Makale

Ceza Muhakemesi Hukukunda Arama Koruma Tedbirinde Belirlilik İlkesi

Kaydet(0)

Ceza muhakemesi hukukunda yer alan arama koruma tedbiri, başta özel hayatın gizliliğine saygı gösterilmesi ve konut dokunulmazlığı olmak üzere bazı temel hak ve özgürlüklere doğrudan müdahale eder. Bu sebeple, temel hak ve özgürlüklerin korunması, arama tedbirinin keyfi uygulanmasının önüne geçilmesi için, arama tedbirinde belirlilik ilkesine uyularak, tedbirin sınırlarının çizilmesi zorunludur. Aksi uygulama, arama tedbirinin ve bundan elde edilen delillerin hukuka aykırı hale gelmesine yol açar.

Ceza muhakemesinde, gizli saklı olan şüpheli veya sanığın ya da delillerin elde edilmesi amacıyla arama tedbirine başvurulur. Hatta denilebilir ki ceza muhakemesinde, maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli olan delillerin büyük bir bölümü arama tedbiri ile elde edilir. Ceza muhakemesinde bu denli önemli bir yere sahip olan arama tedbiri, koruma tedbiri olmasının da doğal bir sonucu olarak, bazı temel hak ve hürriyetlere, henüz hüküm verilmeden önce, doğrudan müdahale eder. Arama tedbirinin bu özelliği, tedbire başvurulurken, temel hak ve hürriyetlerin korunmasına ve sınırlanmasına yönelik ilkelere uyulmasını zorunlu kılar. Bu aşamada tedbirin sınırlarının çizilmesi önem kazanır. Bu da ancak belirlilik ilkesine uymak ile mümkün olur. Dolayısıyla tedbire başvurulurken neyin ya da kimin aranacağı belirlenmelidir. Aksi uygulama tedbirin hukuka aykırı hale gelmesine yol açarak ceza, tazminat ve delil hukuku anlamında bazı sonuçların doğmasına neden olur.

Hakan Serdar ÇÖPOĞLU – Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Doktora Öğrencisi.

Ankara Barosu Dergisi, 2019/1


Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız!

Araç çubuğuna atla