Ana Sayfa Karar Kısmi Davada Islah ile Arttırılan Alacağa Yürütülecek Faizin Başlangıç Tarihi

Kısmi Davada Islah ile Arttırılan Alacağa Yürütülecek Faizin Başlangıç Tarihi

Davanın kısmi dava olarak açıldığı, davalının dava tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden dava dilekçesinde belirtilen alacağa dava, ıslah ile artırılan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.

T.C YARGITAY 

3.Hukuk Dairesi 

Esas: 2015 / 9361 

Karar: 2016 / 10162 

Karar Tarihi: 27.06.2016

ÖZET: Dava dilekçesi içeriğinden davanın kısmi dava olarak açıldığı, davalının dava tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden dava dilekçesinde belirtilen alacağa dava, ıslah ile artırılan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, kabul edilen alacak hakkında ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesine hükmedilmiş olması doğru değildir.(6100 S. K. m. 176)

Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Dava, davalı kurum tarafından fazla tahsil edildiği iddia edilen kaçak elektrik bedelinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece; ıslah edilen davanın kabulü ile 14.704,85 TL fazla ödemeye ilişkin alacağın 73,45 TL için 28/02/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 31/03/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 29/04/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 30/05/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 01/07/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 01/08/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 31/08/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 30/09/2005 tarihinden geçerli ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, dava dilekçesi içeriğinden davanın kısmi dava olarak açıldığı, davalının dava tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden dava dilekçesinde belirtilen alacağa dava, ıslah ile artırılan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, kabul edilen alacak hakkında ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesine hükmedilmiş olması doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan ”Islah edilen davanın kabulü ile 14.704,85 TL fazla ödemeye ilişkin alacağın 73,45 TL için 28/02/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 31/03/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 29/04/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 30/05/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 01/07/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 01/08/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 31/08/2005 tarihinden, 2.090,20 TL için 30/09/2005 tarihinden” ifadesinin karar metninden çıkarılarak, yerine “Davanın kabulü ile, 6.000 TL alacağın dava tarihinden, 8.704,85 TL alacağın ise 17.04.2013 ıslah tarihinden” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi yazınız!

Son Eklenen İçerikler

Gayrimenkul Satış Vaadine Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davaları

Satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında somut durum gerektirmedikçe keşif yapılması zorunlu değildir. Bazen gerekmediği halde mahkemelerce keşif yapılmaması...

Konkordato Mühletinin İşçi Alacaklarına Etkisi

Ekonomik açıdan zor durumda olan kişileri ve işletmeleri korumak yanında alacaklıları ve kamunun menfaatlerini de korumayı amaçlayan konkordato kurumu 7101 sayılı...

Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini

“Şirket yönetimi için kayyım tayini” tedbiri Yasa’da sayılan belli suçlar için başvurulabilen özel bir koruma tedbirdir. Bu tedbire Yasa’da arama ve...

Türk Ceza Yargılamasında Koruma Tedbirleri Bakımından Esas Alınan Şüphe Kavramı

Suç soruşturmasında şüphe kavramı özellikle temel hak ve hürriyetleri çok yakından ilgilendiren koruma tedbirlerine başvurmada en çok kullanılan ama aynı zamanda...

Tutuklu ve Hükümlülerin Yararlanabileceği Yayınlar

Ceza  infaz  kurumunda bulunan tutuklu  ve   hükümlülerin yayınlardan yararlanmasına ilişkin esaslar 5275 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri de gözetilerek Anayasa Mahkemesi tarafından...