Soyut Borç İkrarı
Soyut borç ikrarı, borçlunun belirli bir borcu üstlendiğini veya mevcut borcunu tanıdığını, borcun dayandığı hukuki sebebi açıklamadan beyan etmesidir.
Soyut borç ikrarı, borçlunun belirli bir borcu üstlendiğini veya mevcut borcunu tanıdığını, borcun dayandığı hukuki sebebi açıklamadan beyan etmesidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi, borcun sebebini içermese bile borç tanımasının geçerli olduğunu belirtir.
Kavram, borç tanımasının sebebe bağlı olup olmadığı tartışmasıyla ilgilidir. Kanun, sebebin senette veya beyanda gösterilmemesini geçerlilik engeli olmaktan çıkarır; ancak bu hüküm, her borç tanımasının temel ilişkiden tamamen bağımsız ve bütün itirazlara kapalı yeni bir borç yarattığı anlamına gelmez.
Kapsamı ve Uygulamadaki Ayrımlar
Borç ikrarı, taraflar arasında mevcut borcun varlığını açıklığa kavuşturmak, ispatı kolaylaştırmak, borç miktarını belirlemek veya uyuşmazlığı sona erdirmek amacıyla yapılabilir. “A kişisine 100.000 Türk lirası borçluyum” şeklindeki yazılı beyan, borcun hangi satış, ödünç veya hizmet ilişkisinden doğduğunu açıklamasa da borç tanıması olarak değerlendirilebilir.
Bir beyanın yalnızca ispat amacı taşıyan açıklayıcı borç tanıması mı, yoksa bağımsız bir borç doğuran kurucu borç tanıması mı olduğu tarafların iradesi ve işlemin koşullarına göre belirlenir. Kurucu yenileme iradesi açıkça anlaşılmadıkça, borç tanıması temel borcu kendiliğinden sona erdirmez veya yenilemez.
Soyut borç ikrarında borçlu, temel ilişkinin hiç doğmadığını, sona erdiğini, geçersiz olduğunu veya borç tanımasının irade bozukluğuyla yapıldığını somut olayın niteliğine göre ileri sürebilir. İspat yükünün nasıl dağılacağı, belgenin içeriği ve tarafların iddiaları dikkate alınarak belirlenir. Bu nedenle “soyut” nitelemesi, borç sebebinin beyanda yer almamasını anlatır; borcun hukuki sebepten tümüyle kopuk olduğunu her durumda ifade etmez.
Kambiyo senetlerindeki soyutluk ilkesiyle borç ikrarı birbirine benzemekle birlikte aynı değildir. Kambiyo senetleri, kanunun öngördüğü şekle ve özel def’i sistemine tabidir. Adi yazılı borç ikrarı ise borçlar hukuku ve ispat hukuku kurallarına göre değerlendirilir.
(bknz: Borç Tanıması, Sebebe Bağlılık, Yenileme, Kambiyo Senedi, İkrar)
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 18 ve 133.
- Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları.
- Kemal Oğuzman, Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Vedat Kitapçılık.
- Haluk Nami Nomer, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayınları.
Borç ikrarı, taraflar arasında mevcut borcun varlığını açıklığa kavuşturmak, ispatı kolaylaştırmak, borç miktarını belirlemek veya uyuşmazlığı sona erdirmek amacıyla yapılabilir. “A kişisine 100.000 Türk lirası borçluyum” şeklindeki yazılı beyan, borcun hangi satış, ödünç veya hizmet ilişkisinden doğduğunu açıklamasa da borç tanıması olarak değerlendirilebilir. Bir beyanın yalnızca ispat amacı taşıyan açıklayıcı borç tanıması mı, yoksa bağımsız bir borç doğuran kurucu borç tanıması mı olduğu tarafların iradesi ve işlemin koşullarına göre belirlenir. Kurucu yenileme iradesi açıkça anlaşılmadıkça, borç tanıması temel borcu kendiliğinden sona erdirmez veya yenilemez.
İkrar , Arapça iqrār kökenli olup kabul etme, doğrulama ve açıkça bildirme anlamlarına gelir. Soyut , bir olgunun somut neden ve bağlantılarından ayrılarak ele alınmasını ifade eder. Terimdeki soyutluk, borcun sebebinin beyan metninde açıklanmamış olmasına işaret eder.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 18 ve 133.; Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler , Yetkin Yayınları.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
