Yakalama
Yakalama, ceza muhakemesinde belirli koşullar altında kişinin özgürlüğünün geçici olarak sınırlandırılarak yetkili makamlara götürülmesini ifade eder.
Yakalama, ceza muhakemesinde belirli koşullar altında kişinin özgürlüğünün geçici olarak sınırlandırılarak yetkili makamlara götürülmesini ifade eder. Yakalama, kendiliğinden bir ceza değil, soruşturma veya kovuşturmanın yürütülmesini sağlayan geçici bir koruma tedbiridir.
Yakalamanın hukuka uygun olabilmesi için kanuni sebebe, usule ve ölçülülüğe dayanması gerekir. Kişiye yakalama nedeni ve hakları bildirilmelidir. Yakalama sonrası ifade, gözaltı, serbest bırakma veya hâkim önüne çıkarma gibi işlemler gündeme gelebilir.
Kolluk işlemleri, savcılık talimatları, yakalama emri, gözaltı süreci ve hâkim önüne çıkarma aşamalarında kullanılır. Özellikle suçüstü hâlleri ve hakkında yakalama emri bulunan kişiler bakımından önemlidir.
Yakalama Türkçe yakalamak fiilinden gelir; ele geçirmek, tutmak veya kontrol altına almak anlamındadır. Hukuk terminolojisinde bu günlük anlam, kişi özgürlüğüne geçici müdahaleyi anlatan teknik bir içeriğe dönüşmüştür.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Hangi hâllerde yakalama mümkündür?
Başlıca durumlar şunlardır:
Yakalama yetkisi, olayın koşullarına göre değişir. Örneğin suçüstü hâli varsa hukuki eşik daha kolay oluşabilir; buna karşılık sırf kuşku yetmez, kanuni dayanak gerekir.
Yakalama sonrası haklar
Yakalanan kişiye derhâl bildirilmesi gereken başlıca haklar:
Ayrıca:
Yakalama ile Gözaltı Arasındaki Fark
Yakalama ve gözaltı, ceza muhakemesinde birbirine yakın görünse de hukuken farklı iki koruma tedbiridir. En temel ayrım şudur:
Başka bir ifadeyle, yakalama çoğu zaman başlangıç işlemi, gözaltı ise devam eden muhafaza/soruşturma tedbiri niteliğindedir.
Bu ayrımın temel dayanağı
Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir: a) Kişiye suçu işlerken rastlanması. b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması. Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler. Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir. Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır.
Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir.
Yakalama 5 inci maddede belirtilen yetkiler çerçevesinde, hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının emriyle veya doğrudan kolluk kuvveti veya suçüstü hâlinde herkes tarafından yapılabilir. Yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silâh ve bunun gibi unsurlardan arındırılması sağlanır. Yakalama sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerinin yok edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınır. Yakalanan kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma, yakalanmaya itiraz etme hakları ile diğer kanunî hakları ve itiraz hakkını nasıl kullanacağı, herhâlde yazılı, bunun hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak derhâl bildirilir. Kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama hâlinde işlem, yakalanan kişi ve uygulanan tedbirler derhâl Cumhuriyet savcısına bildirilir. Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır.
Yakalanan kişinin; kendisi ile birlikte bir kişi varsa bu kişi vasıtasıyla, suçun işlendiği veya yakalandığı yerde ikâmet ediyorsa ve haber vereceği yakınının telefon numarasını biliyorsa ya da kolluk vasıtasıyla sair suretle tespit edilebiliyorsa, telefon ile, haber vereceği yakınının telefon numarasını bilmiyorsa ilgili yer kolluğu vasıtasıyla, konutu suç yeri dışında ise telefonla veya kişinin adresinin bulunduğu yerle ilişki kurulmak suretiyle, yakalandığı, gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınına veya belirlediği bir kişiye haber verilir. Yakalanan kişi, gözaltına alınmasını gerektirecek bir nedenin tespit edilememesi veya yakalama sebebinin ortadan kalkması hâlinde Cumhuriyet savcısının emri ile kolluk kuvvetince derhâl salıverilir.
Yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silâh ve bunun gibi unsurlardan arındırılması sağlanır. Yakalama sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerinin yok edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınır. Yakalanan kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma, yakalanmaya itiraz etme hakları ile diğer kanunî hakları ve itiraz hakkını nasıl kullanacağı, herhâlde yazılı, bunun hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak derhâl bildirilir. Kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama hâlinde işlem, yakalanan kişi ve uygulanan tedbirler derhâl Cumhuriyet savcısına bildirilir. Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır.
1) Yakalamanın özelliği: ilk müdahale
Yakalama, kişinin suçla bağlantısı nedeniyle derhâl denetim altına alınmasıdır. Bu işlem:
Yakalamada esas amaç, kişinin hemen kaçmasını önlemek, delillerin kaybolmasını engellemek ve yetkili makama teslim etmektir. Yakalama anında kişiye haklarının bildirilmesi gerekir. Yönetmelik uyarınca bu bildirim, kural olarak yazılı; bu mümkün olmazsa sözlü olarak yapılır.
2) Gözaltının özelliği: soruşturma için devam eden muhafaza
Gözaltı, yakalamadan sonra gelen ve soruşturmanın tamamlanması için uygulanan tedbirdir. Burada artık işlem yalnızca “anlık kontrol” değil, Cumhuriyet savcısının sevk ve idaresinde soruşturmanın yürütülmesidir.
CMK m. 91’e göre yakalanan kişi, Cumhuriyet savcılığınca bırakılmazsa gözaltına alınabilir. Bu tedbirin uygulanabilmesi için:
Bu nedenle gözaltı, yakalamaya göre daha güçlü ve daha ağır bir özgürlük kısıtlamasıdır.
3) Süre bakımından fark
En önemli farklardan biri süredir:
CMK m. 91’e göre gözaltı süresi, yakalama anından itibaren kural olarak 24 saati geçemez. Ayrıca yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre de 12 saati aşamaz. Toplu suçlarda ise savcının yazılı emriyle uzatma mümkündür.
4) Yetki bakımından fark
Yani yakalamada başlangıç yetkisi daha yaygındır; gözaltıda ise artık soruşturmanın yönetiminde merkezi rol Cumhuriyet savcısındadır.
5) Haklar bakımından fark
Yakalanan kişiye:
Gözaltı aşamasında ise bu haklar devam eder; ayrıca kişinin gözaltına alınmasına karşı sulh ceza hâkimine başvuru imkânı da vardır. Yönetmelik buna açıkça imkân tanır.
6) Serbest bırakılma ihtimali
Yakalama sonrasında kişi her zaman gözaltına alınmaz. Şu ihtimaller vardır:
Yakalanır ve hemen serbest bırakılır
Eğer gözaltı gerektiren sebep yoksa Cumhuriyet savcısının emriyle derhâl salıverilir.
Yakalanır ve gözaltına alınır
Soruşturma için zorunluluk varsa ve somut deliller mevcutsa gözaltı kararı verilebilir.
Yakalanır, kısa süre tutulur, sonra adlî mercilere sevk edilir
Bu durumda yakalama işlemi, sevk amacıyla kullanılmış olur.