Zilyetliğin Havalesi
Zilyetliğin havalesi, bir eşya üçüncü kişinin doğrudan zilyetliğinde bulunmaya devam ederken, o eşya üzerindeki dolaylı zilyetliğin devreden ile devralan arasındaki anlaşmayla devredilmesidir.
Zilyetliğin havalesi, bir eşya üçüncü kişinin doğrudan zilyetliğinde bulunmaya devam ederken, o eşya üzerindeki dolaylı zilyetliğin devreden ile devralan arasındaki anlaşmayla devredilmesidir. Eşyanın fiziksel olarak el değiştirmediği bu yöntemde, doğrudan zilyet olan üçüncü kişi aynı kalır; değişen, onun aracılığıyla zilyetliği sürdüren dolaylı zilyettir.
Kurum, Türk Medeni Kanunu’nun 979. maddesindeki teslimsiz devir düzenlemesine dayanır. Zilyetlik devri, doğrudan zilyet üçüncü kişiye karşı ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirilmesinden itibaren hüküm doğurur.
Kapsamı ve Uygulamadaki Ayrımlar
Örneğin malik A’ya ait bir taşınır, kira sözleşmesiyle B’nin elinde bulunuyorsa A dolaylı, B doğrudan zilyettir. A, eşyanın mülkiyetini ve dolaylı zilyetliğini C’ye devrettiğinde B eşyayı fiilen elinde tutmaya devam eder. A ile C arasındaki anlaşma zilyetliğin havalesini oluşturur; devir B’ye karşı bildirimden itibaren etkili olur.
Bildirim, üçüncü kişinin iznini alma işlevi görmez. Doğrudan zilyedin rızası kural olarak devir için şart değildir; ancak devir ona karşı bildirilmeden yeni dolaylı zilyet, üçüncü kişiden eşyanın teslimini isteyemez. Üçüncü kişi, devredene karşı ileri sürebileceği teslimden kaçınma sebeplerini devralana karşı da kullanabilir. Kira alacağı, hapis hakkı veya sözleşmeden doğan başka savunmalar somut olayda önem taşıyabilir.
Zilyetliğin havalesi, hükmen teslimden ayrılır. Hükmen teslimde devreden kişi eşyanın doğrudan zilyedi olarak kalır ve yeni malik adına zilyet olmaya başlar. Zilyetliğin havalesinde ise eşyayı fiilen elinde tutan kişi baştan beri üçüncü kişidir. Kısa elden teslimde ise devralan zaten eşyanın doğrudan zilyedidir ve anlaşmayla zilyetlik sıfatı değişir.
Kurum, taşınır mülkiyetinin devri, alacağın temlikiyle bağlantılı teslim yükümlülükleri, rehin ve emtia işlemleri bakımından önemlidir. Ancak teslimsiz devir, üçüncü kişileri zarara uğratmak veya kanunun aleniyet amacını dolanmak için kullanılamaz; iyiniyetle kazanma ve tasarruf yetkisi kuralları ayrıca uygulanır.
(bknz: Zilyetlik, Dolaylı Zilyetlik, Hükmen Teslim, Kısa Elden Teslim, Taşınır Mülkiyetinin Devri)
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 975 ve 979.
- M. Kemal Oğuzman, Özer Seliçi, Saibe Oktay-Özdemir, Eşya Hukuku, Filiz Kitabevi.
- A. Lâle Sirmen, Eşya Hukuku, Yetkin Yayınları.
- Jale G. Akipek, Turgut Akıntürk, Derya Ateş, Eşya Hukuku, Beta Yayınları.
Örneğin malik A’ya ait bir taşınır, kira sözleşmesiyle B’nin elinde bulunuyorsa A dolaylı, B doğrudan zilyettir. A, eşyanın mülkiyetini ve dolaylı zilyetliğini C’ye devrettiğinde B eşyayı fiilen elinde tutmaya devam eder. A ile C arasındaki anlaşma zilyetliğin havalesini oluşturur; devir B’ye karşı bildirimden itibaren etkili olur. Bildirim, üçüncü kişinin iznini alma işlevi görmez. Doğrudan zilyedin rızası kural olarak devir için şart değildir; ancak devir ona karşı bildirilmeden yeni dolaylı zilyet, üçüncü kişiden eşyanın teslimini isteyemez. Üçüncü kişi, devredene karşı ileri sürebileceği teslimden kaçınma sebeplerini devralana karşı da kullanabilir.
Zilyet , Arapça “el sahibi” anlamındaki zû’l-yed terkibinden hukuk diline geçmiştir ve eşya üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kişiyi anlatır. Havale , Arapça ḥawāla kökenli olup aktarma, bir ilişkiyi başkasına yöneltme anlamındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 975 ve 979.; M. Kemal Oğuzman, Özer Seliçi, Saibe Oktay-Özdemir, Eşya Hukuku , Filiz Kitabevi.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
