Salı, Nisan 23, 2024
Ana SayfaÖzel DosyalarÖcalan DavasıAbdullah Öcalan Davası – Duruşma Günü 5 – 4 Haziran 1999

Abdullah Öcalan Davası – Duruşma Günü 5 – 4 Haziran 1999

Bu İçeriğimizin Başlıkları

- Advertisement -

Terör örgütü elebaşı sanık Abdullah Öcalan’ın ”vatana ihanet” suçundan idam istemiyle İmralı Adası’nda yargılandığı davanın 5. gün duruşması saat 10.00’da başladı.

Duruşmaya, tutuklu sanık Öcalan’ın yanı sıra, avukatları ve yakınları, müdahiller ve avukatları ile yerli ve yabancı basın mensupları katıldı.

Sanık avukatları, duruşma başlamadan önce müvekkilleri sanık Öcalan ile yaklaşık yarım saat süreyle görüştüler.

Bu arada, Ankara 2 No’lu DGM Başkanı Mehmet Turgut Okyay’ın dünkü duruşmada belirttiği gibi sanık Öcalan’a bu sabah günlük gazetelerin verildiği öğrenildi. (AA)

MÜDAHİLLER VE AVUKATLARI SALONU TERKETTİLER 

İMRALI ADASI (A.A)- (Anadolu Ajansı ekibi bildiriyor)- Terör örgütü elebaşı sanık Abdullah Öcalan’ın yargılandığı davanın 5. gün duruşmasında müdahil avukatları sanık avukatlarının bazı açıklamalarını ”örgüt propagandası” yapıldığı gerekçesiyle protesto ettiler. Başkan M. Turgut Okyay,’ın bu protestolar sırasında müdahil avukatlarından Şevket Can Özbay’ın dışarıya çıkmasını istemesi üzerine, müdahil avukatları ve müdahiller de salonu terkettiler.
Duruşmanın bugün saat 10.00’da başlayan oturumunda önce müdahil avukatları esas hakkındaki iddialarını bildirmeye devam ettiler. Daha sonra sanık Öcalan’a Mahkeme Başkanı, Savcılar ve müdahil avukatları çeşitli sorular yönelttiler. Sorular ve sanığın yanıtları şöyle:
Savcı Talat Şalk: PKK ile İHD arasında ilişki var mı? Bu konunun açılmasını istiyoruz.
Öcalan: Bunun yanıtını daha önce verdim. Akın Birdal ile şahsen görüşmedim. Askerlerin bırakılması için kurulan heyette yer alıyordu. Ben oradaki temsilcilere bu tür görüşmelerin iyi olacağını söyledim. Arabuluculuk niteliğindedir.
Okyay: İHD’den maddi para yardımı aldınız mı?
Öcalan: Para gönderilmedi, maddi manevi bir destek olmadı. Benim bir talimatım da yok.
Okyay: İHD yayınları konusunda bilgi verir misin?
Öcalan: Kendi yayınları vardı. Bizdeki bilgiler de gönderiliyordu. Bu bilgileri biz ulaştırıyorduk.

-HOLLANDA VE BELÇİKA-

Savcı Şalk: Hollanda ve Belçika’daki eğitim kamplarının sorumluları kimlerdir? Bu konuyu açar mısın?

Öcalan: Hollanda’nın eski kırsal alanlarında villalar vardı. Oralar kiralanıyordu. Onlar temas kuruyordu.
Okyay: Kimler temas kuruyordu?
Öcalan: Legal oluşumlar aracılığıyla dernekler vasıtasıyla. Dernekler buraları bulmamızda yardımcı oluyorlardı. Buralarda siyasi eğitim veriliyordu.
Okyay: Hollanda makamları bunu biliyor muydu?
Öcalan: Avrupa’da siyasi eğitim yasak değildir, Hollanda makamları ses çıkarmaz.
Okyay: Hollanda yetkilileriyle görüştünüz mü?
Öcalan: Bir, iki Hollandalı gazeteci ile görüştüm, röportaj yaptım.
Okyay: Ya Belçika…?
Öcalan: Gerek Hollanda, gerek Belçika’da çok güçlü temsilciliklerimiz vardı. Bu temsilciliklerimiz, ERNK adıyla çalışıyordu. Zaten ERNK’nın birçok ülkede temsilcilikleri var.
Okyay: Bunun PKK’nın yan kuruluşu olduğunu biliyorlar mıydı?
Öcalan: Biliyorlardı.
Başsavcı Cevdet Volkan: Buradaki faaliyetlerle ilgili rapor geliyor muydu?
Öcalan: Bize Kani Yılmaz ve Şahin kod telefonla bilgi veriyorlardı. Son 6 aydır bilmiyorum.
Okyay: Türkiye’deki derneklerle ilişkiniz var mıydı? İsimlerini çok samimi olarak açıklamanı istiyorum?
Öcalan: HADEP ile İHD’yi söyledim. Bazı kürt kuruluşları vardı. Roja Welat isimli Kürt gazetesi vardı, Bir de Mezopotamya Kültür Derneği var. Bunlar yasaldır. Kürt kuruluşları olarak biliyorum. Yasadışılıkları yok.
Okyay: Bunlarla görüşüyor muydun?
Öcalan: Avrupa üzerinde temsilciler görüşmüş olabilir.
Okyay: Hollanda ve Belçika yetkilileri ile görüştünüz mü?
Öcalan: Hollanda ve Belçika yöneticileri ile görüşmem, temasım, devlet adına bir görüşmem olmadı. Almanya ve İtalya yetkilileri ile görüşmüştüm. Ondan sonra 5-6 yıl önce bir İspanyol yetkilisi ile parlamenter düzeyinde görüştüm.

-İNGİLİZ LORD İLE GÖRÜŞME-

Okyay: İngiliz Lordlar Kamarası’ndan Lord Avebury ile bir görüşmen oldu mu?

Öcalan: Ağustos 1998’de iki üç kez görüşmüş olabilirim.
Okyay: Bu kişi İngiliz gazetelerinde yazı yazıyormuş, bu kişi ile ne konuştun?
Öcalan: (1996’dan itibaren süreç var. 98 Eylül’ünde ateşkese gitme düşüncemiz var siz ne düşünüyorsunuz) dedim. Ne (evet) ne (hayır) yanıtını aldım. İngiltere’nin klasik politikası var. (Sizi devlet olarak destekleyemeyiz. Sadece dostuz.) dedi. Ateşkese, (iyi olur) dedi. İngiltere’nin bize sıcak bakmadığını söyledi.
Okyay: Yazılar için sizden 40 bin Sterlin almış, biliyor musun?
Öcalan: Bu konuyu bilmiyorum. Bu çok ilginç. Avrupada’ki örgüt sorumlularının böyle bir politikalarının olup olmadığını da bilmiyorum. Lord çok zengin. Kendilerinin bize vermesi lazım, bizim almamız gerekir. Ayrıca İtalya’da iken ismini hatırlamadığım başka bir lord ile de görüştüm. Lordların siyasi ağırlığı yok. Bu görüştüğüm lord, bana (lordların siyasi ağırlığı yok, etkileri sınırlı) dedi.
Okyay: Bu görüşmelerinde, (insanları niye öldürüyorsunuz, bu çocukları niye öldürüyorsunuz) diye soran olmadı mı?
Öcalan: O konuları tartışmaya getirmediler. Konuşmalarımız siyasi içerikliydi.

-UYUŞTURUCU-

Müdahil avukatı: PKK’nın bu uyuşturucu meselesi çok önemli. Suriyeli Hasan Keyfo, PKK ile uyuşturucu konusunda işbirliği yaptı mı, bunu açıklayabilir mi?
Öcalan: Böyle bir ismi hatırlıyorum, tanıştım. İlk kez Suriye’ye gittiğimde ilişki kurmuştum, beni evine davet etti. 1982 yılıydı. Zengin birine benziyordu, köyleri vardı. Uyuşturucudan zenginleşmiş diye duydum. Daha sonra 90’lı yıllara doğru öldüğünü duydum. Benim bilgim dahilinde terör örgütünün uyuşturucuya bulaşması mümkün değildir. Başkaları yaptıysa onun sorumlusu ben değilim.
Müdahil avukatı: Alman yetkililerle şiddetin önlenmesi yaptığı görüşmeye Ali Homan Gazi mi aracılık etti?
Öcalan: PKK’nın şiddetine son vermesi için Alman yetkilerle Şam’da yaptığım görüşmeye bu kişinin aracılık ettiği doğrudur.
Okyay: Kani Yılmaz’ın Avrupa’da sizi önlemeye yönelik çalışması var mıydı?
Öcalan: Bu konu ilginç. Benim de kuşkum var. Beni önlemeye yönelik çalışmalardan kuşku duydum. Kani Yılmaz, Alman devlet politikasına uygun bir altyapıyı orada kurmuş. Benim Avrupa’ya gitmem bu altyapıyı bozacaktı. Bu nedenle Avrupa’ya gitmemi istemediler. Avrupa, kendi görüşlerine uygun kişilerle ilişki kurmak ister. Lummer ile görüşmeme aracılık eden de Ali Homan Gazi idi.
Müdahil Avukatı: Mediko enternasyonal kuruluşu PKK’ya bağış yaptı mı?
Öcalan: Bağış topladığını duydum. Uluslararası yardım kuruluşudur. Kürt örgütlerine de yardım toplamıştır. Bizim kamplara da faal tıbbi deestek veriyorlardı.

-GERGİNLİK-

Soruların tamamlanmasının ardından, savunma avukatlarından Kemal Bilgiç, soruşturmanın genişletilmesini istedikleri konuları sıraladı.
Bilgiç, geçtiğimiz günlerde terör örgütü PKK’nın sözde Başkanlık Konseyi’nin aldığı ve terör örgütü elebaşı Öcalan’ın ”Barış ve kardeşlik” çağrısına paralel ifadelerin bulunduğu açıklamaları okurken, bu açıklamadaki ”Büyük savaşçıların barışı da büyük olur” ifadesini kullandı.
Bilgiç, daha sonra yıllardır devam eden çatışmalarda 30 bin kişinin hayatını kaybettiğini, diğer ölenlerden de kendilerine müdahil olma yolunda dilekçe ile başvurular yapıldığını iddia etti.
Bilgiç’in bu sözlerinden sonra müdahil avukatları itirazlara başladı. Örgütün propagandasının yapıldığını belirten müdahil avukatlarından Cahit Torun, Mehdi Keskin ve Şevket Can Özbay, bu metnin okunmamasını istediler.
Bu tartışmaların uzaması üzerine Okyay, bu istemleri mahkemenin değerlendireceğini belirterek, sinirli bir şekilde ayağa kalktı ve Özbay’a ”Çıkın dışarı” diye bağırdı.

-GAZİ’NİN ÖFKESİ-

Bunun üzerine, müdahil avukatları ve müdahiller salonu terketmeye başladı. Bu sırada müdahiller, ”Ermeni bozuntusu, senin canın yanmadı, bir çocuğumu kaybettim, vatan haini, şerefsizler” diyerek tepki gösterdiler.
Gazilerden birisi de bacağındaki protezi çıkardı ve savunma avukatlarına göstererek, protesto etti. Bu sırada müdahil yakınlarından birisi de fenalık geçirdi.

Ortamı yatıştırmaya çalışan Başkan Okyay, daha sonra istemlere ilişkin ara kararı açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.
Sanık Öcalan da bu sırada cam kafesten çıkarılarak nezarete götürüldü.
Salonun içinde de sanık yakınları ile izleyiciler ve müdahiller arasında jandarma tarafından kordon oluşturuldu.
Mahkeme Heyeti verdiği ara kararda, sanık avukatlarının soruşturmanın genişletilmesine ilişkin tüm taleplerini reddederek, Cumhuriyet savcılarına esas hakkındaki mütalaalarını hazırlamaları için duruşmayı erteledi.
Duruşma 8 Haziran Salı günü saat 10.00’da yapılacak.

(Bu sayfalar Anadolu Ajansı‘nın internet sitesinden alınmıştır.)

Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi

İçeriğimize yorumda bulunmak ister misiniz?

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir

Siteden...

İlgili İçerikler