İçeriğe geç
⚡ Son Tepkiler
📌 Faydalı🔎 İlgi Çekici🎶 Hurri İlahisi: İnsanlığın Bilinen En Eski Şarkısı 🧠 Bilgilendirici1926 Ankara Antlaşması ve Musul Meselesi: Nedenleri, Sonuçları ve Tam Metin 🙂 Fena Değil1. Thko Davasında Yargılanan Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Yaptıkları Savunma 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciGümrükte Yolcu Beraberinde Getirilen Eşya Rehberi 2025-2026 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciDava Dilekçesinde Yer Almayan Hususlar Kısmen Islah ile Davaya Dahil Edilemeyecek: 2026 YİBBGK Kararı  ⚡ ŞaşırtıcıO. J. Simpson Vakası – Fotoğrafın Çökerttiği İnkâr 📌 Faydalı🔎 İlgi ÇekiciTers Kelepçe Hangi Hallerde Takılır? 📌 Faydalı🧠 Bilgilendirici7587 Sayılı Kanun Resmi Gazete’de yayınlandı.

HMK Madde 11 – Miras hukukundan doğan davalarda yetki

Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
Doğrulanmış Hukukçu
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
Üyeyi takip et · 19 Temmuz 2026 · 4 dk. okunma süresi
Facebook X LinkedIn WhatsApp Diğer Bağlantıyı kopyala
0
İçerik türü Rehber Mevzuat

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 11, miras hukukundan doğan bazı davalarda yetkili mahkemeyi özel olarak düzenler. Yetki kuralları, genel kural olan davalının yerleşim yeri mahkemesi ve dava türüne göre değişen özel yetki kurallarının istisnası niteliğindedir. HMK m. 11’in amacı, mirasla sıkı bağlantılı uyuşmazlıklarda tek bir mahkemeyi yetkili kılarak yargılamada düzen, ispat kolaylığı ve usul ekonomisi sağlamaktır.

Bu madde, özellikle mirasın paylaşımı, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkis ile miras sebebiyle istihkak gibi uyuşmazlıklarda, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesini yetkili kabul eder. Bu yetki, uygulamada çok önemlidir; çünkü dava yanlış yerde açılırsa yetki itirazı, usulden ret ya da dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gibi sonuçlar doğabilir.

HMK m. 11 – Miras hukukundan doğan davalarda yetki

Mirastan doğan davalarda yetki
MADDE11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşimyerimahkemesi kesin yetkilidir:
a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle
istihkakailişkin davalar ile mirasçılararasındaterekenin yönetiminden kaynaklanan davalar.
b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşıaçılacak tümdavalar.
(2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa,
orada daaçılabilir.
(3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de
yetkilidir.

HMK m. 11 Hangi Davaları Kapsar?

HMK m. 11 iki ana dava grubunu kapsar:

1. Mirasın paylaşılmasından doğan davalar

Bunlar, miras ortaklığının sona erdirilmesi, paylaşımın nasıl yapılacağı, paylaşım sırasında çıkan ihtilaflar ve paylaşım sürecine bağlı taleplerdir. Örneğin:

  • Terekenin paylaşımı sırasında çıkan uyuşmazlıklar,
  • Paylaşım şekline ilişkin itirazlar,
  • Paylaşımın fiilen gerçekleştirilmesine bağlı ihtilaflar.

Bu tür davalarda yetkili mahkemeölenin son yerleşim yeri mahkemesidir.

2. Ölüme bağlı tasarrufların iptali, tenkisi ve miras sebebiyle istihkak davaları

Bu ikinci grup daha teknik ve uygulamada çok sık karşılaşılan davaları içerir:

  • Ölüme bağlı tasarrufların iptali: Vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarrufların hukuka aykırılığı nedeniyle iptali.
  • Tenkis: Saklı paylı davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

(2) Ölüme bağlı tasarrufların iptali, tenkisi ve miras sebebiyle istihkak davalarında ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

HMK m. 11’in Amacı ve Sistematik Konumu

HMK’da yetki kuralları genel olarak genel yetki ve özel yetki olarak ayrılır. HMK m. 11, miras hukukuna ilişkin bazı davalar bakımından özel yetki kuralı koyar. Bu düzenleme, miras bırakanın son iradesi, malvarlığı ilişkileri, paylaşımın yapılacağı yer ve delillerin toplanması bakımından pratik bir merkez belirler.

Maddenin sistematik önemi şuradan gelir:

  • Mirasın niteliği gereği uyuşmazlıklar çoğu zaman tek bir merkezde toplanır.
  • Miras bırakanın son yerleşim yeri, mirasın açılması ve miras ilişkilerinin yürütülmesi bakımından doğal bağlantı noktasıdır.
  • Tarafların farklı yerlerde bulunması ihtimaline rağmen, dava mirasçıların saklı paylarının ihlal edilmesi halinde, aşırı tasarrufun yasal sınıra çekilmesi.
  • Miras sebebiyle istihkak davası: Mirasçı sıfatına dayanılarak tereke malı üzerinde hak iddiası.

Bu davalarda da yetkili mahkeme ölenin son yerleşim yeri mahkemesidir.

“Ölenin Son Yerleşim Yeri” Ne Demektir?

Buradaki kavram, miras bırakanın ölüm anındaki son yerleşim yeridir. Yerleşim yeri, sadece fiilen oturulan yer değil; kişinin sürekli kalma iradesiyle bağlı bulunduğu merkezdir.

Uygulamada şu hususlar önemlidir:

  • Son yerleşim yeri, ölüm tarihindeki yerleşimdir.
  • Geçici konaklama yerleri dikkate alınmaz.
  • Delillendirme açısından nüfus kayıtları, adres kayıt sistemi, kira kontratı, sağlık kayıtları, bankacılık işlemleri ve tanık beyanları önemli olabilir.

Son yerleşim yerinin belirlenmesi, yetki bakımından davanın hangi mahkemede açılacağını doğrudan etkiler.

HMK m. 11’in Uygulamada Önemi

HMK m. 11’in uygulamadaki etkisi çok büyüktür. Çünkü miras davalarında yanlış mahkemede dava açılması sık karşılaşılan bir usul hatasıdır. Bu hata, dava sürecini uzatır ve gereksiz masraf doğurur.

Uygulamada karşılaşılan başlıca sonuçlar

  • Yetki itirazı ileri sürülebilir.
  • Mahkeme yetkisizlik kararı verebilir.
  • Dosya yetkili mahkemeye gönderilebilir.
  • Dava süreci uzar.
  • Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler açısından risk doğabilir.

Bu nedenle dava açmadan önce, uyuşmazlığın HMK m. 11 kapsamına girip girmediği ve ölenin son yerleşim yerinin neresi olduğu dikkatle tespit edilmelidir.

Bu içeriğe tepkin ne? En fazla 4 tepki seçebilirsin.

Topluluk

Yorumlar ve Katkılar2 katkı

Yorum / katkı ekle

Katkı ekle

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Katkı türü

Katkılar
  1. ✍️Katkı
    Mirasçılar arasında adi istihkak / tereke malı üzerinden alacak talebi
    Yargıtay, ketmi verese nedeniyle mirasçı olduğu sonradan belirlenen kişinin, tereke unsurunu elinde bulunduran diğer mirasçılara yönelttiği miras payı karşılığı alacak talebini “adi istihkak” olarak nitelendirmiştir. Tereke kesin paylaşılmamışsa, bu talebin mirasçılara karşı açılan dava niteliğiyle murisin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisine tabi olduğunu kabul etmiştir.
    Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2464, K. 2024/3839, T. 16.09.2024
    İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
    6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1530 E., 2023/3028 K. DAVALILAR : vd. vekili Avukat vd. DAVA TARİHİ : 28.03.2011
    KARAR : Esastan ret TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, bir kısım davalılar vekilleri İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/470 E., 2021/358 K. Taraflar arasındaki ketmi verese nedeniyle alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki
    belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ve davalıların 02.02.1966 tarihinde ölen mirasbırakan Hacı ‘nın mirasçıları olduklarını, mirasbırakanın ölüm tarihinde hissedarı olduğu Bossa Ticaret ve Sanayi İşletmeleri TAŞ’deki hisselerinin davalılara miras yoluyla intikal ettirildiği, müvekkilinin ise mirasbırakanın ölen oğlu İhsan Sabancı’nın evlilik dışı ilişkisinden olma kızı olması nedeniyle mirasçı olmasına rağmen mirasçılık belgesinde
    kendisine pay verilmediğini ve bu usulsüz mirasçılık belgesine istinaden hisselerin dağıtıldığını ileri sürerek müvekkilinin dava konusu şirketteki miras payı oranında pay defterine kaydını olmadığı takdirde karar tarihindeki hisse bedelinin yasal faiziyle davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ketmi verese hukuki nedenine dayanılarak açılan miras payı karşılığı alacak talebine ilişkin davaların “terekenin paylaşımına” ilişkin olarak açılan bir dava olarak nitelendirelemeyeceğini, ketmi verese hukuki nedenine dayalı olarak açılan davaların miras hukukundan kaynaklı bir tür alacak davası niteliğinde olduğu, nitekim ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil
    davalarının “terekenin paylaşımına” ilişkin değil, yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilerek yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olduğu, dolayısıyla ketmi verese hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil yahut alacak talebine ilişkin davaların “terekenin paylaşımına” ilişkin bir dava olmadığı, uyuşmazlığın ketmi verese hukuki nedenine dayanılarak açılan miras payı karşılığı alacak talebine ilişkin olduğu, bu haliyle uyuşmazlık türünün 6100 sayılı HMK’nın 11 inci maddesinde tahdidi olarak sayılan davalardan hiçbirisine girmediği, yetkili mahkemenin HMK’nın yetkiye ilişkin genel hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK’nın 6 ncı maddesine göre, genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun düzenlendiği, aynı Yasa’nın 7 nci maddesinde, birden fazla davalı bulunan hallerde, davanın, davalılardan herhangi birinin
    yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği davalıların yerleşim yeri mahkemesi İstanbul Mahkemeleri olsa da, eldeki davada kesin yetki kuralı olmadığı ve Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, davalılar tarafından 6100 sayılı HMK’nın 19/2 nci maddesinde öngörülen şekilde usulüne uygun bir yetki itirazı ileri sürülmediği, dolayısıyla HMK’nın 19/4 üncü maddesi uyarınca davanın açıldığı Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili hale geldiği gerekçesiyle Mahkemenin
    yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri
    Davalılar vd. vekili istinaf dilekçesinde; davanın terekenin paylaşımından doğan alacak davasına ilişkin olması sebebiyle HMK 11 inci maddesi gereğince mirasbırakanın son yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu ve re’sen dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.
    Davalılar vd. vekili istinaf dilekçesinde; eldeki davanın mirasbırakan Hacı ‘nın terekesinde bulunan bir kısım mallar için açıldığı, HMK 11 inci madde gereğince yetkili Mahkemenin mirasbırakanın son yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde; terekenin kesin paylaşımına kadar açılacak tüm davalarda HMK’nın 11 inci maddesi gereğince mirasbırakanın son yerleşim yeri Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu, ancak mirasbırakanın son yerleşim yerinin İstanbul değil Adana olduğunu, mirasbırakanın tedavi amaçlı İstanbul’a gittiğini ve orada öldüğünü ancak daimi ikametinin ise Adana olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin HMK’nın 6 ncı maddesi gereği genel yetki kuralına istinaden verdiği yetkisizlik kararının doğru olmadığını, mirasbırakanın son yerleşim yerinin “Adana” olması sebebiyle yetkisizlik karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
    Davalılar vd. vekili istinaf dilekçesinde; mirasbırakanın son yerleşim yerinin İstanbul olduğunun bir çok Mahkeme kararı ile kesinleştiğini, eldeki davanın mirabırakanın terekesine yönelik açılması nedeniyle HMK 11 inci madde gereğince yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, eldeki davanın miras sebebiyle istihkak olarak nitelendirilebileceği ve buna göre de zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasını istemiştir. C.
    Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, ketmi verese nedeniyle açılan davaların niteliği itibariyle TMK 576 ncı ve HMK 11 inci maddesine göre kesin yetkiye tabi dava niteliğinde olmadığı, davaya bakmakla yetkili mahkemenin HMK 6 ncı maddesine göre tayin edileceği, mirasbırakanın son yerleşim yeri itirazlarının da inceleme konusu dava bakımından önem taşımadığı, davanın açıldığı ilk yetkisizlik kararını
    veren mahkemenin yargılama aşamasında süresinde ileri sürülmüş bir yetki itirazı da bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz
    Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; terekenin kesin paylaşımına kadar açılacak tüm davalarda HMK’nın 11 inci maddesi gereğince mirasbırakanın son yerleşim yeri Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu, ancak mirasbırakanın son yerleşim yerinin İstanbul değil Adana olduğunu, mirasbırakanın tedavi amaçlı İstanbul’a gittiğini ve orada öldüğünü ancak daimi ikametinin ise Adana olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin HMK’nın 6 ncı maddesi gereği genel yetki kuralına istinaden
    verdiği yetkisizlik kararının doğru olmadığını, mirasbırakanın son yerleşim yerinin “Adana” olması sebebiyle yetkisizlik karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
    Davalılar vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın terekenin paylaşımından doğan alacak davasına ilişkin olması sebebiyle HMK’nın 11 inci maddesi gereğince mirasbırakanın son yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu ve resen dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
    Davalılar vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakanın son yerleşim yerinin İstanbul olduğunun bir çok Mahkeme kararı ile kesinleştiğini, eldeki davanın mirabırakanın terekesine yönelik açılması nedeniyle HMK’nın 11 inci madde gereğince yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, eldeki davanın miras sebebiyle istihkak olarak nitelendirilebileceği ve buna göre de zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
    Davalılar vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki davanın mirasbırakan Hacı ‘nın terekesinde bulunan bir kısım mallar için açıldığı, HMK’nın 11 inci madde gereğince yetkili Mahkemenin mirasbırakanın son yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasta adi istihkak istemine ilişkindir.
    İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6 ncı maddesi şöyledir; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.”

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesi şöyledir; “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya
    belirtilerle anlaşı rsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.”
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11 inci maddesi şöyledir; “Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.”

    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 576 ncı maddesi şöyledir; “Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.”

    Değerlendirme

    Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin, 02.02.1966 tarihinde ölen mirasbırakan Hacı ‘nın Bossa Ticaret ve Sanayi İşletmeleri TAŞ’deki hisselerinin, davacının mirasçı gösterilmediği mirasçılık belgesine istinaden davalı mirasçılara intikal ettirildiğini, müvekkilinin de mirasçı olması nedeniyle dava konusu şirketteki miras payı oranında pay defterine kaydının olmadığı takdirde karar tarihindeki hisse bedelinin davacıya ödenmesini talep etmiştir. Özdeyişle, dava mirasbırakanın
    terekesinde yer alan şirket hisselerinin terekenin paylaşımı sırasında, davacının mirasçı olmasına rağmen davacının paylaşıma katılmadığı iddiasına dayanmaktadır.
    Bilindiği gibi miras ortaklığı, mirasbırakanın ölümü ile meydana gelen ve mirasçıların iradesi dışında gerçekleşen geçici bir ortaklık olup, bu durum kural olarak mirasın paylaşımına kadar devam eder. (TMK 640) Öte yandan aradan ne kadar süre geçerse geçsin, butlandan farklı olarak paylaşmanın yok hükmünde olduğunun ileri sürülmesi, TMK 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde de sayılmaz. Bu bakımından “ketmi verese” olgusunun sabit olduğu hallerde, ister yazılı paylaşma sözleşmesi uyarınca paylaşma yapılmış olsun, ister elden paylaşma usulüyle paylaşma gerçekleştirilsin, miras ortaklığını oluşturan tüm mirasçıların eksiksiz katılımı ve rızası söz konusu olmadığı için tereke unsurlarının geçerli bir paylaşmaya konu yapıldığından söz etmek mümkün değildir. Bu takdirde de tereke unsurlarının terekeye geri döndürülmesi ve elbirliği hak sahipliği yeniden tesis edildikten sonra, söz konusu unsurların yeniden paylaşılması gerekecektir. Bu konuda anlaşma sağlanamadğı takdirde de terekenin paylaşılması ancak paylaşma davası yoluyla mümkün olacaktır. (TMK 642) Diğer yandan, mirasçılık belgesinin iptali davası sonucunda taraflar arasında kimin mirasçı olduğu ya da miras ortaklığında yer alıp almadığı, yer aldıysa hangi miras payına sahip olduğu kesin hüküm niteliği kazanmış çekişmeli bir yargı kararı
    sonucunda tespit edildiği için ilgililer bakımından bu yeni duruma uygun olarak ilamda belirlenen yeni mirasçılık sıfatına uyan ve miras paylarını karşılayan hukuki durumun tesis edilmesi gereklidir. Bu demektir ki, ketmi verese nedeniyle iptal edilmiş olan mirasçılık belgesinde belirlenen ya da yeniden düzenlenen paylar doğrultusunda elbirliği ile hak sahipliği tesis edilerek
    terekenin yeniden paylaşılması gerekecektir.
    O halde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599 uncu maddesine göre davacının mirasçılık belgesinin iptali davası yoluyla mirasçı olarak tespit edilerek, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereği kazandığı açıktır. Dolayısıyla, davacının dava konusu şirketin paylaşımına katılmaması ile terekenin tüm mirasçıların eksiksiz katılımı ile kesin olarak paylaşıldığının da söyleme imkanı bulunmamaktadır.
    Davacının paylaşıma katılmaması nedeniyle tereke malını elinde bulunduran diğer mirasçılara karşı alacak talep etmesi
    yönünden ise mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığından açılan dava adi istihkak davası olarak adlandırılmaktadır. Adi
    istihkak davasında miras sebebiyle istihkak davasından farklı olarak mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığı gibi
    mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlık da mevcut değildir. Mirasçıların istihkak davası açması her zaman imkan dahilindedir.
    Mirasçılar mirasbırakanın malvarlığı içerisinde bulunan hak ve malları hakkı olmadan elinde bulunduran kişilere karşı bunları
    geri alabilmek amacıyla dava açabilirler. Davacının, mirasçılıkta üstün hakkını ileri sürmeden terekede bulunan malı elinde
    tutan diğer mirasçılara karşı miras payının iadesi talepli açmış olduğu dava, adi istihkak davası olarak nitelendirilmelidir.
    Bu durumda, davanın Türk Medeni Kanunu’nun 576 ncı maddesinde düzenlenen “terekenin kesin paylaşılmasına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar” kapsamında, niteliği itibariyle mirasbırakanın ölümünden sonra terekede bulunan mal hakkında diğer mirasçılara karşı adi istihkak niteliğindedir. Bu bağlamda davada yetkili Mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11 inci maddesi kapsamında mirasbırakanın son yerleşim yeri Mahkemeleridir. Dosya kapsamında ve nüfus kayıtlarına göre mirasbırakanın yerleşim yerinin “İstanbul” olduğu sabit olup, yetkili Mahkemenin İstanbul olması nedeniyle Mahkemece yanılgılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, yetkisizlik kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde
    kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi

  2. ✍️Katkı
    Mirasta denkleştirme davasında kesin yetki
    Mirasta denkleştirme talebi, mirasçılar arası tereke ilişkisine bağlı olduğundan murisin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisi kapsamında değerlendirilmiştir. Yargıtay, murisin son yerleşim yerinin Çankaya/Ankara olması nedeniyle Ankara mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir.
    Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10629, K. 2025/2728, T. 03.03.2025

    İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI
    : 2024/89 Esas, 2024/221 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.2024 Tarihli 2023/100 Esas, 2024/52 Karar Sayılı Kararı 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 560 ilâ 571 inci maddeleri uyarınca açılan mirasta iade (mirasta denkleştirme) davalarının; aynı Kanun’un 576 ncı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 11/a maddesi hükmü uyarınca terekenin açıldığı, bir başka ifade ile miras bırakanın son ikametgahı mahkemesinde görülmesi gerektiği, anılan bu yetki kurallarının kesin yetki olduğu, 6100 sayılı Kanun’un 11/a ve 19/1 maddeleri uyarınca anılan yetki kuralının kesin ve kamu düzeniyle ilgili olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği, muris ‘in merkezî nüfu idaresi sistemindeki yerleşim yeri
    adresinin Çankaya/Ankara olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.05.2024 Tarihli ve 2024/89 Esas, 2024/221 Karar Sayılı Kararı Davacı tarafça murisin, davalının yönlendirmesi ile konu taşınmazı sattığı ve satış bedelinin ortak hesaba yatırıldıktan sonra, muris yoğun bakımda tedavi altında iken diğer mirasçılardan terekeyi kaçırmak amacıyla bedelin davalının kendi hesabına aktarıldığı iddiası ile miras hissesine düşen
    kısım yönünden alacak davası açıldığı, davalı tarafça durum inkar edilerek kendisinin alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunulduğu, dava dilekçe içeriği ve anlatımlara göre açıkça davanın mirasta adi istihkak iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu anlamda dava dilekçesi içeriğine ve aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalara göre istemin miras hukukundan kaynaklanan bir talep olmayıp 4721 sayılı Kanun’un 683 üncü maddesine dayanan adi istihkaktan kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle, 6100 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinde düzenlenen, kesin yetki kuralı niteliğindeki mirastan doğan davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olması durumunun eldeki davada söz konusu olmadığı, dosyada davalının adresinin Ankara Batı Mahkemeleri yargı çevresinde kaldığı ve bu anlamda genel yetki anlamında usulüne uygun ileri sürülmüş bir yetki itirazı da yine söz konusu olmadığı, bu nedenlerle yetkili mahkemenin İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 669 uncu maddesi uyarınca mirasta denkleştirme yapılması istemine ilişkin davada yetkili mahkemenin belirlenmesi istemine ilişkindir.
    B. İlgili Hukuk Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
    6100 sayılı Kanun’un “Mirastan doğan davalarda yetki” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi şöyledir: “(1)
    Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar.”
    4721 sayılı Kanun’un “Mirasta denkleştirme – Mirasçılar arasında” başlıklı 669 uncu maddesi şöyledir: “Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir. Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.”
    4721 sayılı Kanun’un “Tenkis Davası ” başlıklı 560 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.”
    C. Değerlendirme 6100 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinde mirastan doğan davalarda ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkili mahkeme olarak düzenlenmiştir.
    Dosya kapsamından, murisin son yerleşim yeri adresinin Çankaya/Ankara olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. III.KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Menü