Keşif
Keşif, mahkemenin veya yetkili makamın uyuşmazlık konusu yeri, eşyayı, olayı ya da durumu doğrudan inceleyerek bilgi edinmesini sağlayan delil elde etme işlemidir.
Keşif, mahkemenin veya yetkili makamın uyuşmazlık konusu yeri, eşyayı, olayı ya da durumu doğrudan inceleyerek bilgi edinmesini sağlayan delil elde etme işlemidir. Keşif, dosya üzerinden anlaşılamayan maddi durumun yerinde görülmesine hizmet eder. Bu nedenle özellikle taşınmaz, inşaat, sınır, zarar, kaza ve teknik inceleme gerektiren uyuşmazlıklarda önemlidir.
Keşif sırasında hâkim, taraflar, bilirkişi, tanık veya teknik kişiler hazır bulunabilir. Keşif tutanağı, yerinde yapılan gözlemlerin ve işlemlerin resmi kaydıdır. Bilirkişi incelemesi çoğu zaman keşifle birlikte yürütülür; ancak keşif ile bilirkişi raporu aynı şey değildir. Keşif mahkemenin doğrudan gözlemine, bilirkişi ise teknik bilgiye dayanır. Keşfin usulüne uygun yapılması, tarafların delil hakkı ve çelişmeli yargılama ilkesi açısından önem taşır.
Keşif kelimesi Arapça كشف şeklinde yazılır. K-sh-f kökü örtüyü kaldırmak, açığa çıkarmak, görünür kılmak ve ortaya çıkarmak anlamlarına gelir. Osmanlı Türkçesinde keşf (كشف), bilinmeyeni ortaya çıkarma veya yerinde inceleme anlamıyla kullanılmıştır. Modern hukuk dilinde keşif, uyuşmazlık konusu maddi durumun mahkemece yerinde görülmesi ve tespit edilmesi anlamında teknikleşmiştir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
