Delil
Delil, bir vakıanın doğru olup olmadığını ispat etmeye yarayan araçtır.
Delil, bir vakıanın doğru olup olmadığını ispat etmeye yarayan araçtır. Yargılamada taraflar iddia ve savunmalarını delillerle destekler; mahkeme de uyuşmazlık konusu vakıaları bu deliller üzerinden değerlendirir.
Delil, hukuki nitelendirmeden farklıdır. Hukuki nitelendirme hâkime aitken, delil somut olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini ortaya koymaya hizmet eder. Belge, tanık, bilirkişi raporu, keşif, yemin ve elektronik kayıtlar delil olarak kullanılabilir.
Delil kavramı bütün yargılama türlerinde kullanılır. Medeni yargıda tarafların ispat yükü ve delil bildirme süresi önemlidir. Ceza yargılamasında delilin hukuka uygun elde edilmesi, güvenilirliği ve maddi gerçeğe katkısı ayrıca değerlendirilir.
Uygulamada delilin toplanması, saklanması, sunulması, tartışılması ve mahkemece değerlendirilmesi adil yargılanma hakkıyla doğrudan ilişkilidir.
Delil kelimesi Arapça دليل yazılışındaki “delîl” kelimesinden gelir. Arapçada yol gösteren, rehberlik eden, kanıtlayan ve bir sonuca götüren işaret anlamlarını taşır. Aynı kökten gelen “delalet” دلالة, gösterme ve işaret etme anlamındadır. Osmanlıca hukuk dilinde delil, iddia edilen vakıayı ispata yarayan kanıt anlamında kullanılmış; modern Türk hukukunda da aynı teknik işlevini korumuştur.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
