Miras Sebebiyle İstihkak Davası
Miras sebebiyle istihkak davası, yasal veya atanmış mirasçının, terekeyi ya da terekeye ait bazı malları elinde bulunduran kişiye karşı mirasçılıktaki üstün hakkına dayanarak açtığı davadır.
Miras sebebiyle istihkak davası, yasal veya atanmış mirasçının, terekeyi ya da terekeye ait bazı malları elinde bulunduran kişiye karşı mirasçılıktaki üstün hakkına dayanarak açtığı davadır. Dava, mirasçının tek tek tereke mallarındaki hakkından önce ve daha geniş biçimde, mirasçılık sıfatına dayanan tereke hakkını korur.
Türk Medeni Kanunu’nun 637-639. maddelerinde düzenlenen dava, terekenin tamamının veya belirli tereke unsurlarının mirasçıya verilmesini sağlayabilir. Hâkim, dava içinde mirasçılık sıfatına ilişkin uyuşmazlığı da çözer ve hakkın korunması için güvence, şerh veya başka geçici önlemler alabilir.
Kapsamı ve Uygulamadaki Ayrımlar
Davacı, yasal ya da atanmış mirasçı olduğunu ve davalının terekeyi veya tereke malını mirasçının üstün hakkıyla bağdaşmayacak biçimde elinde bulundurduğunu ortaya koymalıdır. Davalı çoğunlukla kendisini mirasçı sayan, geçersiz bir vasiyetnameye dayanan veya tereke malını miras hakkına dayanarak elinde tutan kişidir. Tereke malını bağımsız bir satış, bağış veya başka özel hukuki sebebe dayanarak elinde bulunduran üçüncü kişiye karşı hangi davanın açılacağı, somut hukuki ilişkiye göre ayrıca belirlenir.
Davanın kabulü hâlinde tereke veya tereke malı, zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca davacıya verilir. Davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez. İade kapsamı, davalının iyiniyetli veya kötüniyetli olmasına göre zilyedin geri verme sorumluluğu kuralları çerçevesinde değişebilir.
Zamanaşımı bakımından davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık; her hâlde mirasbırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıllık süre uygulanır. İyiniyetli olmayan davalıya karşı süre yirmi yıldır.
Miras sebebiyle istihkak davası, adi istihkak davasından ve mirasçılık belgesinin iptali davasından ayrılır. Adi istihkak davası tek bir ayni hakka dayanırken miras sebebiyle istihkak davası, mirasçılık sıfatına dayalı küllî nitelikte koruma sağlar. Mirasçılık belgesi ise mirasçılık sıfatını gösteren belge olup tek başına tereke mallarının iadesini sağlamaz.
(bknz: Tereke, Mirasçılık Belgesi, İstihkak Davası, Atanmış Mirasçı, Zilyedin İade Borcu)
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 637-639.
- Mustafa Dural, Turgut Öz, Türk Özel Hukuku Cilt IV: Miras Hukuku, Filiz Kitabevi.
- Zahit İmre, Hasan Erman, Miras Hukuku, Der Yayınları.
- Rona Serozan, Baki İlkay Engin, Miras Hukuku, Seçkin Yayıncılık.
Davacı, yasal ya da atanmış mirasçı olduğunu ve davalının terekeyi veya tereke malını mirasçının üstün hakkıyla bağdaşmayacak biçimde elinde bulundurduğunu ortaya koymalıdır. Davalı çoğunlukla kendisini mirasçı sayan, geçersiz bir vasiyetnameye dayanan veya tereke malını miras hakkına dayanarak elinde tutan kişidir. Tereke malını bağımsız bir satış, bağış veya başka özel hukuki sebebe dayanarak elinde bulunduran üçüncü kişiye karşı hangi davanın açılacağı, somut hukuki ilişkiye göre ayrıca belirlenir. Davanın kabulü hâlinde tereke veya tereke malı, zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca davacıya verilir. Davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.
Miras , Arapça mīrāṯ kökenli olup ölen kişiden kalan malvarlığı ve haklar anlamına gelir. İstihkak , Arapça istiḥqāq kökenli olup bir şeyi hak etme veya kendisine ait olduğunu ileri sürme anlamındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 637-639.; Mustafa Dural, Turgut Öz, Türk Özel Hukuku Cilt IV: Miras Hukuku , Filiz Kitabevi.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
