’un 2’nci maddesiyle, Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ceza sınırlarının da değiştirilmesi öngörüldü.
Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış kişiler bakımından;
| 15–18 yaş grubu | Mevcut sınır | Öngörülen yeni sınır |
|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suç | 18–24 yıl | 19–27 yıl |
| Müebbet gerektiren suç | 12–15 yıl | 15–18 yıl |
| Diğer süreli hapis cezaları | “12 yıldan fazla” | “15 yıldan fazla” |
Bu düzenleme, 15-18 yaş grubundaki çocuklar bakımından yaş küçüklüğü nedeniyle uygulanan ceza indiriminin sonuçlarını ağırlaştırıyor.
Bazı ağır suçlarda yaş küçüklüğü indirimi uygulanmayabilecek
7593 sayılı Kanun’un 2’nci maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesine eklenmesi öngörülen dördüncü fıkra, bazı ağır suçlar bakımından 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indiriminin uygulanmamasına imkân tanıyor.
Düzenleme, aşağıdaki ağır suç gruplarını kapsıyor:
Düzenlemenin kapsamı, kasten öldürme suçları bakımından TCK m. 81 ve 82 ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama bakımından TCK m. 87/2 ve 87/4 hükümleridir.
Hâkim, somut olayda aşağıdaki hususlardan biri veya birkaçını dikkate alarak 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümlerini uygulamayabilecek:
- Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
- Güdülen amaç ve saik,
- Suçun işleniş şekli,
- Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyet bulunması.
Burada yaş indiriminin her olayda otomatik biçimde kaldırılması söz konusu olmayacak. Düzenleme, hâkime takdir yetkisi tanıyor. Bu nedenle yaş indiriminin uygulanmamasına ilişkin kararın somut olayın özelliklerine, çocuğun kişisel durumuna ve kanunda sayılan ölçütlerden hangilerinin gerçekleştiğine dayanması gerekecek.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlalinde cezalar artırılacak
7593 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesiyle, Türk Ceza Kanunu’nun aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlalini düzenleyen 233’üncü maddesinde değişiklik yapılması öngörüldü.
Bakım, eğitim ve destek yükümlülüğünün ihlalinde ceza artırılacak
Türk Ceza Kanunu’nun 233’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla kadar hapis” yaptırımı, 3 aydan 2 yıla kadar hapis şeklinde değiştirilecek.
Böylece aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi bakımından uygulanacak cezanın alt ve üst sınırları artırılacak.
Bu hüküm, çocuğun bakımının sağlanmaması, eğitim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi veya aile bireylerine yönelik destek yükümlülüğünün ihlal edilmesi gibi fiiller bakımından uygulanabilecek.
Hamile kadının terk edilmesi halinde ceza sınırı yükseltilecek
Türk Ceza Kanunu’nun 233’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “3 aydan 1 yıla kadar hapis” yaptırımı, 6 aydan 2 yıla kadar hapis şeklinde değiştirilecek.
Buna göre, hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kaldığını bildiği evli olmayan kadını çaresiz durumda terk eden kişi hakkında daha ağır bir ceza aralığı uygulanacak.
Çocuğun ağır biçimde tehlikeye sokulmasında ceza artırılacak
Türk Ceza Kanunu’nun 233’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “3 aydan 1 yıla kadar hapis” yaptırımı, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis şeklinde değiştirilecek.
Bu hüküm, velayet hakları kaldırılmış olsa dahi itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı ya da onur kırıcı tavır ve hareketler nedeniyle çocuklarının ahlakını, güvenliğini veya sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya babalar bakımından uygulanacak.
Çocuğun ölümü veya ağır yaralanması halinde özel artırım uygulanacak
7593 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 233’üncü maddesine eklenmesi öngörülen dördüncü fıkra, birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde uygulanacak özel artırım hükmünü düzenliyor.
Bu durumda şikâyet ve ceza artırımına ilişkin sonuçlar şöyle:
Düzenlemede kasten öldürme bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 81 ve 82’nci maddelerine, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama bakımından ise 87’nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarına gönderme yapılıyor.
Sosyal inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame iade edilebilecek
7593 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun iddianamenin iadesini düzenleyen 174’üncü maddesinin birinci fıkrasına (e) bendi eklenmesi öngörüldü.
Yeni hükme göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianameler mahkeme tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilebilecek.
Bu hüküm, 7593 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35’inci maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle birlikte değerlendirilecek.
Çocuk Koruma Kanunu’nun 35’inci maddesine eklenmesi öngörülen yeni düzenleme uyarınca, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. Bu zorunluluğa rağmen sosyal inceleme raporu alınmadan iddianame düzenlenmesi halinde iddianamenin iadesi gündeme gelebilecek.
Sosyal inceleme raporu, çocuğun yalnızca isnat edilen fiil bakımından değil; aile yapısı, eğitim durumu, sosyal çevresi, psikolojik ve gelişimsel özellikleri, bağımlılık riski ve korunma ihtiyacı bakımından da değerlendirilmesini sağlayacak.
Çocuk hükümlülerin infaz rejimi yeniden düzenlenecek
7593 sayılı Kanun’un 5’inci ve 6’ncı maddeleriyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un çocuk hükümlü ve tutuklulara ilişkin hükümlerinde değişiklik yapılması öngörüldü.
Çocuk hükümlüler ve tutuklular bakımından kurum düzenlemesi değiştirilecek
7593 sayılı Kanun’un 5’inci maddesiyle, 5275 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde değişiklik yapılacak.
Bu kapsamda 5275 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “çocuk tutukluların” ibaresi, “çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilecek.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar” ibaresinden sonra “suç türleri” ibaresi eklenecek.
Böylece çocukların kurumlarda barındırılması bakımından yaş, cinsiyet ve fiziksel gelişim durumlarının yanında suç türü de dikkate alınacak.
Çocuk eğitimevine ayrılma kararı uzman katılımıyla verilecek
7593 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesiyle, 5275 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin üçüncü fıkrasının değiştirilmesi öngörüldü.
Buna göre çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmasına;
gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla, idare ve gözlem kurulu tarafından karar verilecek.
Değerlendirme en geç 3 ayda bir yapılacak. Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlüler bakımından yeniden değerlendirmeye tabi tutulma süresi 6 ayı geçemeyecek.
Bu sistemin amacı, çocuğun eğitimevine ayrılıp ayrılmayacağına ilişkin kararın yalnızca kurum idaresinin genel kanaatine dayandırılmasını önlemek ve çocuğun gelişimsel özelliklerinin uzmanlar aracılığıyla değerlendirilmesini sağlamak olacak.
Belirli ceza sürelerine mahkûm edilen çocuklar doğrudan eğitimevine alınabilecek
7593 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesiyle 5275 sayılı Kanun’un 15’inci maddesine eklenmesi öngörülen dördüncü fıkra uyarınca, bazı çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek.
Doğrudan çocuk eğitimevine alınabilecek ceza eşikleri şöyle:
Düzenleme, kısa süreli hapis cezaları bakımından çocukların kapalı ceza infaz kurumunda tutulmak yerine eğitim, meslek edinme ve topluma yeniden kazandırma faaliyetlerine daha erken katılmasını hedefliyor.
Çocuk eğitimevinden kapalı kuruma gönderilme nedenleri belirlenecek
7593 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesiyle 5275 sayılı Kanun’un 15’inci maddesine eklenmesi öngörülen beşinci fıkra, çocuk eğitimevinde bulunan hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilebileceği halleri düzenliyor.
Çocuk eğitimevinden kapalı kuruma gönderilebilecek başlıca hâller şunlar:
- Firar edenler,
- Başka bir fiil nedeniyle haklarında tutuklama kararı verilenler,
- Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp bu cezası kesinleşenler,
- Disiplin cezası kesinleşmemiş olsa dahi kurum düzeni veya kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturan eylemlerde bulunanlar
idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilecek.
Bu kararın, çocuğun eylemi ile kurum güvenliği arasında somut bağlantı kurulmasını ve kararın gerekçeli olmasını gerektirmesi bekleniyor.
Çocuk hükümlülerin infazına ilişkin usul yönetmelikle belirlenecek
7593 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesiyle 5275 sayılı Kanun’un 15’inci maddesine eklenmesi öngörülen altıncı fıkra uyarınca, çocuk hükümlülerin;
- Çocuk eğitimevine ayrılıp ayrılmayacağı,
- Eğitimevinde geçireceği süre,
- Çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi,
- Doğrudan çocuk eğitimevine alınması,
- Doğrudan eğitimevine alınanların kapalı kuruma gönderilmesi
Bu başlıkların ayrıntıları yönetmelikle düzenlenecek.
Bu nedenle kanunun uygulanabilmesi için ilgili yönetmeliğin hazırlanması ve yayımlanması önem taşıyacak.
Koşullu salıverilme hesabında çocuklar lehine özel yöntem öngörüldü
7593 sayılı Kanun’un 7’nci maddesiyle, 5275 sayılı Kanun’un koşullu salıverilme sürelerini düzenleyen 107’nci maddesinin beşinci fıkrasının değiştirilmesi öngörüldü.
Buna göre, aşağıdaki suçlar hariç olmak üzere, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 gün, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında 2 gün olarak dikkate alınacak:
Bu düzenleme, çocuk yaşta infaz kurumuna giren hükümlüler bakımından 15 yaşına kadar geçen infaz süresinin koşullu salıverilme hesabına daha lehe biçimde yansıtılmasını sağlayacak.
Ancak hükümlünün mahkûm edildiği suç kanunda sayılan istisna suçlardan biriyse, 1 günün 2 gün sayılması yöntemi uygulanmayacak.
Kabahatler Kanunu’na “amaç dışı bıçak taşıma” hükmü eklenmesi öngörüldü
7593 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na 43/B maddesinden sonra gelmek üzere 43/C maddesi eklenmesi öngörüldü.
Yeni madde “Amaç dışı bıçak taşıma” başlığını taşıyor.
Hangi bıçak ve aletler düzenleme kapsamında olacak?
6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile kesici, delici ve bereleyici aletler bu düzenlemenin kapsamına girecek.
Bu aletlerin ruhsatlandırılmış yerler dışında satılması veya sergilenmesi, 18 yaşından küçük çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması ve çocuklar tarafından taşınması yasaklanacak.
Satış ve sergileme yasağı 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecek
7593 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin (a) bendi, 8’inci maddeyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenliyor.
Bu nedenle 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçak ve benzeri aletlerin ruhsatlandırılmış yerler dışındaki satış ve sergilemesine ilişkin yasak 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Kanunun 16’ncı maddesinin (b) bendine göre, 8’inci maddenin diğer hükümleri kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Ancak 9 Ağustos 2026 itibarıyla kanun henüz Resmî Gazete’de yayımlanmadığı için bu hükümler de henüz uygulanabilir hale gelmedi.
İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi öngörüldü
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na eklenmesi öngörülen 43/C maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yasaklara aykırı hareket eden kişiye;
Kabahatin işlendiğini öğrenmesine rağmen yetkili makamlara bildirimde bulunmayan işletici veya sorumlu hakkında da 5.000 TL idari para cezası uygulanacak.
Kabahatin konusunu oluşturan veya kabahatin işlenmesiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek.
İdari para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise mülki amir karar verecek.
15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından koruyucu ve yönlendirici tedbir uygulanacak
5326 sayılı Kanun’un 43/C maddesinin beşinci fıkrasına eklenmesi öngörülen hüküm uyarınca, kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilecek.
Çocuk bakımından uygulanabilecek tedbirler:
uygulanması amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talep edilecek.
Dolayısıyla 15 yaşını doldurmamış çocuk bakımından sistem yalnızca idari para cezası, elkoyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi üzerinden yürümeyecek. Çocuğun bıçağı hangi amaçla taşıdığı, alete nasıl ulaştığı, aile ve sosyal çevresi, eğitim durumu, bağımlılık veya suç örgütü bağlantısı ve korunma ihtiyacı ayrıca incelenecek.
İnternet ve mesafeli satışlar da kapsamda olacak
5326 sayılı Kanun’a eklenmesi öngörülen 43/C maddesinin altıncı fıkrasına göre, düzenleme internet satışları ve mesafeli satışlar bakımından da uygulanacak.
Bu nedenle internet üzerinden çocuklara yapılan satışlarda yaş doğrulama, satıcının yükümlülükleri, satışın gerçekleşme biçimi ve ürünün kanun kapsamında bulunup bulunmadığı önem taşıyacak.
Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzeri aletlerin icra yerinde ve icra eden kişiler tarafından kullanılması, bulundurulması veya taşınması ise düzenleme kapsamı dışında tutulacak.
Çocuk Koruma Kanunu’na yönlendirme tedbirleri eklenecek
7593 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5’inci maddesinden sonra gelmek üzere 5/A maddesi eklenmesi öngörüldü.
“Yönlendirme tedbirleri” başlıklı 5/A maddesi, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbirlerini düzenleyecek.
Yönlendirme tedbirleri, mevcut koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında uygulanabilecek. Bu tedbirlerle çocukların sosyal çevre, dijital risk, bağımlılık, eğitim ve davranış sorunları bakımından desteklenmesi amaçlanıyor.
Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri
Bu tedbir kapsamında çocukların spor kulüplerinde, gençlik merkezlerinde, spor tesislerinde ve ilgili kamu kurumlarında görev almasına karar verilebilecek.
Uygulayıcılar: Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve yerel yönetimler.
Çocuğun psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görevlerin süresi 20 saatten 300 saate kadar belirlenebilecek.
Dijital risklerden korunma tedbiri
Çocuğun kullandığı telefon cihazı, telefon hattı, bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazların bildirilmesine ve bu cihazların tedbir kararından sonraki hareketlerinin ilgili kurumların denetimine açılmasına karar verilebilecek.
Bu kapsamda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından çeşitli takip yazılımlarının kullanılması ve riskli olarak tanımlanan bazı dijital mecralara, uygulamalara ve platformlara erişimin engellenmesi mümkün olacak.
Tedbirin süresi 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmayacak.
Dijital risklerden korunma tedbirinin uygulanmasında çocuğun özel hayatının gizliliği, kişisel verilerin korunması, eğitim hakkı ve ölçülülük ilkesi önem taşıyacak. Kararda hangi cihazların, hangi platformların, hangi süreyle ve hangi yöntemle denetleneceğinin açıkça gösterilmesi gerekecek.
Kitap ve kütüphane tedbiri
Çocuğun kütüphane ve okuma salonlarında görev almasına veya ilgili kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumasına karar verilebilecek.
Uygulayıcılar: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ve yerel yönetimler.
Görev veya okuma süresi 20 saatten 300 saate kadar belirlenebilecek.
Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri
Çocuğun park, bahçe, sahil ve benzeri alanlarda çevre temizliği yapmasına, bitkilerin bakımına, ağaçlandırma veya çiçeklendirme faaliyetlerine katılmasına karar verilebilecek.
Uygulayıcılar: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ve yerel yönetimler.
Bağımlılıkla mücadele tedbiri
Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile davranışsal bağımlılıklar bakımından çocuğun tedavi ve rehabilitasyon programlarını tamamlamasına karar verilebilecek.
Bu tedbir Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yürütülecek programlar aracılığıyla uygulanacak.
Yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasında kolluk yardımı istenebilecek
7593 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesiyle Çocuk Koruma Kanunu’na eklenmesi öngörülen 5/A maddesinin üçüncü fıkrasında, yönlendirme tedbirlerinin uygulanması bakımından Çocuk Koruma Kanunu’nun 45’inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapıldı.
Bu nedenle tedbirin yerine getirilmesi sırasında direnç veya uygulamayı engelleyen bir durum ortaya çıkarsa kolluktan yardım istenebilecek. Kurumlar arası koordinasyon ise merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde vali ve kaymakamlar tarafından sağlanacak.
Acil korunma kararları için 24 ve 48 saatlik süreler öngörüldü
7593 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 9’uncu maddesine dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraların eklenmesi öngörüldü.
Düzenlemenin kapsadığı başlıca risk durumları:
nedeniyle kendisi veya başkaları bakımından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocukları kapsayacak.
Çocuğun Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelmesi veya getirilmesi ve ilgili uzman hekim tarafından tedavi ihtiyacının tespit edilmesi halinde, acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek.
Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvuracak.
Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde, ilgili dal uzman hekiminin de yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından rapor hazırlanarak mahkemeye sunulacak.
Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek en geç 48 saat içinde karar verecek.
Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede gerekli tıbbi müdahale ve tedavi uygulanabilecek. İhtiyaç duyulması halinde kolluktan yardım istenebilecek.
Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek aşağıdaki konularda karar verebilecek:
Sağlık kurulu raporuna göre acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbir uygulanmasına karar verilebilecek.
“Suça sürüklenen çocuk” ifadesi yerine “adli süreçteki çocuk” kullanılacak
7593 sayılı Kanun’un 11’inci maddesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 15’inci maddesinde terminoloji değişikliği yapılması öngörüldü.
Maddenin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilecek.
Aynı maddeye eklenmesi öngörülen dördüncü fıkra uyarınca, çocuk hakkında kamu davası açılması halinde bu durum gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla;
Bildirim: Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.
Ayrıca 7593 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 3’üncü maddesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253’üncü maddesinde ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun çeşitli maddelerinde yer alan “suça sürüklenen” ibarelerinin değiştirilmesi öngörüldü.
Bu kapsamda 5395 sayılı Kanun’un 1, 2, 3, 11, 12, 13, 20, 24, 26, 30, 31, 34, 37 ve 39’uncu maddelerinde “adli süreçteki” veya “hakkında adli süreç yürütülen” ifadeleri kullanılacak.
Bu değişiklik, çocuğun yalnızca isnat edilen fiil üzerinden tanımlanması yerine, adli sürece dâhil olan çocuk olarak ifade edilmesini amaçlıyor.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde yönlendirme tedbiri uygulanabilecek
7593 sayılı Kanun’un 12’nci maddesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23’üncü maddesine ikinci ve üçüncü fıkraların eklenmesi öngörüldü.
Buna göre, adli süreçteki çocuk hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilecek.
HAGB kararıyla birlikte çocuk aşağıdaki yönlendirme tedbirlerinden birine veya birkaçına tabi tutulabilecek:
Yükümlülükler, 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilecek.
Aynı düzenlemeyle, suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması halinde, çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartının aranmayabileceği öngörüldü.
Bu hüküm, zararın düşük olduğu olaylarda çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilmesi bakımından mahkemeye takdir alanı tanıyacak.
Sosyal inceleme raporu 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından zorunlu olacak
7593 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35’inci maddesinin üçüncü fıkrasının değiştirilmesi öngörüldü.
Buna göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak.
15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, bu kararın gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.
Sosyal inceleme raporu, çocuğun aile yapısının, eğitim durumunun, sosyal çevresinin, ekonomik koşullarının, psikolojik ve gelişimsel özelliklerinin, bağımlılık riskinin ve korunma ihtiyacının değerlendirilmesine imkân sağlayacak.
Bu hüküm, çocuk hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmada yalnızca fiilin değil, çocuğun bireysel ve sosyal durumunun da dikkate alınmasını sağlayacak.
Koruyucu ve destekleyici tedbirlerde kurumlar arası koordinasyon güçlendirilecek
7593 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 45’inci maddesinin üçüncü fıkrasının değiştirilmesi ve maddeye dördüncü ve beşinci fıkraların eklenmesi öngörüldü.
Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekli görülürse kolluktan yardım istenebilecek.
Tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar arası koordinasyon şu şekilde kurulacak:
İl ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülecek.
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilecek.
Tedbir kararına uymayan bakım sorumlusuna tazyik hapsi verilebilecek
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 45’inci maddesine eklenmesi öngörülen beşinci fıkra uyarınca, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden;
Hüküm; ana, baba, vasi ve çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişi bakımından uygulanabilecek.
hakkında 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.
Bu yaptırım, kişinin eylemi ayrıca suç teşkil etse dahi uygulanabilecek.
Tazyik hapsi kararı, ihlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığı dikkate alınarak çocuk hâkimi tarafından verilecek.
Karara karşı 5395 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesi uyarınca itiraz edilebilecek. Tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilecek ve çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilecek.
2828 sayılı Kanun, CMK ve Çocuk Koruma Kanunu’nda terminoloji değişikliği yapılacak
7593 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi, çeşitli kanunlarda geçen “suça sürüklenen” ibaresinin değiştirilmesini öngörüyor.
Terminoloji değişikliğinin başlıca yansımaları şunlar:
Terminoloji değişikliği; 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu m. 3/1-(f)/17, CMK m. 253/1-(c) ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun çeşitli maddelerinde uygulanacak.
Bazı maddelerde “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde, bazı maddelerde ise “hakkında adli süreç yürütülen” şeklinde değiştirilecek.
Bu değişiklikler, çocukların adli sistem içindeki hukuki konumunu tanımlayan kavramların yeniden düzenlenmesini sağlayacak.
Yürürlük: Kanun henüz uygulanabilir hale gelmedi
7593 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi, düzenlemenin hangi tarihte yürürlüğe gireceğini belirliyor.
Yürürlük takvimi ikiye ayrılıyor:
Ancak 9 Ağustos 2026 itibarıyla 7593 sayılı Kanun henüz Resmî Gazete’de yayımlanmadı. Bu nedenle kanunun diğer hükümleri bakımından öngörülen “yayımı tarihinde yürürlük” kuralı henüz gerçekleşmedi.
Resmî Gazete yayımı gerçekleşmeden aşağıdaki hükümler yürürlükteki hukuk olarak uygulanamaz:
yürürlükte bulunan hükümler olarak uygulanamayacak.
Kanun Resmî Gazete’de yayımlandığında, kanunun 16’ncı maddesinin (b) bendi uyarınca yukarıda belirtilen hükümlerin yürürlüğe girmesi gündeme gelecek. 5326 sayılı Kanun’un 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi bakımından ise ayrıca 1 Aralık 2026 tarihi beklenecek.
Geçmişte işlenen fiiller bakımından zaman bakımından uygulama önem taşıyacak
7593 sayılı Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından, özellikle ceza miktarlarını artıran veya çocuklar hakkında daha ağır sonuçlar doğurabilecek hükümlerin geçmişte işlenen fiillere uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilecek.
Zaman bakımından uygulamada özellikle şu unsurlar dikkate alınacak:
- Fiilin işlendiği tarih,
- Çocuğun fiil tarihindeki yaşı,
- Soruşturma veya kovuşturmanın hangi aşamada bulunduğu,
- Hükmün kesinleşip kesinleşmediği,
- İnfazın başlayıp başlamadığı,
- Yeni düzenlemenin çocuk lehine veya aleyhine sonuç doğurup doğurmadığı
Özellikle TCK’nin 31’inci maddesinde ceza sınırlarını artıran değişiklikler bakımından fiil tarihi belirleyici olacak. İnfaz hükümleri yönünden ise hükümlünün yaşı, infaz kurumuna giriş tarihi, 15 yaşını doldurduğu tarih ve yeni düzenlemenin geçiş hükümleri birlikte incelenecek.
Bu nedenle 7593 sayılı Kanun’un kabul edilmesi, tek başına mevcut dosyaların tamamında yeni hükümlerin uygulanacağı anlamına gelmeyecek. Her dosya bakımından kanunun yürürlük tarihi ve zaman bakımından uygulama kuralları ayrıca değerlendirilecek.
Kanunun uygulanması için bazı alanlarda yönetmelik çıkarılması gerekecek
7593 sayılı Kanun’un bazı hükümleri doğrudan kanun metniyle çerçevelenmekle birlikte uygulama ayrıntılarının yönetmelikle belirlenmesini öngörüyor.
İkincil düzenleme ihtiyacı özellikle şu alanlarda ortaya çıkacak:
Bu alanların uygulanması için ikincil düzenlemelere ihtiyaç duyulacak.
Çocuklara ilişkin yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasında çıkarılacak yönetmeliğin, çocukların üstün yararı, ölçülülük, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması, eğitim hakkı ve gelişimsel ihtiyaçlar bakımından açık ölçütler içermesi önem taşıyacak.
Düzenleme çocuk koruma ve yaptırım politikalarını birlikte içeriyor
7593 sayılı Kanun, çocuk adalet sistemi bakımından iki yönlü bir yaklaşım ortaya koyuyor.
Sosyal ve toplumsal hizmetler; dijital risklerden korunma; kitap ve kütüphane faaliyetleri; çevre temizliği ve çevreye saygı; bağımlılık tedavisi ve rehabilitasyon; acil korunma ve sağlık tedbirleri; sosyal inceleme raporları; kurumlar arası koordinasyon.
12–15 ve 15–18 yaş gruplarında ceza sınırları yükseltiliyor; bazı ağır suçlarda yaş indiriminin uygulanmamasına imkân tanınıyor; aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlalinde cezalar artırılıyor; çocuklara bıçak ve benzeri aletlerin satılması veya çocuklar tarafından taşınması bakımından idari yaptırımlar getiriliyor; ateşli silahın çocuğun eline geçmesine neden olan kişiye hapis cezası öngörülüyor; çocuk hükümlülerin infazında kapalı ceza infaz kurumu ile eğitimevi arasında yeni bir sistem kuruluyor.
Bu nedenle kanun, yalnızca ceza artırımı yapan bir düzenleme olarak değil, çocuk adalet sisteminin soruşturma, kovuşturma, koruma, infaz ve topluma yeniden kazandırma aşamalarını birlikte düzenleyen kapsamlı bir değişiklik paketi olarak değerlendirilecek.
7593 sayılı Kanunun 17 maddelik değişiklik haritası
TBMM’nin güncel yasama kaydında kanunlaştığı ve 7593 numarasını aldığı görülen Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, çocuk adalet sisteminin ceza sorumluluğu, soruşturma, kovuşturma, koruma ve infaz aşamalarına yayılan değişiklikler içeriyor.
Kanunun madde bazında öngördüğü başlıca değişiklikler şöyle:
Sonuç olarak 7593 sayılı Kanun, çocuk adalet sistemini yalnızca ceza miktarları üzerinden değiştirmiyor. Çocukların ceza sorumluluğu, sosyal inceleme, infaz, koruyucu ve yönlendirici tedbirler, kurumlar arası koordinasyon ve kullanılan terminoloji birlikte yeniden düzenleniyor. Amaç dışı bıçak taşıma ise bu geniş paketin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.
İlgili mevzuat ve madde bağlantıları
7593 sayılı Kanun hakkında sık sorulan sorular
7593 sayılı Kanun yürürlükte mi?
TBMM’nin güncel kaydında düzenleme kanunlaşmış ve 7593 numarasını almış görünüyor. 9 Ağustos 2026 itibarıyla Resmî Gazete yayımı henüz gerçekleşmediğinden, yayımı tarihinde yürürlüğe girecek hükümler henüz uygulanabilir değildir.
12–15 yaş grubunda ceza sorumluluğu otomatik mi doğacak?
Hayır. 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklarda, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği ayrıca değerlendirilecektir.
15–18 yaş grubunda yaş indirimi tamamen kaldırılıyor mu?
Hayır. Düzenleme, belirli ağır suçlarda ve kanunda sayılan ölçütler dikkate alınarak hâkime yaş indiriminin uygulanmaması konusunda takdir yetkisi tanımaktadır; otomatik bir kaldırma öngörmemektedir.
Çocukların bıçak taşıması ne zaman yasaklanacak?
Kabahatler Kanunu’na eklenmesi öngörülen 43/C maddesinin çocuklara satış, satın alma ve taşıma ile ilgili hükümleri kanunun yayımı tarihinde; ruhsatlı yerler dışındaki satış ve sergilemeye ilişkin 43/C/1-(a) hükmü ise 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
15 yaşını doldurmamış çocuk için sosyal inceleme zorunlu mu olacak?
Evet. Kanun yayımlanıp ilgili hüküm yürürlüğe girdikten sonra 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacaktır; yapılmadan düzenlenen iddianamenin iadesi de gündeme gelebilecektir.
“Suça sürüklenen çocuk” ifadesi kaldırılıyor mu?
7593 sayılı Kanun, çeşitli kanunlardaki “suça sürüklenen” ibaresinin yerine “adli süreçteki” veya “hakkında adli süreç yürütülen” ifadelerinin kullanılmasını öngörmektedir.
Çocukların infazında bir gün iki gün sayılacak mı?
Bazı istisna suçlar hariç olmak üzere hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün koşullu salıverilme hesabında iki gün sayılması öngörülmektedir.

💬Yorumlar ve Katkılar0 katkı
✎ Yorum / katkı ekle