Medeni Hukuk Pratik – Kur Çalışması – 2009

2009-2010 Yılı Medeni Hukuk Pratik Çalışması

SORU I.
(A). İşe geciktiği için, içinde para cüzdanı, gözlüğü, değerli antika bir kitabı bulunan evrak çantasını, telaşla otobüste unutarak işyeri önündeki durakta iner. Otobüste (A)’nın yanında oturmakta olan (B), (A)’nın oturduğu yerde unuttuğu çantayı alarak bir sonraki durakta iner ve çantayı açarak; içindeki para cüzdanını alır. Çantayı ise içinde geri kalanlarla birlikte sokaktaki çöp bidonuna atar.
Çöp bidonunu dökmekte olan (C), çantayı görerek alır. Gözlüğün çerçevesine yeni cam taktırarak, kendisi kullanmaya başlar. Çantayı ise kardeşi (K)’ya hediye eden (C), kitabı da eski kitap alım satımıyla uğraşan (D)’ye götürür. Bu kitabın yeryüzünde birkaç kişide bulunduğunu ve 1.000 TL ettiğini bilen (D); (C)’yi kandırarak aslında değerinin 10 TL olduğunu; fakat 20 TL.ye satın almaya hazır olduğunu söyler. (C)’de razı olarak kitabı ona satarak teslim eder.
Antika kitap koleksiyonu yapan ve bu işten iyi anlayan , (E), (C) tarafından satılan kitabı, (D)’nin dükkanında görür. İncelemek için eline aldığında, kitabın iç kapağında, özel bir kitaplığa bulunan ve şahsen tanıdığı (A)’nın adının yazılı olduğunu görür. Bu kitaba mutlaka sahip olmak isteyen (E), pazarlık ederek kitabı 800 TL.ye satın alır. Kitabını (E)’de gören (A), geri vermesini söylediğinde; (E), kendisine 800 TL. ödemedikçe, kitabı geri vermeyeceğini söyler.
(B), para cüzdanı içinde bulduğu 100 TL.’nin 60 TL.si ile kendisine butiği olan (F)’den bir takım elbise alır.
1. Bu olay Medeni Hukukun hangi temel ilkesiyle ilgilidir?
2. (A), çantasını (K)’dan geri isteyebilir mi?
3. (A), gözlüğünü (C)’den geri isteyebilir mi?
4. (C)’nin antika kitabı satıp teslim ettiği kitapçı (D), antika kitabın mülkiyetini kazanmış mıdır?
5. (A), (E)’nin talebine uyarak 800 TL.yi geri vermek zorunda mıdır?
6. (F), elbise karşılığı ödenen 60 TL.nin maliki olmuş mudur?
SORU II:
Uzun bir yolculuğa çıkmak isteyen (T), sahibi bulunduğu ticarethaneye gelmiş ve hareketli bir gün geçirmiştir. Sabah gelen müşteri (A)’ya bir buzdolabı satmış ve malın bir hafta sonra evine teslim edeceğini kendisine bildirmiştir. Bu esnada daha önce satın aldığı radyoyu teslim almaya gelen (B)’ye de radyoyu teslim etmiştir.
Uçak yolculuğunun tehlikelerini düşünen (T), bir vasiyet name hazırlamış, ayrıca kendisinden uzun süredir yardım isteyen kardeşi (F)’ye 2.000 TL. vermiştir. Akşam üstüne doğru işlerini bitiren (T), tapu dairesine giderek, sahibi olduğu arsayı, (H) adında birisine satmış ve devretmiştir.
1. (T) ile (A) arasında buzdolabı hakkında yapılan işlem, ne çeşit bir hukuki işlemdir?
2. (T)’nin önceden sattığı radyoyu (B)’ye teslim etmesini nasıl nitelendirirsiniz?
3. (T)’nin vasiyetname tanzim etmesi nasıl bir işlemdir? Kardeşine 2.000 TL. vermesi ile bunun arasında fark var mırdır?
4. (T)’nin arasını (H)’ye satması nasıl bir işlem teşkil eder? Bu işlemin (H)’ye kazandırdığı hak nedir?(T)’nin bu iş için tapuya gitmesinin nedeni nedir?
SORU III:
Çok zengin, fakat akıl hastası olan (A), nişanlısı (B)’ye, evlendikleri gün hediye etmek üzere kuyumcu (K)’dan 500 TL, ye bir bilezik satın almıştır. Ancak evlenmelerinden sonra verdiği bileziği (B)’nin beğenmemesi üzerine kuyumcu (K)’ya giderek akıl hastası olması yüzünden aralarındaki satış sözleşmesinin geçerli olmadığını, bu nedenle bileziği verip parasını geri almak istediğini söylemiştir. (K)’nın bu öneriyi kabul etmemesi üzerine de sinirlenerek dükkanının büyük bir bölümünü ele geçirdiği sopa ile tahrip etmiştir.
1.(A) ile (K)arasındaki sözleşme geçerli midir? (A)’nın vasisinin sözleşmeye onay vermesi hukuki durumda bir değişiklik meydana getirir mi?
2.(A)’nın akıl hastası değil de, israf nedeniyle kısıtlama altına alınmış olsaydı, çözümde bir değişiklik olur muydu?
3. (A)’nın sözleşmenin geçersizliği iddiasını ileri sürmesi yerinde midir?
4. (A)’nın (K)’nın dükkanını tahrip etmesi olayını hukuken değerlendiriniz. (K), (A)’yı dükkanını tahrip etmesinden dolayı sorumlu tutabilir mi?
Soru IV
Ahmet çok önemli bir kamu görevinin başındadır. Hafta sonu tatilini geçirmek üzere Bolu ‘ya gider. Dönüşünde, havanın sisli olması nedeniyle, Ankara’dan İstanbul’a gitmekte olan Hülyanın otomobiline çarpar. Hülya, müzik ve sinema dünyasının istikbal vaad eden sanatçıları arasındadır.
Dedikodu haberleriyle ün salmış bir gazete, sansasyon yaratmak amacıyla, ”kamu görevlisi Ahmet’in, Hülya ile birlikte geçirdiği hafta sonu tatili dönüşünde trafik kazası geçirdiğini” büyük puntolarla kamuoyuna duyurur. Gazetenin haberi üzerine Ahmet derhal o ana kadar yürütmekte olduğu kamu görevinden uzaklaştırılır ve ayrıca hakkında soruşturma açılır.
Ahmet bu olayda büyük üzüntüye uğrar. Buna karşılık, böylece reklamının yapıldığını düşünen Hülya fazla üzülmez.
1. Ahmet dedikodu gazetesi aleyhine dava açabilir mi? Niçin? Açabilirse bunlar hangi davalardır?
2. Hülya dedikodu gazetesi aleyhine dava açabilir mi? Niçin?
SORU V:
Tüzel kişilerin kurulmasına ilişkin sistemleri sayınız ve açıklayınız.
CEVAPLAR
Soru I
1)Bu olay Medeni Hukuk’un iyi niyet ilkesiyle ilgilidir. Burada konu olan subjektif iyi niyettir. MK m. 3’te düzenlenmiştir. Burada bir bilmeme ve bilse dahi gerekli özeni göstermeme söz konusudur.
2) (A)’nın çantası elinden iradesi dışında çıkmıştır. MK m. 989/I’e göre taşınanı çalınan, kaybolan veya iradesi dışında başka bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı 5 yıl içinde taşınır davası açabilir. Bu iyi niyetin varlığındaki süredir. Bu yollarla taşınır elde eden kimse kötü niyetli ise, önceki zilyet kötü niyetle zilyet olmuş kimseye karşı her zaman taşınır davası açabilir.
Bu olayda (K)’nın iyi niyetli olduğu görülüyor. Dolayısıyla (K) iyi niyetli olduğundan malın maliki olur, eğer önceki zilyet 5 yıl içinde dava açmazsa sonuç olarak (A)’nın çantasını (K)’dan 5 yıl içinde açabileceği davayla alabilir.
3) (A)’nın çantası iradesi dışında elinden çıktığından gözlüğü de iradesi dışında elinden çıkmıştır. Çanta eski püskü bir çanta olsaydı terk yoluyla sahibinden çıktığı anlaşılabilirdi.
Ama çantanın içinde gözlük, ve cüzdan vs. var. Bu durum bulan kişinin şüphesini uyandırmalıydı. Ama (C) hiçbir araştırma yapmadan gözlüğü kullanmaya başlamıştır.
Bu, (C)’nin olayda kötü niyetli olduğunu gösterir. Dolayısıyla (A) her zaman taşınır davası açarak gözlüğünü geri isteyebilir.
4) Kazanmamıştır. (D) antika kitaptan anlayan bir kimsedir. Kitabı satmaya çalışan (C)’den şüphelenmeliydi. Kitabın asıl sahibini araştırmalıydı. Ama araştırmadı. Dolayısıyla (D) kötü niyetlidir. Her zaman taşınır davası açılarak önceki malik mülkiyeti kazanabilir.
5) (E), (D)’de gördüğü kitabın iç kapağında yazan kişiyi şahsen tanıdığı halde hiçbir araştırma yapmaksızın kitabı satın almıştır. (E) kötü niyetlidir. (A), (E)’nin talep ettiği 800 TL’yi vermek zorunda değildir. Ama (E), (D)’den 800 TL’sini talep edebilir.
6) MK m 990’a göre irade dışı bile olsa elden çıkan para ve hamile yazılı senetleri iyi niyetle elde eden kimse kazanma anında malik olur. Bu nedenle (F) malik olmuştur.
SORU II.
1) İki taraflı bir hukuki işlemdir. Bir satış sözleşmesidir. Borçlandırıcı kazandırıcı bir işlemdir. İki tarafa da borç yükleyip alacak kazandıran bir hukuki işlemdir.
2) Bu bir tasarruf işlemidir. Taahhüt işlemiyle borçlanan (T), radyoyu (B)’ye teslim etmesiyle tasarruf işlemi gerçekleştirmiş olur.
3) (T)’nin vasiyetname tanzim etmesi tek taraflı borçlandırıcı bir işlemdir. Zaman bakımından ise ölüme bağlı bir hukuki işlemdir.(T)’nin kardeşine 2000 TL vermesi borç mahiyetindeyse ödünç sözleşmesi; bağış mahiyetindeyse hibe sözleşmesi anlamına gelir. Her iki durumda da bir sözleşme vardır. Yani her iki tarafın da irade beyanın da bulunması şarttır. Ayrıca zaman bakımından sağlar arası hukuki işlemdir.
4) Burada bir taşınmaz sözleşmesi var. İki tarafın da irade beyanı söz konusu.
Taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı devri için tapu dairesine gidilmek zorundadır.
Çünkü bu şekle bağlı bir işlemdir.
SORU III.
1) (A) akıl hastası olduğundan tam ehliyetsizdir. Tam ehliyetsizlerin yaptıkları işlemler baştan itibaren geçersizdir. Dolayısıyla (A) ile (K) arasındaki sözleşme baştan itibaren geçersizdir. (A)’nın vasisinin sözleşmeye onay vermesi hukuki durumda bir değişiklik yaratmaz.
2) (A) Akıl hastası değil de israf nedeniyle kısıtlama altına alınmış olsaydı tam ehliyetsiz değil sınırlı ehliyetsiz olurdu. Sınırlı ehliyetsizlerin yaptıkları işlemler yasal temsilcilerinin (bu olay için vasinin) izin ya da icazet vermesiyle baştan itibaren geçerli olur.
3) Burada hakkın kötüye kullanma müessesesi vardır. (A) işine geldiği gibi davranmıştır. Dolayısıyla böyle bir iddia ileri sürülemez. Sözleşme geçerli bir sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurur.
4) Kural olarak tüm ehliyetsizlerin haksız fiil ehliyetleri yoktur. Ancak BK m 54 çerçevesinde hakkaniyet sorumluluğu gereğince (A), hakimin taktir yetkisini kullanmasıyla yüklediği zarardan sorumludur.
SORU IV.
1) Açabilir. Çünkü yapılan haber gerçeğe aykırıdır ve Ahmet’in şeref ve haysiyeti zedelenmiştir. Ayrıca bu haber yüzünden Ahmet işinden kovulmuş ve bu nedenle maddi zarara da uğramıştır.
Bu açıdan zararını tazmin etmek için maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bunun dışında kişilik hakkına tecavüzün tespiti için tespit davası açabilir. Haberin seri halinde bölüm bölüm yayımlanması durumunda durdurma davası da açabilecek davalar arasındadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir