Kıymetli Evrak Hukuku Kur-Pratik Çalışması – 12.5.2009 – AÜHF

Kıymetli Evrak Hukuku Kur-Pratik Çalışması – 12.5.2009 – AÜHF

I. Kasım Kabataş, yakın arkadaşı Lütfi Libasçı’nın isteği üzerine, 5.5.2009 tarihinde, bir bono düzenleyerek Lütfi Libasçı’ya vermiştir. Bono metninde, ödeme tarihine kadar % 15 faiz işleyeceği şartı konulmuş ancak, bononun vade kısmı ve bedel hanesi, tarafların anlaşmaları doğrultusunda, boş bırakılmıştır.

HGO Bankası’ndan kredi almak isteyen Lütfi Libasçı, bononun bedel hanesini 100.000 TL olarak doldurduktan sonra, bu bonoyu bankaya, “bedeli teminattır” kaydı düşmek suretiyle, 10.5.2009 tarihinde devretmiştir.

Lütfi Libasçı’nın, 75.000 TL tutarındaki kredi taksidini zamanında ödememesi üzerine HGO Bankası, kendisine devredilmiş olan bonoyu, 5.5.2010 tarihinde ödenmek üzere Kasım Kabataş’a ibraz etmiştir.

– Aşağıdaki olasılıklara göre hukuki durumu değerlendiriniz.

a) Kasım Kabataş, senedin vadesinin gösterilmemiş olduğunu ileri sürerek ödemeden kaçınmıştır.

b) Kasım Kabataş, bononun eksik senet olarak düzenlendiğini ileri sürerek ödemeden kaçınmıştır.

c) Kasım Kabataş, HGO Bankası’nın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek ödemeden kaçınmıştır.

d) Kasım Kabataş, senedin vadesinin geçirilmiş olduğunu ileri sürerek ödemeden kaçınmıştır.

e) Kasım Kabataş, senedin şarta bağlı olarak düzenlenmiş bulunması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek ödemeden kaçınmıştır.

– Kasım Kabataş’ın senet bedelini ödememesi üzerine, HGO Bankası’nın başvurabileceği bir hukuki olanak var mıdır? Nasıl?

– Kasım Kabataş, senet bedeli ile Lütfi Libasçı’nın kredi taksidi tutarı arasındaki farkı ödemeli midir? Neden?

– Senet bedelinin ödenmemesi üzerine, HGO Bankası senedi devredebilir mi? Nasıl?

II. Aşağıdaki paragraflarda yer alan hatalı ifadeleri düzeltiniz.

a) Kambiyo senetleri, mücerret senetlerdir. Senedin düzenlenmesine neden olan asıl borç ilişkisinin, senetten anlaşılabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bu tür senetlerde nispi def’ilerin ileri sürülebilmesi de mümkün değildir.

b) Emre yazılı senetler ciro ve teslim yoluyla devredilir. Senedi bu şekilde devralan kimse, onu yine aynı şekilde bir üçüncü kişiye veya senette imzası bulunan bir senet borçlusuna devredebilir. Bu ikinci halde alacaklı ve borçlu sıfatı aynı kişide birleşmiş olacağından, borç sona erer.

c) Emre yazılı bir bononun vadesinde ödenmemesi üzerine, hamilin senetten doğan haklarını kullanabilmesi için, senedin vadesi ne şekilde tanzim edilmiş olursa olsun, vadeyi takip eden iki gün içinde ödememe protestosu çekmesi gerekir. Protestonun çekilmemesinin, hukuki sonucu, hamilin tüm senet borçlularına karşı senetten doğan haklarını kaybetmesidir.

d) Aval veren, senetteki borç dolayısıyla, lehine aval verdiği şahıstan bağımsız olarak ve diğer bütün senet borçlularıyla birlikte, müteselsilen sorumlu olur. Alacaklı, lehine aval verilene başvurmaya gerek görmeden, doğrudan doğruya avalistten ödeme talebinde bulunabilir. Avalist, senedi ödemekle lehine aval verdiği şahsın haklarını iktisap eder, yani avalistle lehine aval verdiği şahıs arasında bir halefiyet söz konusu olur. Dolayısıyla, avalist, lehine aval verdiği şahsa ait olan, nispi def’ileri de, kendisinden ödeme talebinde bulunan alacaklıya karşı dermeyan edebilir.

e) Bir çekin keşide edilebilmesi için, muhatabın elinde keşidecinin emrine tahsis edilmiş bir karşılık bulunması ve keşidecinin bu karşılık üzerinde çek keşide etmek suretiyle tasarruf hakkını haiz bulunacağına dair muhatapla keşideci arasında açık veya zımni bir anlaşma mevcut olması şarttır.

f) Çek defterinin her yaprağına, çek hesabının bulunduğu şubenin adı, hesap numarası ve hesap sahibinin vergi kimlik numarası yazılır; ancak hesap sahibinin vergi kimlik numarası hariç olmak üzere bunların yazılmamış olması, çekin geçerliğini etkilemez.

g) Keşideci (K) tarafından, hamiline yazılı olarak İzmir’de ve iş merkezi İstanbul’da bulunan HGO Bankası üzerine çekilen çek, arka yüzünde (H1)’e ait imza da bulunduğu halde, keşide tarihinden 15 gün sonra hamili (H2) tarafından, ödenmek üzere muhatap bankanın İzmir şubesine ibraz edilmiş, ancak (K)’nin bankaya verdiği açık talimat üzerine ödenmemiştir. Banka memurunun, çek üzerine protesto yerine geçen beyanı yazmaya yanaşmaması halinde, hamil müracaat hakkını kullanamayacağından, hamilin önündeki tek imkan, ibraz tarihini takip eden on beş gün içinde (K)’nın düzeltme hakkını kullanmaması üzerine, şikayet yolu ile karşılıksız çek çekilmesine ilişkin olarak tanınan haklarını kullanmaktır.

Prof. Dr. Sabih Arkan

Daha Fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir